yonetici
Son 30 yıllık dönemde etnik ve dinsel yapılanmaların güçlenip yayıldığını görüyoruz. Dünyayı tanımayan, örgütlenme birikimi olmayan, akçalı (mali) kaynaklardan yoksun geri ve eğitimsiz insanlardan oluşan etnik ve dinsel yapılar; 1980’lerden sonra birden bire ekonomik ve siyasi gücü yüksek küresel örgütler durumuna geldi. İkiyüz yıllık demokrasi birikimi ortada dururken Batıda feodalizm ortadan kaldırılmışken; toplumsal gelişime...
yonetici
Bir düşünceyi ve yarattığı etkiyi, savunarak yok etme tutumu, belki de en yaygın biçimiyle Atatürk’e karşı kullanılmış, Atatürk’ün düşünce ve eylemi, uyuşması olanaksız karşıt politikalar içinde, üstelik kendi adı kullanılarak ustaca uygulamadan kaldırılmıştır. Atatürk; “yüzünü Batıya döndüren kararlı bir Batılılaşmacıdır”,“Türkiye’ye Batıyı hedef gösteren önderdir” ya da “Avrupa Birliği Atatürkçü politikanın zorunlu bir sonucudur” gibi sözlere yansıyan anlayış,...
yonetici
“Avrupa’nın geleceğinde, ne olursa olsun Türkiye’nin yeri yoktur. 70 Milyon Türk vatandaşını Avrupa içinde serbestçe dolaştırmayız. Avrupa’nın İran, Suriye, Irak gibi ülkelerle sınır komşusu olmasını kabullenemeyiz. Türkiye ile ekonomik ilişkilerimizi sürdürmeliyiz. Genç ve hızlı büyüyen nüfusunun satınalma gücünden faydalanmalıyız. Bu ülkeye ihracatımızı sürdürmeliyiz. Ancak, bu ülkenin globalleşmenin temel prensiplerine sahip olmadığını ve uluslar arası...
Metin Aydoğan
Avrupa’da giderilemeyen ekonomik ve toplumsal bir bunalım yaşanıyor. Pazar gereksinimini karşılamak için oluşturulan Avrupa Birliği, büyüklerin özellikle Almanya’nın etkisi altına girmiş durumda. Fransa ve İngiltere durumdan rahatsız. Kimilerine göre geleceği olmayan AB oluşumu sorunları çözemiyor. Yabancı düşmanlığına dayalı ırkçılık ve milliyetçilik yayılıyor. Ekonomik göstergeler olumlu değil. Orta sınıf küçülüyor, yoksulluk artıyor. Yunanistan, Portekiz, İrlanda,...
yonetici
Dünya’nın bugünkü durumunu izlemek, yüz yıllık eski bir fotoğrafa bakmak gibidir. Etkinlik bölgeleri için savaşım, ülkeler arası gerilim, askeri ve ekonomik sorunlar, gücün belirleyiciliği, tecimsel (ticari) yarış, uluslararası sermaye devinimleri (hareketleri) ve pazar çatışmaları, boyutları büyümüş sorunlar olarak niteliği değişmeden sürüyor. Yüzyıl başındaki İngiltere’nin yerini bugün ABD aldı. İngiltere–Fransa sömürgeciliğine karşı Alman tepkisinin yerinde...
Metin Aydoğan
Bilgisizliğin, geçmişten ve gerçeklerden kopmanın yol açtığı özgüven yoksunluğu, Doğu insanının aşması gereken önemli bir sorundur. Bu sorun ancak geçmişin bilinmesiyle aşılabilir. Nereden, nasıl, neler yaparak gelindiği, bilinmezse; yalnızca geçmiş değil, geleceğe yön veren bugünü de kavranamaz. Türklerin geçmişi incelendiğinde yalnızca “sonsuz” bir tarihle değil, güncele yön verecek büyük bir kültürle karşılaşılacaktır. İnsanı temel...
yonetici
Mustafa Kemal’in gerilla savaşı anlayışı, her konuda olduğu gibi özgündür ve Türk toplumunun ekonomik-siyasi yapısı, gelenekleri ve tarihsel birikimiyle bütünleşmiştir. Bağımsızlık ereğiyle (hedefiyle), emperyalizme karşı başarılan ilk ulusal kurtuluş savaşında geliştirilmiş olduğu için, örnek alma değil, örnek olma konumundadır. O güne dek, başka ülkelerde gerilla savaşı olarak tanımlanan yerel çatışmaların hiçbiri, ulusal bağımsızlık için emperyalizmle çatışmayı...
yonetici
1945-1950 arasında temelleri atılan ve daha sonraki dönemlerde etkisi ve uygulama alanı genişleyerek sürdürülen ABD’ye bağımlılık, resmi politikaya o denli yerleşmiştir ki; ihtilaller, darbeler dahil hiçbir yönetim değişikliği bu politikayı değiştirememiştir. ABD için Ortadoğu, “siyasi, askeri ve ekonomik çıkarların birleştiği kavşaktır ve yaşamsal önemdedir”. Bu nedenle Amerikalılar, Türkiye’yi “hiçbir koşulda bırakılmayacak” bir ülke olarak görür. Yüzyıl...
yonetici
1945-1950 arasında temelleri atılan ve daha sonraki dönemlerde etkisi ve uygulama alanı genişleyerek sürdürülen ABD’ye bağımlılık, resmi politikaya o denli yerleşmiştir ki; ihtilaller, darbeler dahil hiçbir yönetim değişikliği bu politikayı değiştirememiştir. ABD için Ortadoğu, “siyasi, askeri ve ekonomik çıkarların birleştiği kavşaktır ve yaşamsal önemdedir”. Bu nedenle Amerikalılar, Türkiye’yi “hiçbir koşulda bırakılmayacak” bir ülke olarak görür. Yüzyıl...
yonetici
Osmanlılar; uzun süre Türk Takvimi’yle, Hicri Kameri takvimi birlikte kullandılar. I.Mahmut döneminde, 1740’da, Hicret tarihinden başlayan, ancak Güneş yılı esasına dayanan ve yılbaşı 1 Mart olan Rumî, Malî ya da Hicri Şemsi denilen yeni bir takvim daha kullanılmaya başlandı. Devlet, 1917’de savaş sırasında, Gregoryen takvimi de kullandı ve takvim konusu tam bir karmaşa durumuna geldi. Osmanlı ülkesinde, aynı anda altı tür...