SURİYELİLER

yonetici
Suriyeli sığınmacılardan tek başına olan 18-59 yaş arasındaki bütün kadınlar, 60 yaş üstü bütün kadın ve erkekler, 18 yaşın altında çocuğu olan tüm anneler ya da babalar, Sosyal Uyum Yardımı (SUY) alıyor. Sığınmacılar, devlete kendilerini bu sınırlar içinde göstermeye çalışıyor. Türk öğrencilere, geri ödeme koşuluyla aylık 450 YTL kredi verilirken, Suriyeli öğrencilere geri ödemesiz aylık 1200 YTL burs veriliyor. Türk üniversitelerinde 25 bin Suriyeli öğrenci okuyor. Suriyelilere 300’er lira bayram harçlığı veriliyor. Bunlar, parayı aldıktan sonra ülkeleri Suriye’ye gidiyor, geri dönerken akrabalarını da getiriyor. Her gün 300 Suriyeli çocuk doğuyor. Türkiye’deki Suriyeli sayısının 10 yıl içinde 1,4 milyon kişi artacağı öngörülüyor. Türkiye’nin Suriyeliler için harcadığı para, 40 milyar doları buluyor.

Yurttaşlık

Recep Tayyip Erdoğan, 3 Temmuz 2016 günü Kilis’te yaptığı konuşmada, Suriyeliler için kardeşlerim tanımını kullandı ve “Kardeşlerimizin içerisinde inanıyorum ki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olmak isteyenler var. Bakanlığımız oluşturduğu bir ofisle takip etmek suretiyle bu kardeşlerimize bu yardımı, bu desteği yaparak, onlara vatandaşlık imkanını vereceğiz.” dedi.1

Açıklamadan kısa bir süre sonra, Avrupa’ya ulaşan sığınmacıların geri gönderilmesi ve Türkiye’de tutulması konusunda AB’yle bir anlaşma yapıldı. Anlaşmaya göre, AB Türk yurttaşlarına Avrupa’da serbest dolaşım hakkı tanıyacak ve Türkiye’ye Suriyeliler için 3 milyar euro verecekti. Ancak AB, Anlaşma’ya uymadı. Parayı taksitler halinde ödedi ama serbest dolaşım hakkı vermedi. Avrupa, Suriyeli akınından kurtuldu, Türkiye sığınmacı deposu haline geldi.

Beş milyondan çok yabancıyı yani küçük bir ülke nüfusu kadar insanı, ülkesine kabul etmek örneği olmayan bir olaydır. Dünya tarihinde; savaşlar, işgaller ve zora dayalı göçler yaşanmıştır. Ancak, en yoğunlarda bile bu kadar insan, bu kadar kısa sürede bir yerden başka bir yere yerleştirilememiş, böyle bir işe girişilmemiştir. Ülkesi ne denli büyük olursa olsun hiçbir devlet bu kadar insanı içine almamıştır.

Suriyelilere vatandaşlık düşüncesi, emperyalist isteklerle örtüşen ve Anadolu’yu Araplaştırarak yüzlerce yılda oluşan etnik dengeyi bozma girişimidir. ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’ne uygun olarak, Suriye’nin Kuzeyi Araplardan temizlenip Kürtleştirilirken, Güneydoğu başta olmak üzere Anadolu; Türk, Arap, Kürt karmaşası haline getirilmektedir. Türk Kürt kaynaşması bin yıllık olgunluğa sahiptir ama Araplar başkadır. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Ortadoğu, Amerikalıların ‘kaos kuramı’ adını verdiği emperyalist girişime uygun olarak sürekli karmaşa ortamına sürüklenmektedir.

Yurttaşlık, yalnızca hükümet politikalarına bağlı yasal düzenlemelerle sağlanacak bir kavram değildir. İstemle, maddi güçle ya da kısa sürelere sıkıştırılan devlet uygulamalarıyla elde edilemez. Yurttaşlık kavramı, uzun dönemlerden geçerek tarihsel süreçler içinde olgunlaşan duygu ve düşünce birliği üzerinde oluşur. Bu yakınlaşma, toplumun ruhsal yapısını biçimlendirir ve kuşaktan kuşağa geçen kalıtlar bütünü olarak milletin özyapısını belirler. Yurttaşlık kavramıyla tanımlanan ruhi şekillenme birliği; dil birliği, toprak birliği ve ekonomik çıkar birliğinden sonra, toplumları ulus yapan dört temel koşuldan biridir.

Yabancıyı yurttaş yapmak, uluslaşmış ülkelerin yöneticileri tarafından önemle ele aldıkları, nicel artışlara asla izin vermedikleri bir konudur. Kabul edecekleri az sayıdaki yabancıyı, uzun süre toplumun değerleri yönünde eğitirler yani asimile ederler sonra yurttaş yaparlar. Bu işin; demokrasiyle, insan haklarıyla değil, ulusal varlığın korunmasıyla ilgili bir sorun olduğunu bilirler. Ulusal varlığı ayakta tutan değerlere uyum göstermeyen yapılanmalara yani farklı kültürlerin siyasi topluluklar oluşturmasına izin vermezler.

Yeni “Vatandaşlar”

İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, 11 Temmuz 2019 tarihi itibarıyla Türkiye’deki biyometrik verileriyle kayıt altına alınan geçici koruma altındaki Suriyeli sayısını açıkladı. Açıklamaya göre Türkiye’deki kayıtlı Suriyeli sayısı 3 milyon 630 bin 575 kişi oldu. Bu kişilerin 1 milyon 965 bin 595’i erkek, 1 milyon 664 bin 980’i ise kadın. 1 milyon 26 binini ise 0-9 yaş grubundaki çocuklar oluşturuyor.2 Her gün 300 Suriyeli çocuk doğuyor.3

Türkiye’ye kabul edilen Iraklı, Afgan ve Afrikalı sığınmacılar ile Avrupa Birliği’yle yapılan Geri Kabul Anlaşması nedeniyle Türkiye’ye gönderilmesi planlanan, yaklaşık 1 milyon kaçak göçmen de eklenirse, sığınmacı sayısı 6 milyonu aşıyor.4

AKP yönetiminin Suriyeliler konusunda yaptıkları, kendi özgür iradesiyle belirleyip uyguladığı bir politika değildir. ABD ve AB’nin istekleri yerine getirilmiştir ve yapılanlar emperyalizmin öngördüğü küresel boyutlu politikanın parçasıdır. Anadolu’daki Türk varlığının yalnızca bugününe değil, geleceğine yönelik yıkıcı bir girişim tasarlanmıştır ve tasarı uygulamaya sokulmuştur.

Türkiye’ye gelen Suriyelilerin hemen tümü Suriye’nin Kuzeyi’nden geldi. Bu da kendiliğinden oluşan bir göçmen akını değil, ABD’nin düzenlediği bir insan sevkiyatıydır. Kuzey Suriye boşaltılıp PYD’ye teslim edilirken, Türkiye Arapların oluşturduğu bir sığınmacı deposu haline getirilmiştir. Gövdesini ‘Türk, Arap ve Kürtlerin oluşturduğu bir ‘azınlıklar federasyonunun alt yapısı’ oluşturulmaktadır.

Suriyeli Ayrıcalığı

Suriyeli sığınmacılara, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşlarından daha ileri haklar verildi ve ayrıcalıklı bir kitle haline getirildi. Yalnızca onların yararlandığı sağlık birimleri oluşturuldu, hastanelere ücretsiz kabul edildi, ücretsiz ilaç almaları sağlandı. Pasaport yerine geçen bir kart verildi, bu kartla prim desteği alarak çalışmaları kabul edildi. Türkçe bilmeyenler dahil, KPSS sınavına girmeden özel sınavla devlet memuru olmaları sağlandı.

Tekbaşına olan 18-59 yaş arasındaki bütün kadınlar, 60 yaş üstü bütün kadın ve erkekler, 18 yaşın altında çocuğu olan tüm anneler ya da babalar, engelli bireyi olan aileler; Sosyal Uyum Yardımı (SUY) almaktadır.5

Suriyelilerin kamu kuruluşlarında işe alınacağı açıklanmış, doktor olduğunu söyleyen 28 Suriyeliye çalışma izni verilmiştir. Değişik sektörlerdeki işletmelerde, Suriyeli çalışan kontenjanları oluşturulmuştur. Türk öğrencilere, geri ödeme koşuluyla aylık 450 YTL kredi verilirken, Suriyeli öğrencilere geri ödemesiz aylık 1200 YTL burs verilmektedir.6 Bugün Türk üniversitelerinde 25 bin Suriyeli öğrenci okuyor.7

Suriyelilere 300’er lira bayram harçlığı veriliyor. Sınıra yakın ilçelerdeki kamu bankasının ATM’leri önünde uzun kuyruklar oluşturan Suriyeliler, parasını aldıktan sonra ülkeleri Suriye’ye gidiyor, geri dönerken akrabalarını da getiriyor.8

 Ankara Üniversite Hastanesinde ameliyat olan bir Türk vatandaşından 3 bin 400 lira alınırken, Türkiye’de kaydı olmayan örneğin Kerküklü ya da Musullu bir Türkmenden aynı ameliyat için 11 bin 200 lira alınıyor. Aynı ameliyat için Suriyeliler herhangi bir para ödemiyor.9

Türkiye’nin Suriyeliler için harcadığı para, 40 milyar doları buluyor. Kamu Denetçiliği Kurumunun açıkladığı ‘Türkiye’de Suriyeliler’ başlıklı raporda, belirtiliyor. Türkiye’deki Suriyeli sayısının 10 yıl içinde 1,4 milyon kişi artacağı öngörülüyor.10

Olacaklar

Beş milyondan çok Arap, Anadolu’nun değişik bölgelerine gruplar halinde yerleştirilerek kimliklerini korumaları sağlanmıştır. Türkler, Suriyelilerin yerleştikleri yerleri terk etmektedir. Türk yaşam biçimine uyumsuz gelenekleriyle kültürel bozulmanın taşıyıcıları durumundadırlar. Suriyelilere verilen ayrıcalıklar yurttaş olduklarında da sürecek, koloniler halinde ülkenin değişik yörelerinde yaşayacaklardır. Türkiye’de yeni bir azınlık kitlesi yaratılmaktadır.

Bu büyük kitle örgütlenmeye başlayacak ve anadilde eğitim adıyla Arapça eğitim isteyecektir. Bu istek, müfredata Arapça dersi koyarak Türk milli eğitimini Araplaştırmaya çalışan AKP tarafından yerine getirilecektir.

Diyanet, Suriyelilerle yeni bir Sunni kitle bulacak ve bu kitleyi amaçları yönünde kullanacaktır. Diyanet İşleri Başkanlığı, şimdiden, Türkiye’ye gelen bin kadar Suriyeli ‘alim ve ilahiyatçı’ için harekete geçmiş ve ‘tarih, tefsir, hadis’ gibi konularda Türkiye’ye katkı yapacak Suriyeli sığınmacıya, vatandaşlığa alınmada öncelik tanınmasını istemiştir.11

Sığınmacılar, kendi içlerinde örgütlenecek ve yeni bir sorun kaynağı olarak Arap mafyası ortaya çıkacaktır. Yurttaşlık hakkı aldıktan sonra örgütlenme siyasi alana yayılacak ve giderek artan isteklerde bulunarak, yurt dışıyla bağlantılı ayrılıkçı çalışmalar içine girilecektir. Bu eğilimin ön uygulamaları şimdiden başlamıştır.

Türkiye’de yaşayan Arapların partileşme çalışmalarını yürüten Beyt Nahreyn Arap-Arami Birliği adlı örgütün Sözcüsü Mim Yavuz Binbay; Türkiye’de 8 milyon Arap ve Arami yaşadığını ve diğer halklar gibi “anadilde eğitim” hakkı başta olmak üzere, tüm hakların verilmesini istedi. Binbay, ayrıca partileşme kararı aldıklarını, partileşme çalışmalarını yürütmek üzere bir komisyon kurduklarını açıklamıştır.12

DİPNOTLAR

1       Suriyeli Göçmenlere Vatandaşlık Hakkı Geliyor!” politikmotto.com
2       https://multeciler.org.tr/turkiyedeki-suriyeli-sayisi/
3       ‘Türkiye’deki Suriyeliler: Gidenler ve kalanlar ne düşünüyor, onları istemeyenler ne diyor?’ https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-46744287
4       “Türkiye’nin Yeni Seçmenleri: Suriyeliler” www.hurriyet.com.tr
5       https://multeciler.org.tr/suriyeliler-devletten-para-aliyor-mu/
6       http://bmshaber.com/suriyeli-ogrencilere-karsiliksiz-1200-lira-burs-verildigi/
7       https://multeciler.org.tr/suriyeli-ogrencilere-verilen-burs-ne-kadar/
8       https://www.yenicaggazetesi.com.tr/suriyelilere-taninan-ayricalik-kimseye-taninmiyor-171738h.htm
9       a.g.g.
10     ‘Türkiye’deki Suriyeliler: Gidenler ve kalanlar ne düşünüyor, onları istemeyenler ne diyor?’ https://www.bbc.com/turkce/haberler-turkiye-46744287
11     “Vatandaşlık Hakkı ve Enternasyonalist Tutum”  www.evrensel.net
12     “Türkiye’de Araplar Partileşiyor” 124.com.tr

yonetici
yonetici

Yorum Yapabilirsiniz

7 + 8 =