Yakın Tarih (Türkiye) Arşiv

Metin Aydoğan
Jön Türkler, savaşımları ve politik etkileriyle değil, aldıkları adla tanındılar. İkinci sınıf liberal meşrutiyetçi görüşler ileri sürdüler ve her etnik kökenden insanı içlerinde barındırdılar ancak her nedense Jön Türkler olarak tanımlandılar. Kendilerine özgü sağlam bir dünya görüşleri yoktu ve güçlü bir siyasi akım olamadılar ancak adları dünya siyaset sözlüğüne girdi. Jön Türkler sözcüğü ilginç bir biçimde, çeşitli...
Metin Aydoğan
Mustafa Kemal Balkan Savaşı’nı haber alınca Trablusgarp’tan ayrıldı ve savaşa katılmak üzere yola çıktı. Romanya üzerinden İstanbul’a giderken yolda aldığı haberlere ve Ordunun bu kadar kolay yenilmesine inanamıyordu. Trakya Türklerinin yaşadığı acılara, büyük toprak yitiklerine, özellikle de Selanik’in yitirilmesine çok üzüldü. Doğduğu yer olan 538 yıllık ata yadigarı bu güzel kent, birkaç hafta içinde elden...
Metin Aydoğan
25 Ağustos akşamı, Anadolu’nun dış dünyayla haberleşmesini tümüyle kesti. Karargahını Şuhut yakınlarındaki dağlık bölgeye, oradan Kocatepe arkasındaki bir tepeye taşıdı. 26 Ağustos sabahı, gün doğumuna bir saat kala, savaşı yöneteceği Kocatepe’ye geldi. “Düşüncelerine gömülmüş, konuşmuyordu. Durmadan doğuya, güneşin doğacağı ufka bakıyordu. Orada kızıl pırıltı belirip, Anadolu yaylasına güneş doğarken birden, gürleyen bir gök gibi, topçu...
Metin Aydoğan
Kemalist politikanın ödünlerle başlayıp karşı devrimle sonuçlanan uzun bir süreç sonunda uygulamadan kaldırılması, sanıldığı gibi 1950’lerde değil, 11 Kasım 1938’de yani Atatürk’ün ölümüyle birlikte başlamıştır. Bu, öznel bir yargı değil hükümet uygulamalarının ortaya koyduğu bir olgudur. Yaşananlar, şaşırtıcıdır ancak gerçektir. Şaşırtıcı olan, İnönü gibi her zaman Atatürk’ün yanında yer alan, Kurtuluş Savaşı ve devrimlerde büyük...
Metin Aydoğan
       Kemalist politikanın ödünlerle başlayıp karşı devrimle sonuçlanan uzun bir süreç sonunda uygulamadan kaldırılması, sanıldığı gibi 1950’lerde değil, 11 Kasım 1938’de yani Atatürk’ün ölümüyle birlikte başlamıştır. Bu, öznel bir yargı değil hükümet uygulamalarının ortaya koyduğu bir olgudur. Yaşananlar, şaşırtıcıdır ancak gerçektir. Şaşırtıcı olan, İnönü gibi her zaman Atatürk’ün yanında yer alan, Kurtuluş Savaşı...
Metin Aydoğan
İstanbul Meclisi gerek oluşumunda, gerekse kısa süren yaşamı içinde, toplanma yeri konusunda olduğu gibi, katılım konusunda da Mustafa Kemal’i çok uğraştırdı. Kurtuluş Savaşı’nın hemen başlangıcında, ona belki de en sıkıntılı günlerini yaşattı. Milli mücadeleye katılan ya da katılacak nitelikte olanların, milletvekili adıyla da olsa, işgal altındaki İstanbul’a gitmesini istemiyor ancak isteğini kabul ettiremiyordu. En yakın...
Metin Aydoğan
13 Aralık, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile imzaladığı Gümrük Birliği Protokolü’nün yıldönümüdür. 18 yıl önce 1995’te bir bayram havasıyla kutlanan bu girişim, Türkiye’den çok şey götürmüştür. Üye olmadığımız söz ve oy hakkımızın bulunmadığı bir dış örgüt (AB) hiçbir yükümlülük üstlenmeden Türkiye’nin içişlerine karışmış; ekonomiden kültüre, yönetim işleyişinden dış siyasetine dek her alanda istemlerde bulunmuş ve...
Metin Aydoğan
1838 yılında İngiltere’yle imzalanan Serbest Ticaret Antlaşması, günümüzdeki Avrupa Gümrük Birliği Protokolüne; 1839 da başlayan Tanzimat uygulamaları ise, Avrupa Birliği uyum düzenlemelerine denk gelir. Konu incelendiğinde, tarihin yüzyetmişbeş yıl sonra bu denli yinelenmiş olması çoğu kimseye şaşırtıcı gelecektir. Tarihten ders alınmadığı için, yaşananlar yeniden yaşanmıştır. Tanzimat Osmanlıyı çökertti, Avrupa Birliği Türkiye’yi yok oluşa götürüyor....
Metin Aydoğan
1838 yılında İngiltere’yle imzalanan Serbest Ticaret Antlaşması, günümüzdeki Avrupa Gümrük Birliği Protokolüne; 1839 da başlayan Tanzimat uygulamaları ise, Avrupa Birliği uyum düzenlemelerine denk gelir. Konu incelendiğinde, tarihin yüzyetmişbeş yıl sonra bu denli yinelenmiş olması çoğu kimseye şaşırtıcı gelecektir. Tarihten ders alınmadığı için, yaşananlar yeniden yaşanmıştır. Tanzimat Osmanlıyı çökertti, Avrupa Birliği Türkiye’yi yok oluşa götürüyor....
Metin Aydoğan
29 Ekim 1923’de ilan edilen Cumhuriyet’in niteliğini anlamak için, I.(1876) ve II.(1908) Meşrutiyet’in ele alınması ve 1876 ile 1923 arasındaki 47 yıllık sürecin değerlendirilmesi gerekir. Önemli olan nereye gelindiği değil nereden nereye gelindiğidir. Kimi tarihçiler, birinci Meşrutiyet’i mutlak monarşiye karşı yapılan demokratik bir girişim ve yenilikçi bir hareket olarak değerlendirir; cumhuriyet düşüncesinin oluşmasına katkı...