yonetici
Tam bağımsızlığı amaçlayarak ülkeyi işgalden kurtarma düşünce ve eylemi; Adana’da başlattığı, İstanbul’da geliştirdiği ve Samsun’da uygulamaya soktuğu dokuz aylık bir hazırlık döneminden sonra, 19 Mayıs’ta yeni bir aşamaya ulaştı. Mondros Mütarekesi henüz imzalanmamışken, ülkenin işgal edilerek parçalanacağını önceden görmüş, hazırlıkları buna göre yapmıştı. Ulusun kurtuluşu, halkın örgütlenmesine dayalı silahlı savaşın ve ulusal bağımsızlık kararlılığının,...
yonetici
Türkiye’de, düşüngüsel (ideolojik) ayrılıklar ileri sürerek sürekli bölünen “sosyalist” kümelerin birleştikleri belki de tek ortak nokta, Cumhuriyet’e ve Kemalizme karşıtlıktır. Karşıtlığı ulusların kaderlerini tayin hakkını tanıma üzerine yoğunlaştırıyorlar ve Kürt kalkışmasını desteklemedikleri için, Kemalistleri faşistlikle suçluyorlar. Emperyalizmin Kürtlerle kurduğu ilişkinin niteliğini görmemeleri olanaksız. Sosyalist kuramcıların demokrasi ve ulusal sorun üzerine yazdıkları ortada. Buna karşın,...
yonetici
Türkiye’de, çok particiliğe geçildiği 1946’dan beri bir borç sorunu yaşanıyor. Hazır para kolaycılığıyla girişilen ve süreç içinde ülkeyi tutsaklığa götüren borçlanmanın, gelişmiş-azgelişmiş ülke ilişkileri açısından ne anlama geldiği, neye hizmet ettiği ve nasıl işlediği bilince çıkarılmalıdır. Bu yapıldığında, Osmanlıyı yıkan Türkiye Cumhuriyeti’ni tutsaklığa götüren borç ilişkisinin boyut ve kapsamı kavranacak, bu ilişkinin büyük devlet...
yonetici
Türkiye, bugün 1938’in değil, 1919’un koşullarını yaşıyor. Gizli işgal’e dönüşen dışa bağımlılık, ulusal varlığı yok etmeye yönelen kalıcı sorunlar yaratıyor. Durumun ayırdına varanlar, henüz yeterince örgütlü değil. Gelinen noktanın sorumluluğunu taşıyanlar politikacılar, yadsımadıkları bu gerçeği, “küresel çağın zorunlusonucu” ya da “karşılıklı bağımlılığın kaçınılmazlığı” olarak meşrulaştırmaya çalışıyor. Yoksullaşan örgütsüz halk, dostu düşmanı seçemiyor. Ekonomik çöküntüyle yaratılan kavram kargaşası...
yonetici
  Kenan Evren ve 12 Eylül diyince akla; askerler, cezaevleri, idamlar ve aydınlara uygulanan yoğun kıyım geliyor. Bu doğrudur. Bunlar şiddet döneminin yaygın uygulamalarıdır ve o dönem insanlarının yaşadığı gerçeklerdir. Ancak, Kenan Evren ve 12 Eylül’ün niteliği ve gerçek amacı konusunda görülemeyen ya da yeterince görülemeyen bir yanı vardır. Önemli olan bunu görmektir. 12 Eylül,...
yonetici
“Kerkük’ün Kürt Devleti içinde kalması, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin tepkisine yol açabilir. Askerlerde, ABD’ye duyulan güvensizlik daha da derinleşebilir ve Kürtler’in yanında yer almayı sürdüren ABD, TSK’nın güvenini tümüyle yitirebilir. Bu nedenle, ABD konuyla ilgili politikasını açıkça yürütmemelidir. Askerler, Kerkük’ün Kürtler’e verilmesini bir operasyon yaparak önleyebilecek durumda değil. Buna; hükümet, TÜSİAD ve TÜSİAD eksenli basın,...
yonetici
Mustafa Kemal, işgal altındaki İstanbul’da yayımlanan Hukuk Beşer gazetesinin, Türk Ordusuna ve onun komutanlarına “sefil” ve “haydutbaşı” diyerek hakaret etmesi üzerine 14 Mart 1919’da Harbiye Nezaretine yazdığı mektupta şunları söylüyordu: “Vatanı ve ulusu için temiz yürekle ve kusursuz olarak, her türlü yoksulluk ve zorluklar içinde namus görevlerini tam olarak yerine getiren Türk ordularını haydut; aynı yoksulluk...
yonetici
   Temelini Kemal Derviş’in attığı, yasal dayanaklarını 57.Hükümetin (DSP-MHP-ANAP) gerçekleştirdiği izlenceyi (proğramı) Recep Tayyip Erdoğan hükümetleri uyguladı. AB ve ABD’nin istediği “yasaların” ana bölümü  Kemal Derviş döneminde çıkarılmıştı. Yasaların uygulanması ve yeni yasaların çıkarılması AKP döneminde gerçekleşti. Bu iki dönem, kişiler değişmiş olsa da, gerçekte birbirini tamamlayan tek bir süreci oluşturuyordu. Türkiye Cumhuriyeti’nin ulus devlet yapısına...
yonetici
Kemal Derviş, yeniden ortaya çıktı. Küresel karar vericilerce 2001’de Türkiye’ye gönderilen ve Türk ekonomisini çökerten ekonomik-siyasi dönüşümü gerçekleştiren bu kişi, Türkiye’nin bir yol ayrımında olduğu günümüzde siyasi alanda yeniden boy gösteriyor. CHP Genel Başkanı; “çözüm sürecini sevindirici bulan”, “Aptullah Öcalan‘a hain denmemesini isteyen” Kemal Derviş’i yönetime geldiklerinde bakan yapacağını söylüyor. Alttaki yazıda, Derviş’in 2001’deki gelişinin ve...
yonetici
Birinci Meclis, ulusal bağımsızlıktan ödün vermeyen, tutsaklığın her türüne karşı çıkan Müdafaa-i Hukuk anlayışının doğal sonucuydu. Ulusun yazgısına yön vererek toplumun her kesimini etkiliyor, güç aldığı halkı tam anlamıyla temsil ediyordu. Bağımsızlık savaşı yürütürken devlet kurmaya girişilmişti ve meşruiyetini ulusal varlığın korunmasından alıyordu. Dünya siyasi tarihinde örneği olmayan, gerçekten demokratik, savaşkan bir yönetim organı, benzersiz bir...