Yakın Tarih (Türkiye) Arşiv

Metin Aydoğan
yabancilara_toprak_satisinin_kokeni
Yabancılara toprak edinme hakkının tanınması, Avrupalıların 19.yüzyıl boyunca İstanbul’dan istediği, çoğu kez dayattığı, siyasi-ekonomik isteklerin değişmez maddelerinden biriydi. Bu istek, 1856’da Islahat Fermanı’yla kabul edilmiş ve 1867 yılında çıkarılan Tebaa-i Ecnebiyenin Emlâke Mutasarrıf Olmaları Hakkında Kanun adlı yasayla uygulamaya sokulmuştu. Yasada şunlar söyleniyordu: “Yabancı devletlerin uyrukları, Osmanlı ülkesinin Hicaz dışında kalan her yerinde, devletin...
Metin Aydoğan
Rus Devrimi, Julyen Takvimine göre 25 Ekim, Miladi Takvime göre 7 Kasım 1917’de ortaya çıktı. 20.Yüzyılı her yönüyle etkilemiş olan bu büyük insanlık deneyimi, toplumsal savaşımda ders alınacak olaylarla doludur. Kısa bir özet niteliğindeki yazıyı bu amaçla yayınlıyoruz 13 Şubat 1917’de, Rusya’nın başkenti Petrograd’ta, açlık çeken ve eksi yirmi beş derecede ekmek kuyruklarında bekleşen...
Metin Aydoğan
12 Eylül Darbesi diyince akla; askerler, cezaevleri, idamlar ve aydınlara uygulanan yoğun kıyım geliyor. Bu doğrudur. Bunlar şiddet döneminin yaygın uygulamalarıdır ve o dönem insanlarının yaşadığı gerçeklerdir. Ancak, 12 Eylül’ün niteliği ve gerçek amacı konusunda görülemeyen ya da yeterince görülemeyen bir yanı vardır. Önemli olan bunu görmektir. 12 Eylül, ulusal pazarın uluslararası şirketlere koşulsuz...
Metin Aydoğan
12 Eylül, yıllarca süren aydın kırımının son ve en yıkıcı aşamasıydı. Yönetimi ele geçirenler, devletin bütün olanaklarını kullanarak yurtsever aydınları ağır bir şiddetle ezdi. Devlet kendi aydınını yok etti. 12 Eylül uygulamalarıyla 650 bin kişi gözaltına alındı ve bunların büyük çoğunluğuna işkence yapıldı. İşkenceler, yalnızca konuşturmak, bilgi sağlamak amacıyla değil, kişilikleri ezmek, direnme gücünü...
Metin Aydoğan
Türkiye’de, yurtsever gençler üzerinden gerçekleştirilen kirli siyasetin; uzun erimli bir izlence (program) olduğu, bu izlencenin dışarda hazırlandığı, ulusal varlığın en önemli unsuru olan aydınların hedef alındığı, artık bilinen bir gerçektir. Gençleri ve aydınları etkisizleştirmeye ve kimi zaman yok etmeye yönelen eylemler, durumu açıkça ortaya koymaktadır. Aydınkırımının amaç ve kapsamını gösteren kanıtlar, yalnızca olayların kendisi değildir. En...
Metin Aydoğan
Türkiye Cumhuriyet’i kurulduğunda sıkıntısı çekilen ana sorun; buyruk, yönerge ya da yasayla giderilemeyecek olan aydın eksikliğiydi. Cumhuriyet olanaksızlıklara karşın bu eksikliği gidermiş ve kendine uygun; özverili, inançlı ve yurtsever bir aydın kuşağı yetiştirmişti. Ülke bu kuşağın omuzları üzerinde yükselmiştir. Ancak, Atatürk öldükten ve Batı ile ilişkiye geçildikten özellikle de 1950’den sonra, bu kuşak ve yetiştirdiği...
Metin Aydoğan
 15 Haziran 1926 Mustafa Kemal Atatürk’e İzmir’de suikast tasarlanan gündür. Yazıyı bu nedenle yayınlıyoruz. Saltanatın kaldırıldığı 1922 yılından beri, gerçekleştirilen hemen her yeniliğe karşı çıkan “karşıtçılar cephesi”, Mustafa Kemal’le meşru sınırlar içinde başedemeyeceğini anlamıştı. Devrim atılımları uygulanıp halka mal oldukça o güçleniyor, karşıtları güç yitiriyordu. Çok yakında, hiçbir şey yapamaz duruma düşecekleri için, zaman...
Metin Aydoğan
Emperyalizmin Kürtlere olan ilgisi, petrolün öneminin artması ve Ortadoğu’da zengin petrol yataklarının bulunmasıyla yoğunlaşmıştır. Bölgeyi denetim altında tutabilmek için, bölgedeki devletlerin güçlenmesine izin verilmemiş, yörenin geri unsurları bu amaçla kullanmıştır. Kurtuluş Savaşı içindeki gerici ayaklanmalarla, Cumhuriyet’in ilk yıllarındaki İslamcı-Kürtçü ayaklanmaların yoğunluğu bundandır. Emperyalist Karışma Kürt ayaklanmaları, gerek Kurtuluş Savaşısüresince ve gerekse, Cumhuriyet döneminin ilk on...
Metin Aydoğan
  Kenan Evren ve 12 Eylül diyince akla; askerler, cezaevleri, idamlar ve aydınlara uygulanan yoğun kıyım geliyor. Bu doğrudur. Bunlar şiddet döneminin yaygın uygulamalarıdır ve o dönem insanlarının yaşadığı gerçeklerdir. Ancak, Kenan Evren ve 12 Eylül’ün niteliği ve gerçek amacı konusunda görülemeyen ya da yeterince görülemeyen bir yanı vardır. Önemli olan bunu görmektir. 12 Eylül,...
Metin Aydoğan
Jön Türkler, savaşımları ve politik etkileriyle değil, aldıkları adla tanındılar. İkinci sınıf liberal meşrutiyetçi görüşler ileri sürdüler ve her etnik kökenden insanı içlerinde barındırdılar ancak her nedense Jön Türkler olarak tanımlandılar. Kendilerine özgü sağlam bir dünya görüşleri yoktu ve güçlü bir siyasi akım olamadılar ancak adları dünya siyaset sözlüğüne girdi. Jön Türkler sözcüğü ilginç bir biçimde, çeşitli...