SON DARBE

yonetici

Kemal Derviş, 9 Haziran 2002’de Ekonomistler Platformunun düzenlediği toplantıda şunları söyledi; “Şu anda durumun iyi olduğunu iddia edemem. Son derece parçalanmış bir yönetim ve son derece kısır çekişmeler içinde olan bürokratik bir yapı var. Bu yapıyı toparlayacak güçlü bir eşgüdüm de bulunmuyor. Durum maalesef böyle”Derviş’in söyledikleri gerçeği yansıtmıyordu. Parçalanmış dediği, özellikle ekonomiyle ilgili birimlerin tümü tek bir yönetim altında “eşgüdüm” içine sokulmuş ve onun emrine verilmişti. Hazine Müsteşarlığı, Merkez Bankası, Bankacılık Denetleme Üst Kurulu, Devlet Bankaları, Sermaye Piyasası Üst Kurulu ona bağlanmıştı. Bu kurumlarda dilediği gibi uygulama yapıyor, istediği her yasa çıkarılıyordu. Telekom konusundaki uygulamalarına yalnızca Enis Öksüz karşı çıkabilmiş o da hükümetten uzaklaştırılmıştı. Uygulamalarını, yüzeysel de olsa eleştirmek, medyanın saldırısını göze almayı gerektiriyordu. Bakanlar, milletvekilleri ya da üst bürokratlar üzerinde ustalıklı bir baskı kurulmuştu. Derviş’le çatışmak kariyerini yitirmek demekti. Gerçek durum böyleyken, “parçalanmış yönetim yapılarından”, “kısır çekişmelerden” söz etmenin bir tek anlamı vardı. Kendisine verilen yönetim yetkilerini yeterli görülmüyor, daha çok yetki istiyordu. Cumhuriyet’le kurulan yönetim yapısına son darbeyi vuracak, Türkiye’yi tümüyle yabancı sermayenin kullanımına açacaktı. Bunu yapması için gönderilmişti. Hükümet her dediğini yapıyordu. ‘Görevini’ yerine getirmeye kararlıydı…

Kaynak: METİN AYDOĞAN; “Ekonomik Bunalımdan Ulusal Bunalıma”

 

yonetici
yonetici

Yorum Yapabilirsiniz

12 − 11 =