yonetici
ABD, İstanbul’a ikinci bir suyolu açılması için ilk girişimini bundan tam 70 yıl önce 1950’de yaptı. Bugün yapılmak istenen kanalla hemen aynı güzergahta bulunan bir kanal haritası yayınladı. Türkiye Büyükelçisi Ross Wilson, 56 yıl sonra 3 Mart 2006’da bir açıklama yaptı ve Montrö Anlaşması’nı Türk kamuoyunda tartışılabilir duruma getirdi. Gazetecilere; “Montrö Antlaşması oldukça açık....
yonetici
Dünyanın ‘süper gücü’ ABD, bugün giderek ağırlaşan toplumsal sorunların etkisi altında çözülmeye doğru gitmektedir. Üretimsizliğin ve mali sermaye ticaretinin yol açtığı ekonomik açmaz, kamusal yaşamın her alanını kalıcı biçimde bozmuştur. Bir zamanlar, yaşam biçimi ve varsıllığıyla göz kamaştıran ABD, bugün “ikinci sınıf bir ülke olma” durumuyla karşı karşıya. Başka uluslara “sermaye ve teknoloji bağımlılığı”...
yonetici
2 Ocak 2020 Perşembe günü, tünel ve köprülerin önümüzdeki yıl için geçiş ücretleri açıklanacak. Ücret artışları dolara bağlı olarak otomatiğe bağlandığı için 31 Aralıktaki dolar değeri tahmin edilirse, geçiş ücretleri önceden belirlenebilir. Her şey, ihale aşamasında ve şirket yararına sözleşmelere konmuş… Avrasya Tüneli geçiş ücreti, (tek geçiş) binek arabalarda 4 dolar + KDV+ABD Tüketici...
yonetici
Son dönemde yazılı ve görsel basında, sosyal medyada; güncelliği olmayan ve Türkiye’yi ilgilendirmeyen, karalamaya dayalı düzeysiz bir tartışma yaşanıyor. Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne yönelik gerçekleri yansıtan her öğretici yazı, yazarına küfür olarak geri dönüyor. Gerçekler, yalana dayalı yaymacayla örtülmeye çalışılıyor. Türk töresine uymayan garip eylemler yapılıyor, Türkiye’nin konuğu olan çekik gözlü turistler dövülüyor. Bilgisizliğin...
yonetici
“Montrö Boğazlar Sözleşmesi, ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi’nin tehdidiyle karşı karşıyadır. ABD savaş gemilerini, istediği miktar ve tonajda ve istediği süreyle Karadenizde dolaştırmak için Montrö’yü fesh ettirmeye çalışıyor. Bu amaç için, fesih hakkı olan Romanya’yla gizli diplomasi yürütüyor”.(x) ABD ve Montrö ABD Senatosu’na 2006 yılında verilen bir yasa taslağında; “İstanbul ve Çanakkale Boğazlarını ilgilendiren Montrö...
yonetici
Yabancı hayranlığına dayanan yüzelli yıllık yabancılaşma birikimi, işbirlikçiliğin yaşam kaynağıdır ancak işbirliçilik bugün hayranlığın çok ötesine geçmiş, emperyalist politikanın önemli bir parçası durumuna gelmiştir. Büyük devlet ölçütlerine göre seçilen ve ülkelerinde etkin görevlere getirilecek yönetici adayları, devlet fonlarıyla beslenen kurumlarda eğitilmekte ve ülkelerine gönderilmektedir. Bu durumu büyük devlet yetkilileri açıklamaktadır. “Yerli Misyonerler” Fransa Maliye...
yonetici
Hükümetin Türkiye’nin sahip olduğu altının yüzde 92’i olan 450 ton altını İngiltere’ye göndermesi büyük tepki yarattı; duyuldukça tepki arttı. Tepkinin giderilerek ya da azaltılarak halkın duymasını önlemek için yandaş medya devreye sokuldu. Altının nereden ve ne biçimde geldiği belirtilmeden, Hazinenin altınla dolduğu yaymacası yapıldı. Altınların İngiltere’den geri alındığı izlenimi verildi. Ne yazıkki birçok yurtsever...
yonetici
5 Aralık 1934 Çarşamba günü yapılan Anayasa değişikliğiyle, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi ve Atatürk, o akşam, tüm kadınlara seslenen bir bildiri yayınladı. Bildiride, şunları söylüyordu: “Seçme ve seçilme hakkı, Türk kadınına toplum yaşamında, başka birçok milletin kadınlarından daha yüksek bir yer kazandırmıştır… Belediye seçimlerine katılarak siyasi yaşamda kendini deneyen Türk kadını, şimdi...
yonetici
Yol, köprü ve tünelleri, yap işlet devret ihaleleriyle yaptıranlar; yanlış ya da kaçak geçiş yapanlara, geçiş ücretinin 10 katı ceza kesiyor. Bunu yasaya ve sözleşmelere koymuşlar, ayrımsız uyguluyorlar. Kesilen cezanın 15 günde ödenmesi gerekiyor. Ödenmezse ceza kesiliyor ve ceza ödenmediği sürece sürekli artıyor. 10 kat cezanın 4 katını işletmeci şirket, 6 katını devlet alıyor....
yonetici
30 Kasım 1925’te kabul edilen yasayla Tekke ve Zaviyeler kapatıldı. Bu yasayla, şeyhler ve dervişler, tekkelerini kapatmakla kalmadılar, yan örgütleri durumundaki derneklerini de dağıttılar. Kendilerine ayrıcalık sağladığına inandıkları garip giysilerini de çıkardılar. Herkes gibi; ceket, iskarpin, pantolon, kasket ya da şapka giydiler, kravat taktılar. Sokakta hiç kimse, onları artık diğer insanlardan ayıramıyordu. “Başkasının sadakasıyla...