PARTİ SORUNU-6: HÜRRİYET VE İTİLAF FIRKASI

yonetici

…  Hürriyet ve İtilaf Fırkası, 21 Kasım 1911’de kuruldu. Fırka’nın amacı, belki de tek amacı, İttihat ve Terakki’ye karşı çıkmak ve Batı’yla tam anlamıyla bütünleşmekti. Siyasi anlayışını Prens Sabahattin’in görüşlerinden alıyor, programında Osmanlıcılık, ademimerkeziyetçilik, teşebbüsi şahsi ve liberalcilikten yana olunduğu yazıyordu. Farklı kesimlerden insanlar, milliyetçi bir çizgiye yönelen ‘ittihatçıları durdurmak’ ve ‘iktidarlarına son vermek’ için, dış destekle bir araya gelmişti. Rum, Ermeni, Arnavut, Arap, Bulgar kökenli ayrılıkçı unsurlar, Batıcı aydınlar (münevveran), kimi medrese hocaları ‘Hürriyet ve İtilaf’ çatısı altında toplanıyordu… Damat Ferit, partinin ilk genel başkanıydı… Hürriyet ve İtilaf Fırkası’nın programı, günümüzde global liberalizm adıyla yürütülmekte olan politikaların hemen aynısıydı. Ulusçuluğun yadsınması, Osmanlıcılık, yerel yönetimcilik, federasyonculuk, serbest dış ticaret, özel girişimcilik program ilkeleriydi. Bunlar, bugünkü uygulamaların yüzyıl önce yazılmış, ekonomik siyasi belgeler niteliğindeydi… Hürriyet ve İtilaf’ı destekleyen ve bugün, ‘İstanbul Basınını’ adı verilen gazetelerde, Ali Kemal, Mustafa Sabri, Refii Cevat (Ulunay), Refik Halit (Karay) gibi çok sayıda işbirlikçi gazeteci, Mustafa Kemal başta olmak üzere; Kurtuluş Savaşı önderleri için hakaret içeren sert yazılar yazıyorlardı. ‘Hainler’, ‘ahlaksızlar’, ‘alçaklar’, ‘eşkiyalar’ sıkça kullanılan sözcüklerdi. Onlara göre, ulusal bağımsızlık savaşı verenler, ‘Yeni Celalîler’ di. O nedenle ulusal kurtuluşçulara ‘Kemalîler’ diyerek alay ediyorlardı… Sevr Antlaşması’nın görüşülüp kabul edildiği ‘Saltanat Şurası’nın hemen tümü, Hürriyet ve İtilaf Fırkası üyesiydi. Damat Ferit Hükümeti anlaşmayı onaylamış, Maarif Nazırı Hadi Paşa, Rıza Tevfik (Bölükbaşı) ve Reşat Halis, anlaşmayı Paris’te imzalayan Hürriyet ve İtilafçılar’dı… Bağımsızlık Savaşı’nın gelişmesiyle Rıza Nur, Ahmet Ferit (Tek) gibi az sayıda İtilafçı Ankara’ya gelerek TBMM’ne katıldı. Savaşın kazanılması üzerine çok sayıda parti üyesi yurt dışına kaçtı. Kalanlardan bir bölümü de 150’liliklerle birlikte Türk vatandaşlığından çıkarılıp yurt dışına sürüldü. Damat Ferit, Şeyhülislamlar Mustafa Sabri ve Dürrizade Abdullah, başta olmak üzere birçok fırka üyesi, İngilizlerin yardımıyla yurtdışına kaçtı… 1938’de çıkarılan bir af yasasıyla kimi İtilafçı sürgünler geri döndü. İşgal günlerinde iktidar olan, işbirlikçi Hürriyet ve İtilaf anlayışı; Atatürk döneminde gizlenerek varlığını korudu. Atatürk’ün ölümünden sonra giderek artan bir yoğunlukla yeniden açık hale gelerek 1950’ sonra iktidar oldu. Hürriyet ve İtilaf anlayışı bugün, aynı Osmanlı döneminde olduğu gibi, rakipsiz bir siyasi güç haline gelmiştir. Siyasi partilerin hemen tümü, bu anlayışı temsil eden bir çizgi izlemektedir. Hürriyet ve İtilaf, artık tek bir parti değil, bütün partilerdir…

yonetici
yonetici

Yorum Yapabilirsiniz

19 − ten =