PARTİ SORUNU-5: İTTİHAT VE TERAKKİ CEMİYETİ/FIRKASI-3

yonetici

… İttihat Terakki, II.Meşrutiyet’in ilanından sonra kendi kurduğu hükümete bakan vermedi. Daha sonraki hükümette de, yalnızca Adalet Bakanı örgüt üyesiydi. Hükümete girilmemesine karşın, aynı yıl içinde halka, kimin nasıl yapacağı belli olmayan sözler verdi. Program olarak açıklanan bildirgelerde; köklü ve ivedi siyasi yenilikler yapılacağı, dinine ve etnik kökenine bakılmaksızın halkın tümünün özgürlüklerden eşit olarak yararlanacağı, ulusal birliğin kurulacağı, ekonomik kalkınmanın gerçekleştirileceği ve adil bir vergi sistemi getirileceği söyleniyordu… “Meşrutiyet Devrimi”ni gerçekleştiren, hükümeti denetleyen ve topluma yenilikler için açık sözler veren İttihat ve Terakki, ilk legal (yasal) kongresini, gizli olarak yaptı. Bu tutum, örgütün örneği olmayan bir başka ilginç girişimiydi. Otuz beş yıl süren siyasi mücadeleden sonra, iktidara gelme gücüne ulaşan bir parti kongresini gizli yapıyordu. … İttihat ve Terakki; 1. Dünya Savaşı’na giderken, kendisinin olduğu kadar İmparatorluğun da sonunu getirecek kararı, Almanya’yla kurulan ilişkiler konusunda aldı. Almanya’dan yoğun biçimde askeri uzman getirildi, çok sayıda subay Almanya’ya gönderildi. Askeri anlaşma, kısa bir süre içinde siyasi yakınlaşmaya dönüştürüldü ve bu yakınlaşma 2 Ağustos 1914’de imzalanan gizli bir ittifak antlaşmasıyla sonuçlandırıldı… Türk-Alman ilişkilerine, Almanya hayranlığıyla tanınan ve örgütün en etkili yöneticilerinden biri haline gelen Enver Paşa yön verdi. Sözde satın alınan ve subaylarına Türk üniforması giydirilen iki Alman gemisinin, Rus limanlarını bombalaması sonucu bir oldu bittiyle Dünya Savaşına girildi. Dört yıl süren ve Anadolu halkını perişan eden savaş sonunda, Anadolu işgal edildi. İttihat ve Terakki, 14 Kasım 1918’de yaptığı bir kongreyle kendini feshetti. Yerine, ne anlama geldiği pek de belli olmayan, ‘Teceddüt’ (yenilik) adlı bir parti kurulduğu açıklandı… İttihat ve Terakki yöneticilerinin sonları İmparatorluk gibi acılı oldu. Talat Paşa ve Cemal Paşa’yı Ermeniler öldürdü; Enver Paşa, “Turan devleti kurmak için” gittiği Orta Asya’da vuruldu; Cavit Bey, Yüzbaşı İsmail Canbolat, Doktor Nazım, Atatürk’e suikast girişimi nedeniyle idam edildiler; Kara Kemal intihar etti… Örgütün sıradan üyeleri çoğunlukla Kurtuluş Savaşı’nı desteklediler; Müdafaa-i Hukuk Dernekleri’ni örgütleyerek savaşa ve daha sonra kurulacak olan Cumhuriyet Halk Fırkası’na katıldılar; bazıları, Cumhuriyet’in kuruluşunda ve geliştirilmesinde etkin görevlerde bulundular… Atatürk, hemen hiçbir konuda anlaşamamasına karşın, İttihat ve Terakki’nin ‘vatansever bir örgüt’ olduğunu kabul eder ve bu örgütün yurtseverliğinin her türlü ‘tartışmanın üzerinde’ olduğunu söyler. Şöyle der; “İttihat ve Terakki vatansever bir cemiyettir. Başlangıcından çok zaman sonrasına kadar ben de bu cemiyet içinde bulundum. Cemiyet, hiçbir zaman aşağılanmayı hak edecek bir nitelik almamıştır. Birçok kusuru ve yanlışı olabilir. Ama yurtseverliği tartışmaların

yonetici
yonetici

Yorum Yapabilirsiniz

4 + eighteen =