Yakın Tarih (Türkiye) Arşiv

Metin Aydoğan
Birinci Meclis, ulusal bağımsızlıktan ödün vermeyen, tutsaklığın her türüne karşı çıkan Müdafaa-i Hukuk anlayışının doğal sonucuydu. Ulusun yazgısına yön vererek toplumun her kesimini etkiliyor, güç aldığı halkı tam anlamıyla temsil ediyordu. Bağımsızlık savaşı yürütürken devlet kurmaya girişilmişti ve meşruiyetini ulusal varlığın korunmasından alıyordu. Dünya siyasi tarihinde örneği olmayan, gerçekten demokratik, savaşkan bir yönetim organı,...
Metin Aydoğan
Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940’ta kuruldu. Değişik ülkelerin eğitim sistemleri içinde, Köy Enstitüleri kadar üzerinde çalışma ve tartışma yapılan bir başka eğitim kurumu çok azdır. Bu okullar, ulusal ya da uluslararası araştırmalara konu oldular; dünya eğitbilim ansiklopedilerine girdiler, dünyanın birçok ülkesinde örnek alındılar. Kapatılmalarının üzerinden 64 yıl geçti ama Köy Enstitüleri hâlâ tartışılıyor. Acı...
Metin Aydoğan
Mart 1920 günü İstanbul; İngilizler başta olmak üzere, Fransız, İtalyan ve Yunan birlikleri tarafından işgal edildi. Mustafa Kemal, aynı gün yayınladığı bildiride; “İstanbul zorla işgal edilmekle, Osmanlı Devleti’nin altı yüz yıllık yaşam ve egemenliğine son verildi. Yani bugün Türk milleti, hayat ve istiklal hakkını ve bütün geleceğini savunmaya davet edildi” dedi ve halkı direnmeye...
Metin Aydoğan
1970, kitle eylemlerinin doruğa ulaştığı bir yıldı. Türkiye, bu yıla dek bu denli yaygın ve yoğun, bu denli örgütlü bir toplumsal dirençle karşılaşmamıştı. Üniversite gençliği ve işçiler başta olmak üzere toplumun her kesimi, değişim ve gelişimi amaçlayan bir devingenlik içindeydi. Devrimci Öğrenci hareketi, Mustafa Kemal ve Kurtuluş Savaşı’nın anti-emperyalist niteliğini kavramış, savaşımını yükseltiyordu. Bağımsızlık...
Metin Aydoğan
TBMM, 3 Mart 1924 günü Urfa Milletvekili Şeyh Saffet Efendi ve elli arkadaşının verdiği; ‘Hilafeti kaldırılması ve Osmanlı Soyundan Olanların Yurt Dışına Çıkarılması Hakkındaki Kanun’ hakkındaki önergeyi kabul ederek yasalaştırdı. Hilafetin kaldırılması, devlet ve toplum yapısında yer etmiş, din inancıyla ilişkili, dörtyüz yıllık bir kurumun varlığına son verilmesiydi. Atatürk, yeniliğin öncüsü olarak, güçlü ve duruma...
Metin Aydoğan
Halkevleri, 19 Şubat 1932’de kuruldu. Amacını; “Türk ulusunu; bilinçli, birbirini anlayan, birbirini seven, ortak ülküye bağlı bir halk kitlesi haline getirmek” olarak açıklamıştı. Devrimler halka anlatılacak; kültürel yaşam, canlandırılacaktı. Yüzyıllarca bağnazlığın baskısı altına ezilen Anadolu halkı; yurt ve dünya sorunları hakkında bilgi sahibi olan, doğru düşünebilen ve olaylar karşısında kendi kanısını çekinmeden belirtebilen kişiler...
Metin Aydoğan
17 Şubat 1926’da kabul edilen Medeni Kanun, Hukuk Devrimi’ni yeni bir aşamaya ulaştırdı. Aileyi güçlendirme, çocuk ve yetimleri koruma ya da kadın haklarını gözetme gibi; Türklerin önem verdiği özelliklere sahip bu önemli girişim, çağdaşlığa yönelen devrimci bir atılımdı. Mustafa Kemal, iki yıl önce, Hukuk Devrimi’ni başatırken şunları söylemişti: “Devrimcilerin en büyük ve sinsi düşmanı,...
Metin Aydoğan
İzmir İktisat Kongresi, Türkiye için önem taşıyan günlerde, 1923 yılının 17 Şubat – 4 Mart aralığında toplandı. Mustafa Kemal Kongreyi açarken şunları söyledi: “… Amacımız odur ki, bu ülkenin insanları ürettikleriyle; tarımın, ticaretin, sanatın, emeğin ve yaşamın temsilcileri olsun. Ve bu ülke, artık yoksul ve kimsesizler ülkesi değil, zenginler ülkesi, zenginlikler ülkesi olsun. Yeni...
Metin Aydoğan
İsmet İnönü’nün Türkiye’yi İkinci Dünya savaşına sokmadığı, bu tutumuyla Anadolu insanını yeni bir kanlı kapışmadan uzak tuttuğu yaygın bir görüştür. “30’lar kuşağının çocukları babasız bırakmadı” söylemi, döneme yönelik İnönü politikasının doğruluğunu gösteren kanıt olarak kullanılmıştır. Türkiye, savaşa girmedi ve çocuklar “babasız kalmadı”, bu sonuç yaşanan bir gerçek. Bu sonucun, İnönü’nün yürüttüğü ‘ustalıklı politikayla’ elde...
Metin Aydoğan
Yabancılara ayrıcalık tanıma, Anadolu Selçuklularına dek giden eski bir öyküdür. Ekonomi başta olmak üzere, hukuk ve siyaset alanında verilen imtiyazlar; verildikçe bağlanan bağlandıkça verilen ödünler halinde yüzlerce yıl sürdü. Kolaycılıkla öngörüsüzlüğün iç içe geçtiği bu uygulamalar, Selçuklulardan sonra Osmanlı İmparatorluğu’nun da yıkımını hazırlayan koşulları oluşturdu. Yabancılara, devletin güçlü olduğu dönemlerde bile, ekonomik yaşama, bağlı...