TÜRKİYE-İSRAİL ANLAŞMASI

yonetici
AKP Hükümeti, 27 Haziran 2016’da İsrail’le Roma’da bir anlaşma imzaladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu sevincini gizlemeye çalışarak, anlaşmanın İsrail ekonomisine muazzam etkileri olacağını’ söyledi. Doğu Akdeniz’de çıkardığı doğal gazdan İsrail gazı diye söz etti ve “Türkiye anlaşmasıyla ekonomimiz yükselen bir ivme kazanacak” dedi.1 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sürekli dile getirdiği İsrail karşıtlığını bıraktı ve “Anlaşmanın Türkiye, İsrail ve Filistin için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Ekonomik ilişkiler çok farklı bir şekilde gelişmeye başlayacaktır. Sayın Obama başta olmak üzere herkese teşekkür ediyorum”; “İsrail’le Türkiye’nin birbirine ihtiyacı var” dedi.2

Söylemler

Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-İsrail Anlaşmasından sonra; “Ekonomik ilişkiler çok farklı bir şekilde gelişmeye başlayacaktır… İsrail’le Türkiye’nin birbirine ihtiyacı var” derken3 AKP Sözcüsü Ömer Çelik, 2015 Aralığı’nda; “İsrail Devleti ve halkı bizim dostumuzdur” diyordu.4

İsrail’in, “PKK’ya seri numaraları silinmiş silah verdiği”5, Kuzey Irak’ta Kürtlere komando kamplarında eğittiği istihbarat raporlarına girmişken, New Yorker dergisinden Pulitzer ödüllü ünlü gazeteci Seymour M.Hersh, kampları ve İsrail’in bölgedeki çalışmalarını belgeleriyle birlikte yayınlamışken6 şimdi bu açıklamalar yapılıyordu.

Oysa, İsrail kamplarda adam eğitip PKK-PYD’yi büyütüyordu. Ortadoğu’da her taşın altından MOSSAD çıkıyor, Türkiye’ye zarar veren hemen tüm olaylarda onun etkisi bulunuyordu… Anlaşmada, bunlara yönelik bir şey söylenmemiş; yalnızca ‘Mavi Marmara’ için para ve özür ile Türkiye’ye hiçbir kazanç sağlamayan Gazze ablukasının kaldırılması istenmişti. Yapılan anlaşmada, yıllarca ileri sürülen ve yerine getirilmesi kolay bu istekler bile kabul edilmemişti.

İsrail’in ‘Mavi Marmara’ için tazminat ödeyeceğine dair bir ifade anlaşmada yer almıyor; özür dilenmiyor, Türkiye’ye resmen tazminat ödemek yerine, bir Türk vakfına yardım yapmakla yetiniliyordu. ABD Başkanı Obama’nın 2013’te İsrail ziyaretinde Netanyahu’nun Erdoğan’dan telefonda özür dilemesi yeterli sayılıyor, Gazze ablukasının kaldırılması koşulundan vazgeçiliyordu. Üstelik Gazze’ye yapılacak yardımı İsrail denetimine bağlayarak, İsrail’in ablukası tanınmış oluyordu.7

Filistin Özerk Yönetim’i, anlaşmaya doğal olarak tepki gösterdi. Üçüncü Yol Partisi’nden Hanan Aşravi anlaşmanın Filistinlilerin çıkarına olmadığını açıkladı ve “anlaşma aslında sadece iki ülkenin çıkarlarıyla ilgili ve büyük ölçüde Filistin’in meşruiyetinin altını oyuyor” dedi.8

Doğalgaz

Basra Körfezi ve Doğu Akdeniz’de bulunan zengin doğalgaz kaynakları, son on yılda, Ortadoğu’da yoğunlaşan çatışma ya da birleşmelerin merkezinde bulunuyor. Basra’daki doğal gazdan Katar ve İran yararlanıyordu. Doğu Akdeniz’deki doğalgazın ise, burada İsrail’den başka kıyısı bulunan; Mısır, Lübnan, Güney Kıbrıs Rum Kesimi, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Türkiye’nin yararlanması gerekiyordu.

Doğu Akdeniz’de kıyısı olan her ülke 12 mil karasu alanına sahip. Ayrıca, 188 mil Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) (bir devletin deniz kaynaklarının araştırılması ve kullanılmasında özel haklara sahip olduğu deniz bölgesi) ilan edip yeraltı kaynağı arayabiliyor. Bu büyük zenginlik, etkili bir politikası olmayan Türkiye dışında herkesin iştahını kabartıyor.9

Türkiye; yaptığı anlaşmayla, İsrail’in “muazzam boyutlu varsıllığa kavuşmasına” aracılık ediyor. Bunu yapmakla, Erdoğan’ın tanımıyla “Terörist bir Devleti”, bilerek ve isteyerek zenginleştirmiş oluyor. Erdoğan’ın söylemleri, tarihlerine göre sıralanırsa ortaya şöyle bir tablo çıkıyor; 2014’te Nazi suçlaması, 2015 ve 2016’da “ihtiyaç duyulan dostluk”, 2017’de, ‘terörist devlet’… Sözlerdeki gidiş gelişler, açıklamalardaki sertliği kaçınılmaz olarak etkisiz kılıyor, önemini yitirtiyor.

“Dostane Düşmanlık”

İsrail’li yetkililer söylenenlere karşı, önemsemez açıklamalar yaptılar. Eğitim Bakanı Naftali Benett; “her zaman eleştirecek birileri olur. Birleşik bir Kudüs’e sahip olmak Erdoğan’ın sevgisine sahip olmaktan daha iyi” dedi.10

İstihbarat Bakanı Yisrael Kata, dostane düşmanlık” diye ilginç bir tanım kullandı ve şöyle dedi; “Erdoğan’la ilişkilerimizi dostane düşmanlık diye tanımlayabiliriz. O bize hücum ediyor, biz de yanıt veriyoruz. Ama bunlar Türkiye’nin ihracatının yüzde 25’ini Hayfa Limanı’ndan Körfeze yollamasına engel olmuyor”.11

AKP’nin yönetime geldiği 2002 ile 2017 arasındaki 15 yılda, Türkiye’nin İsrail’le yaptığı dış ticaret % 400 arttı. Mavi Marmara Olayı bile artışın hızını kesmedi.12

Temmuz 2017’de Türkiye’ye gelen İsrail Enerji, Altyapı ve Su Kaynakları Bakanı Yuval Steinitz, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile doğalgaz boru hattı projesi konusunda ‘üç tur görüşme’ gerçekleştirdiklerini açıkladılar. “Görüşmeleri hızlandırmaya ve yıl sonundan önce boru hattının inşa edilmesini sağlayacak çatı anlaşmayı tamamlamaya karar verdik” dediler.13

Hakların Savunulması!

İsrail, boru hattını Anadolu’dan geçirerek, Avrupa’ya gaz götürmenin ucuz yolunu bulurken, Türkiye’ye yalnızca geçiş komisyonuna razı olmak kalıyor. İsrail; Türkiye’yi hakkı olan Doğu Akdeniz gazından uzak tutmanın peşinde. AKP iktidarının Batı’ya bağlanmışlığı ve çapsızlığı nedeniyle, İsrail amacına ulaşmış gözüküyor.

İsrail’in uygulamak istediği Münhasır Ekonomik Bölge alanı Türkiye’nin alanına tecavüzü içeriyor. Doğu Akdeniz’de kıyı şeridi en uzun ülke Türkiye’dir ve 200 mil MEB alanı vardır. Bölgedeki doğalgaz tartışmalarının, uluslararası deniz hukukuna bağlı kalarak ve Türkiye’nin onayı alınmadan; devletler düzeyinde bir anlaşmaya dönüştürülmesi mümkün değil.14

İsrail, Güney Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunanistan’la birlikte, Türkiye’yi dışarda bırakıp kaynaklara el koymaya çalışıyor. İsrail Enerji Bakanı Yuval Steinitz, ülkesinin doğalgazı hem Türkiye hem de Yunanistan üzerinden Avrupa’ya ihraç etmek istediğini belirtiyor ve “ancak Türkiye’ye boru hattı inşa etmek Kıbrıs ve Yunanistan’a inşa etmekten çok daha ucuz” diyor.15

AKP sözcülerinin, isteklerin yerine getirildiğini söyleyerek başarıymış gibi gösterdikleri İsrail uzlaşması, kurtlar sofrasında gerilim ve çatışmaların olanca hızıyla sürdüğü bir ortamda yapıldı. Bu uzlaşmanın yapılacağı, Mavi Marmara’ya saldırıldığı günden beri belliydi. Ekonomik ilişkiler kesilmemiş; özür, para talebi, Gazze ambargosu gibi göstermelik istemlerle halk oyalanmıştı. AKP’nin; ABD’nin, bağlı olarak İsrail’in politikalarına aykırı davranması mümkün değildir. Anlaşma için, İsrail’in, doğalgazı bulması beklenmiş, bulunan gazın pazarlanması aşamasına gelindiğinde anlaşma yapılmıştır.

DİPNOTLAR

1       “İsrail-Türkiye Anlaşmasında Enerji Ne Kadar Rol Oynadı?”  www.bbc.com
2       “Erdoğan’dan Rusya ve İsrail açıklaması” https://www.bbc.com/turkce/haberler/2016/06/160627_erdogan_rusya_israil
3       www.nediyor. com.
4       “Çelik: İsrail Devleti ve Halkı Türkiye’nin Dostudur”  www.aljazeera.com.tr
5       “PKK’ya Yardım Eden Ülkeler; Kimi Silah Vererek Kimi de Eğiterek” haber365com.tr.
6       “İsrail’de PKK Kampları” bpakman.wordpress.com
7       www.cumhuriyet.com.tr
8       “Türkiye-İsrail Anlaşması: Ramallah Tepkili, Hamas Teşekkür Ediyor”, www.bbc.com
9       “Mesele Mısır ve Suriye Değil; Doğu Akdeniz” Dr.Nejat Tarakçı  www.pau.edu.tr
10     “Erdoğan’ın Kudüs Açıklaması İşgalci İsrail’i Rahatsız Etti!” www.haksozhaber.com
11     https://m.facebook.com/BanuAVAR/
12     “Erdoğan’ın ‘İşgal devleti’ dediği İsrail ile işler yolunda”, www.evrensel.net
13     agg.
14     “Doğu Akdeniz’de Doğalgaz Planı” www.hurriyet.com.tr
15     “Doğu Akdeniz’de Doğalgaz Planı” www.hurriyet.com.tr

yonetici
yonetici

Yorum Yapabilirsiniz

17 − twelve =