yonetici
Toplumlararası ayrımlar; yaşam biçiminden kültüre, inanç biçiminden üretim etkinliklerine dek her alanda varlığını sürdüren özelliklerdir. Toplum yaşamının kurallarını belirleyen ya da kuralları toplumsal düzen tarafından belirlenen siyasi düzenin, ayrılıkların etkisi dışında kalamayacağı açıktır. Her toplum, bugün yaşanan ancak geçmişle ilişkili olan toplumsal ve ekonomik koşulların belirlediği, kendine özgü bir yönetim biçimiyle yönetilir. Bu durum, temelinde...
yonetici
Atatürk; kadını kendi yaşam ortamında tutsak haline getiren, tutucu kurallar ve buna bağlı olarak yaşamla çelişen önyargılar ortadan kaldırılmadıkça, Türk ulusunun da tutsaklıktan kurtulamayacağına inanıyordu. Kadın özgürlüğünün kişisel boyutunu insan onuruyla, toplumsal boyutunu ise uygarlık gelişimiyle ilgili bir sorun olarak görüyordu. Ona göre, kadını özgürleştirmemiş bir toplum gelişemez, tutsaklıktan kurtulamazdı. “Kuşku yok ki devrimci...
yonetici
8 Mart, Türkiye’de de ‘Dünya Kadınlar Günü’ olarak kutlanıyor. 1857 yılında New York’ta greve giden kadın işçiler, polisler tarafından fabrikaya kilitlenmiş, çıkan yangında 129 işçi yanarak can vermişti. Amerikan şirketlerinin vahşiliğini ortaya koyan bu olay, işçi sınıfı tarihinde acılı yerini almıştır. İkinci (sosyalist) (1910) ve üçüncü Enternasyonal (komünist) (1921), 8 Mart’ı ‘Dünya Emekçi Kadınlar...
yonetici
Japonya 1868’de başlattığı yenileşme ve kalkınma atılımıyla Batıya yöneldi ancak Batıya öykünmedi (taklit etmedi). Gelişimini, toplumsal yapısına uygun yöntemler kullanarak gerçekleştirdi. Karma ekonomiyi başarılı bir biçimde uyguladı. Kalkınmada devletin öncülüğü belirleyici oldu. Dış borçlanmaya ve yabancı sermaye yatırımlarına izin verilmedi. Öz kaynakların ve halkın birikimlerinin yatırım sermayesine yönelmesini sağlandı. Ulusal sanayi gümrük duvarlarıyla koruma...
yonetici
Yabancı sermaye yatırımlarını ulusal kalkınma ereğine (hedefine) bağlı kılmadan ve uluslararası şirket etkinliğine bu ereğe uygun denetleme koşulları getirmeden, kalkınabilmiş tek bir ülke yoktur. Sermaye dış yatırımları için büyük savaşların olduğu bir dünyada yabancı yatırımları denetimsiz bir biçimde kabul etmek, geri kalmayı da önceden kabul etmek demektir. Bu tür yabancı sermaye yatırımlarını, kalkınmanın değil...
yonetici
Nesnellik dışımızda ve bizden bağımsız olarak var olandır; doğaötesinin (metafiziğin) tam karşıtı olarak, düşünen özneden bağımsız olarak var olmayı anlatır; bilinçten bağımsızdır. Nesnellik olaylara yaklaşım biçimidir. Hepimizin her gün yaptığımız ya da yapamadığımız bir tutumdur… Fransız yazar Paul Gentizon, Türk Devrimi’ni tarihin gördüğü en hızlı ve köklü toplumsal dönüşüm devinimi olarak görür ve Fransız...
yonetici
NOT: Eleştiriye yanıt 26 Şubat 2015 Perşembe günü yayınlanacaktır. Kemalizmin bilimsel olarak ele alınmasına önem veren sizin gibi bir aydının, kitabında Atatürk’e yönelik hiçbir eleştiride bulunmaması beni şaşırttı. Aslında bu durum, sizin yanlı tutumunuzdan çok, Atatürk’ün tabulaştırılması ve On’dan başka herkese suç bulmaya kadar varan zafiyetten kaynaklanıyor… Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi, Marx’ın...
yonetici
Türkiye İşçi Partisi’nin güçlenmesi ya da güç yitirmesi, her partide olduğu gibi, izlenen politik çizgiye bağlı kalmıştır. Ülke gerçeklerine dayanan izlence (proğram) ve çalışma biçimi büyüme nedeni olurken, siyasi yabancılaşmaya yol açacak davranışlar partiyi küçülttü. Gelişmeye neden olan çalışmanın temel özelliği, ulusal bağımsızlığa önem verilmesi ve bu öneme bağlı olarak Kurtuluş Savaşı’nın tüm kazanımlarıyla...
yonetici
Demokrat Parti, savaş sonrasında ABD öncülüğünde kurulmakta olan Yeni Dünya Düzeni’nin bilinen koşulları içinde ortaya çıktı ya da çıkarıldı. Cumhuriyet Halk Partisi’yle aynı toplumsal yapıya dayanmak zorundaydı. Türkiye, Atatürk’ün 1923’te yaptığı sınıfsal saptamaları büyük oranda koruyor ve köylülüğe dayanıyordu. Ayrımlı siyasi partileri gerekli kılacak sınıflar henüz oluşmamış, uluslaşma süreci henüz tamamlanmamıştı. Adları ve söylemleri...
yonetici
Batının Kıbrıs’a verdiği önem ve bu öneme uygun düşen politik–askeri davranışlar eski bir öyküdür. Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu, bu adanın tarihin her döneminde saldırılar ve ele geçirme girişimleriyle karşılaşmasına neden olmuştur. Suriye, Filistin, Anadolu, Yunanistan ve Mısır arasındaki ticaret yollarının kavşak noktasında olan Kıbrıs, Doğu Akdeniz’e egemen olmak isteyen devletlerin, Antik Çağ’dan beri...