Yazar Hakkında

Metin Aydoğan
Metin Aydoğan

Metin Aydoğan
Bolşeviklerin yönetimi ele geçirip Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’ni kurmasıyla birlikte, toplumsal yaşamın her alanında köklü dönüşümlere girişildi. 1927-1937 arasındaki on yıl, politik baskının yanında dev boyutlu gelişmelerin yaşandığı bir dönem oldu. Bu evrede üç temel kalkınma girişimi yapıldı; ortaklaşacı (kolektif) çiftliklerin kurulması, sanayileşme atılımı ve eğitimde devrim… Gelişmiş kapitalist ülkeler 1929 dünya bunalımının ekonomik...
Metin Aydoğan
Rus Devrimi, 13 Şubat 1917 günü, Petrograd’ta, açlık çeken ve eksi yirmibeş derecede ekmek kuyruklarında bekleşen kadınların fırınlara saldırmasıyla başladı. Devrim, Miladi Takvim’le 7 Kasım, Julyen Takvimi’yle 25 Ekim 1917’de, yeni bir aşamaya geldi. Bolşevikler yönetime elkoydu ve Sosyalizmin kurulacağı açıklandı. Günün özgün koşullarının ve iyi örgütlenmiş bir parti yetkesinin yarattığı yeni devletin, sosyalizmi...
Metin Aydoğan
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2000 yılında Ankara’da düzenlediği, “AB’ne Giriş Sürecinde Din–Siyaset İlişkileri Şurası” toplantısında konuşan Hollanda Leiden Üniversitesi Profesörü Alexander de Groot, şunları söyledi: “Atatürk dürüst bir devlet adamı bir Türktü. O da süper bir tanzimatçıydı; tek başına tanzimatçı odur. Yaptığı rehberlikte tanzimatçılık yolunu izlemiştir. Türkiye’nin trajik kaderi tanzimatçılıktır, başka bir çıkışı yoktur. Çıkış...
Metin Aydoğan
1 Kasım 1928’de kabul edilen yasayla, Arap harflerine dayanan Osmanlı alfabesine son verildi ve Türkçe’ye uyumlu Latin harflerine geçildi. Arap harfleriyle okuyup yazmak, Türk insanı için aşılması güç bir engel durumundaydı. Karmaşık bir yapıya sahip Arapçada, harfler sözcüklerin başına, ortasına ya da sonuna geldiğinde ayrı seslerle okunuyordu. Bu durum, okuma yazma yaşına gelmiş Türk...
Metin Aydoğan
Birinci Dünya Savaşı 28 Temmuz 1914’de başladı. Osmanlı İmparatorluğu, savaş sürerken ve hiçbir neden yokken 30 Ekim 1914’te bu emperyalist savaşa katıldı. Bir gün önce, 29 Ekim 1914 günü herhangi bir bildirimde bulunmadan Rus limanlarını bombalamıştı. Osmanlı İmparatorluğu’nun Dünya Savaşı’na katılması anlamına gelen bu eylem, önceden hazırlanmış bir tasarımdı ve çok dar bir kadro...
Metin Aydoğan
1923 yılında Türkiye’de; Cumhuriyetin tarihsel evrimini, evrensel boyutunu ve gerçek niteliğini kavramış, aydın kesim yok gibiydi. O güne dek, Türkiye’de, cumhuriyetçilik adına, bir düşünce akımı gelişmemiş, herhangi bir örgütlü eylem gerçekleştirilmemişti… Mustafa Kemal, zaferden sonraki bir yıllık yoğun çalışmasıyla, Türkiye’yi, düşündüğü yenileşme yoluna sokmuştu. 11 ay içinde; saltanat kaldırılmış, hilafet varlığına izin verilen edilgen...
Metin Aydoğan
Karasuları, Hava Sahası, Kıta Sahanlığı, ada işgalleri ve Yunan Adalarının Silahlandırılması’ndan oluşan Ege ‘sorunu’, özgünlüğü olan bir konular bütünüdür. Yunanistan, arkasına aldığı uluslararası desteğe dayanarak; Ege konusunu dilediği gibi yorumluyor, kararlar alıyor ve aldığı kararları uyguluyor. Yunanistan Hükümet Sözcüsü Dimitris Giannakopoulos, ‘Yunanistan, karasularını 12 mile çıkarmıştır. Ulusal hakkımızı kimseyle müzakere etmeyeceğiz’ diyor. Yunanistan, Türkiye’deki...
Metin Aydoğan
TEKEL, tümünü kimsenin alamayacağı kadar büyük olduğu için parçalara ayrılarak satıldı. İlk satış alkollü içkiler bölümünde oldu. 16 alkollü içki işletmesi, stokları ve tüm varlıklarıyla 2004 yılında 292 milyon dolara satıldı. Satış bedeli çok düşüktü. Alıcı firma, şirketi 2 yıl sonra yüzde 270 karla 810 milyon dolara sattı. Yeni alıcı, Texsas Pasific Group adlı...
Metin Aydoğan
Atatürk, 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk’u, günde altı saat okuyarak altı günde bitirdi. Yazmaya başlamadan önce; dokuz ay boyunca bilgilerini yeniledi, belge topladı ve mücadele arkadaşlarıyla sıkça bir araya geldi. Düşüncelerini yazıya dökerken, yakın çevresinin görüş ve değerlendirmelerini aldı. Anımsıyamadığı ayrıntılar için, olayları birlikte yaşadığı insanları bulduruyor, onların görüş ve değerlendirmelerini...
Metin Aydoğan
13 Ekim 1923 günü, İsmet Paşa imzasıyla Meclis’e bir maddelik yasa önerisi verildi. Uzun tartışmalardan sonra kabul edilen öneride; ‘Türkiye Devleti’nin yönetim merkezi Ankara şehridir’ diyordu. Ankara’nın başkent yapılması, basit bir kent seçimi değil, tarihsel boyutu olan önemli bir siyasi yönelişti. Kurtuluşun merkezi Ankara’nın, gücünü koruyup geliştirmesi için, Anadolu’yu yüzyıllar boyu sömüren ve bu...