Yazar Hakkında

Metin Aydoğan
Metin Aydoğan

Metin Aydoğan, 1945'de Afyon'da doğdu. İlk ve Orta öğrenimini İzmir'de, yüksek öğrenimini Trabzon'da tamamladı. 1969'da Karadeniz Teknik Üniversitesi, Mimarlık Fakültesini bitirdi. Yüksek öğrenimi dışında tüm yaşamını İzmir'de geçirdi. Örgütlü toplum olmayı uygarlık koşulu sayan anlayışla, değişik mesleki ve demokratik örgütlere üye oldu, yöneticilik yaptı. Çok sayıda yazı ve araştırma yayınladı, sayısız panel, konferans ve kongreye katıldı. Sürekli ve üretken bir eylemlilik içinde olan Metin Aydoğan, yaşamı boyunca yazdı, yaptı ve anlattı. Evli ve iki çocuk babasıdır.

Metin Aydoğan
… Her toplum; yapısına, gelişim düzeyine ve geleneklerine uyum gösteren bir siyasi yapılanma içinde olmak zorundadır. Nesnellikten uzak kişisel istekler, gerçeklerden kopuk zorlamalar ya da başka toplumlara özenmeler, başarı şansı olmayan girişimlerdir. Siyasetle uğraşanların yapması gereken, iyi olacağına inandığı kişisel yargılarını topluma kabul ettirmeğe çalışmak değil, toplumun gelişme isteklerini saptayıp, bu istekleri bütünlüğü olan...
Metin Aydoğan
Osmanlı Devleti’nin 1920 yılında imzaladığı Sevr; Türklere Orta Anadolu’da 120 bin kilometrekarelik bir bölgeyi bırakıyordu. Bugün, yabancılar Orta Anadolu dahil Türkiye’nin her yerini kullanabiliyor. Toprak satın alıyor; madenlere, akarsulara ve limanlara sahip olabiliyorlar. Sevr’de oluşturulan ve Türkiye’nin maliyesini düzenleyen ‘Mali Komisyon’un işlevini; bugün, küresel finans oligarşisi yerine getiriyor. Sevr’de, ‘Garanti Sistemi’ adıyla uygulanan mali...
Metin Aydoğan
5 Haziran Dünya Çevre günüdür. Çevre günü kutlamalarına bir hafta kala, ABD’nin yeni başkanı Trump, geçen Aralık ayında, kendi ülkesi dahil 175 ülkenin imzaladığı, karbon gazı salınımını azaltmayı öngören “Paris İklim Anlaşması”ndan çekildiğini açıkladı. Bu çekilme, uluslararası şirketlerin doğanın dengesini bozmaya devam edeceğinin yani çevre konusundaki büyük devlet sorumsuzluğunun süreceğinin göstergesidir. Çevre sorunu, doğal...
Metin Aydoğan
… Eski Türklerde yönetim biçimine yön veren töre; gereksinimlere yanıt veren yeniliğe açık geleneklerdi. Töre, halk toplantılarında kabul edilen yasaların genel toplamıydı. Önemi yaşamsaldı. “Ülke’den geçilir, töreden geçilmez” atasözü, töreye verilen önemi ve ülkenin ancak töreyle var olabileceğini gösteren bir özdeyiştir… Töreyi güncelleştiren ve onun uygulama koşullarını belirleyen buyruklar, halkın katıldığı toplantılarda kabul edilirdi....
Metin Aydoğan
… Eski Türkler’in kurduğu ordularda, asker sayısının genel nüfusa oranı, başka hiçbir kavim ya da millette görülemeyecek denli yüksektir. Ordunun temel gücünü doğal olarak genç nüfus oluşturur; ancak gerektiğinde yaşlılar, kadınlar ve hatta çocuklar da savaşa katılırlar. Her yaştan insan, savaşta ölmeyi hastalıktan ölmeye yeğler; savaşmayı, ülkeyi ve kavmi korumanın kendilerine yüklediği bir görev...
Metin Aydoğan
3 Mart 1924’te çıkarılan 430 sayılı yasayla, eğitimde Öğretim Birliği (tevhid-i tedrisat) ilkesi kabul edildi. Aynı gün çıkarılan 431 sayılı yasayla Hilafet, 429 sayılı yasayla da Şer’iye ve Evkaf Nezareti ortadan kaldırıldı. Hilafeti ve Şeriye Nezareti’ni de kapsayan üçlü uygulama nedensiz değildi. Eğitim, o güne değin din ağırlıklı olduğu için, Hilafet Makamı’nın ilgi alanına...
Metin Aydoğan
… Çıkar için siyaset yapmanın sınırı bugün, yabancılarla bütünleşerek ulusal kaynakları dışarıya aktarmaya dek genişlemiştir. Devleti ve toplumsal yaşamı dolaysız ilgilendiren hemen tüm kilit noktalar, yabacılar ve işbirlikçilerince ele geçirilmiştir. Günümüzde, birbirini bütünleyen ikili bir süreç yaşanmaktadır. Yabancılar, çıkarlarını koruyacak sözdinler siyasetçiler bulup bunları yönetime taşırken; yönetime gelenler, yabancıların isteklerini eksiksiz yerine getirmektedir… Dış...
Metin Aydoğan
Cumhuriyet Halk Fırkası programı, amaç ve anlayış olarak toplumu tanımaya ve köklü bir tarih bilincine dayanıyordu. Yalnızca bir parti programı değil, bir ulusun geleceğini belirleyen, tümüyle milli bir uzlaşma belgesiydi. Tarihten alınan derslere ve ülke gerçeklerine dayanıyor, yenileşme önündeki tüm engelleri gidermeyi amaçlıyordu. Birbirini tamamlayan iyi düşünülmüş sekiz bölümden oluşuyor ve ulusun tümünü temsil...
Metin Aydoğan
Adnan Menderes hükümeti, 5 Mart 1959’da, ABD’ye Türkiye’ye silahlı müdahale hakkı veren bir anlaşma imzaladı. Anlaşma, “Türkiye, doğrudan ya da dolaylı olarak; tecavüz, sızma, yıkıcı faaliyet ya da sivil saldırıya uğraması durumunda “ABD’ye askeri müdahale hakkı tanıyordu.  “Tecavüz, sızma, yıkıcı faaliyet, sivil saldırı” gibi kavramların ne anlama geldiğini ve hangi durumda oluşacağını Amerikalı yetkililer...
Metin Aydoğan
… Tarihi incelerken yapılabilecek en büyük yanlışlık, güncel siyasetin önceliklerinden etkilenerek nesnellikten uzaklaşmak ve geçmişi yaşanan çağın değerleriyle yargılamaktır. Tarih, bulunmayı ve çözülmeyi bekleyen bir bilinmezler yumağı ise, bu yumağın çözümü için girişilecek zorlu uğraşta yeri olmaması gereken tek şey; siyasi eğilimlere, duyguya ve isteme bağlı kalarak davranmaktır. Ancak, en çok yapılan yanlışlık da,...