yonetici
Nesnellik dışımızda ve bizden bağımsız olarak var olandır; doğaötesinin (metafiziğin) tam karşıtı olarak, düşünen özneden bağımsız olarak var olmayı anlatır; bilinçten bağımsızdır. Nesnellik olaylara yaklaşım biçimidir. Hepimizin her gün yaptığımız ya da yapamadığımız bir tutumdur… Fransız yazar Paul Gentizon, Türk Devrimi’ni tarihin gördüğü en hızlı ve köklü toplumsal dönüşüm devinimi olarak görür ve Fransız...
yonetici
NOT: Eleştiriye yanıt 26 Şubat 2015 Perşembe günü yayınlanacaktır. Kemalizmin bilimsel olarak ele alınmasına önem veren sizin gibi bir aydının, kitabında Atatürk’e yönelik hiçbir eleştiride bulunmaması beni şaşırttı. Aslında bu durum, sizin yanlı tutumunuzdan çok, Atatürk’ün tabulaştırılması ve On’dan başka herkese suç bulmaya kadar varan zafiyetten kaynaklanıyor… Sizin de çok iyi bildiğiniz gibi, Marx’ın...
yonetici
Türkiye İşçi Partisi’nin güçlenmesi ya da güç yitirmesi, her partide olduğu gibi, izlenen politik çizgiye bağlı kalmıştır. Ülke gerçeklerine dayanan izlence (proğram) ve çalışma biçimi büyüme nedeni olurken, siyasi yabancılaşmaya yol açacak davranışlar partiyi küçülttü. Gelişmeye neden olan çalışmanın temel özelliği, ulusal bağımsızlığa önem verilmesi ve bu öneme bağlı olarak Kurtuluş Savaşı’nın tüm kazanımlarıyla...
yonetici
Demokrat Parti, savaş sonrasında ABD öncülüğünde kurulmakta olan Yeni Dünya Düzeni’nin bilinen koşulları içinde ortaya çıktı ya da çıkarıldı. Cumhuriyet Halk Partisi’yle aynı toplumsal yapıya dayanmak zorundaydı. Türkiye, Atatürk’ün 1923’te yaptığı sınıfsal saptamaları büyük oranda koruyor ve köylülüğe dayanıyordu. Ayrımlı siyasi partileri gerekli kılacak sınıflar henüz oluşmamış, uluslaşma süreci henüz tamamlanmamıştı. Adları ve söylemleri...
yonetici
Batının Kıbrıs’a verdiği önem ve bu öneme uygun düşen politik–askeri davranışlar eski bir öyküdür. Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu, bu adanın tarihin her döneminde saldırılar ve ele geçirme girişimleriyle karşılaşmasına neden olmuştur. Suriye, Filistin, Anadolu, Yunanistan ve Mısır arasındaki ticaret yollarının kavşak noktasında olan Kıbrıs, Doğu Akdeniz’e egemen olmak isteyen devletlerin, Antik Çağ’dan beri...
yonetici
Kıbrıs konusunun geldiği noktayı anlamak ve gideceği yönü görmek için konuyu geçmişiyle ele almak, günümüz koşullarını görmek ve bu bütünlük içinde yorumlamak gerekir. Türklerin, Balkanlardan ve Ege adalarından Anadolu’ya çekilmesi, Kurtuluş Savaşı’yla kurulan Cumhuriyet’in temel yaklaşımları, İkinci Dünya Savaşı sonrası politikaları, AB süreci ve ekonomik çöküntü göz önüne getirildiğinde karşımıza ürkütücü bir tablo çıkmaktadır....
yonetici
Haçlı seferleri, dünyayı talan ve kırım alanına dönüştüren sömürgeciliğin ön adımıdır. Onuncu yüzyılda, koyu bir karanlık ve yoksunluk içindeki Avrupalılar için, varsıl Ortadoğu ve Uzakdoğu gerçek bir hazineydi. Oraya ulaşma ve ele geçirme isteği, sınır konmamış bir hırs ve toplumsal tutku durumuna gelmişti. Hırsları ve istekleri o denli yoğundu ki, çılgınlığa dönüşen saldırganlık tarihte...
yonetici
Avrupa uygarlığı olarak tanımlanan Batı anlayışı, bir yanıyla Antik Grek-Roma uygarlığına, diğer yanıyla Türk karşıtlığına dayalıdır. Üstünlük düşüncesinden kaynaklanan ve Avrupalılık olarak tanımlanan bu ikili yaklaşımın tarihsel anlamı; kültürel köksüzlüğün antik uygarlıklarla, özgüven yoksunluğunun Türk düşmanlığıyla giderilmek istenmesidir. Avrupalılar için anlaşılabilir, ancak bilimsel açıdan kabul edilemez olan bu anlayış; gerek kültürel sahiplenmede gerekse Türk düşmanlığında, sonu...
yonetici
Selçuklularda devlet yönetimi, değişik yetki ve sorumluluğu olan, alanlarında uzmanlaşmış görevlilerin katıldığı divanlar aracılığıyla yürütülürdü. Değişik işler için değişik divanlar vardı; bunlar devlet gücünü temsil etmelerine karşın, tartışmaya açık, katılımcı kurumlardı. Kararlar, serbestçe dile getirilen görüşler, bilgi ve belgeye dayanan tartışmalar sonunda alınırdı. Selçuklular Büyük Selçuklular ve onların ardılı olan Anadolu Selçukluları, Orta Asya geleneklerine dayanarak Yakın...
yonetici
Hıristiyanlığın 2 bin yıllık tarihi, bir bütün olarak ele alındığında, yüzlerce mezhebe karşın, genel çizgileriyle üç tür Hıristiyanlıkla karşılaşılır: İlk Çağ Hıristiyanlığı, Orta Çağ Hıristiyanlığı ve Yeni Çağ Hıristiyanlığı. Hıristiyan inancı, ekonomik-toplumsal düzenle ilgili olan bu dönemler içinde, birbiriyle çelişen anlayışlar, ayrımlı yapılanmalar ve değişik uygulamalar ortaya çıkarmıştır. Denilebilir ki, İsa’dan günümüze, üç tür Hıristiyanlık yaşamıştır. Köleci,...