Yakın Tarih (Türkiye) Arşiv

yonetici
Türkiye’de, ulusçuluğu yadsıyan ümmetçilik ya da ulusçuluğu ümmetçilikle kaynaştırmağa çalışan siyasi girişimler, çok yönlü ve yaygın bir girişim olarak, yeni bir aşamaya gelmiştir. Ümmetçiler ve Türk-İslam Sentezciler, Batıcılıkla kolayca uyuşmaktadır. Uyuşmanın temelinde, Amerikalıların Ilımlı İslam adını verdiği, ulusçuluğu ümmetçilik içinde eritmeyi amaçlayan ve azgelişmiş ülkelere yönelen küresel politikalar vardır. Kavramlar üzerinde, yaşanmakta olan yozlaşma...
yonetici
Osmanlılar, Kürdistan adını verdiği bölgede, devletin temel dayanağı olan tımar sistemini Kürtler’e uygulamadı. Bölgenin yönetimini, babadan oğula geçecek biçimde aşiretlere bırakıp bu aşiretlere, yalnızca Avrupa’daki sınır boylarında yaşayan kimi topluluklara verilen özel haklar tanıdı. Kürtler Müslüman olduğu için haraç ve cizye ödemiyor, tımar dışında bırakıldıkları için de aşar vermiyordu. Çevreleri koruma altında olduğu için,...
yonetici
Cumhuriyetin kabul edildiği 1923 yılında tekniğine uygun karayolu ve köprü yoktu. Çoğunlukla toprak olan yollar, bahar ve kış aylarında aşılması güç çamur çukurları haline gelirdi. Kışın kardan bahar aylarında dere ve nehir taşmasından ulaşım dururdu. Ulaşım o denli güçtü ki, tahıl tarımı yapılan yörelerden başka yörelere ürün götürülemez, bu nedenle sahil kesimlerine dışarıdan buğday...
yonetici
AKP Hükümeti, 27 Haziran 2016’da İsrail’le Roma’da bir anlaşma imzaladı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu sevincini gizlemeye çalışarak, anlaşmanın İsrail ekonomisine ‘muazzam etkileri olacağını’ söyledi. Doğu Akdeniz’de çıkardığı doğal gazdan İsrail gazı diye söz etti ve “Türkiye anlaşmasıyla ekonomimiz yükselen bir ivme kazanacak” dedi.1 Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sürekli dile getirdiği İsrail karşıtlığını bıraktı ve...
yonetici
Türkiye’de son 20 yılda yoğun biçimde özelleştirme yapıldı yani kamu malları satıldı. Bunu yapanlar; ulusal çıkarları ve kamu yararını gözetmediler. Büyüğüne küçüğüne bakmadan, üretim yapanlar dahil 890 kamu malını, değerlerinin çok altında sattılar. Bunu yaparken, verilen bir görevi yerine getirir gibiydiler. Söz ve davranışlarına sınır koymuyor, uyarıları dinlemiyorlardı. ANAP’ın Devlet Bakanı Eyüp Aşık, “TEKEL’i...
yonetici
Yabancı hayranlığına dayanan yüzelli yıllık yabancılaşma birikimi, işbirlikçiliğin yaşam kaynağıdır ancak işbirliçilik bugün hayranlığın çok ötesine geçmiş, emperyalist politikanın önemli bir parçası durumuna gelmiştir. Büyük devlet ölçütlerine göre seçilen ve ülkelerinde etkin görevlere getirilecek yönetici adayları, devlet fonlarıyla beslenen kurumlarda eğitilmekte ve ülkelerine gönderilmektedir. Bu durumu büyük devlet yetkilileri açıklamaktadır. “Yerli Misyonerler” Fransa Maliye...
yonetici
Hükümetin Türkiye’nin sahip olduğu altının yüzde 92’i olan 450 ton altını İngiltere’ye göndermesi büyük tepki yarattı; duyuldukça tepki arttı. Tepkinin giderilerek ya da azaltılarak halkın duymasını önlemek için yandaş medya devreye sokuldu. Altının nereden ve ne biçimde geldiği belirtilmeden, Hazinenin altınla dolduğu yaymacası yapıldı. Altınların İngiltere’den geri alındığı izlenimi verildi. Ne yazıkki birçok yurtsever...
yonetici
5 Aralık 1934 Çarşamba günü yapılan Anayasa değişikliğiyle, kadınlara seçme ve seçilme hakkı verildi ve Atatürk, o akşam, tüm kadınlara seslenen bir bildiri yayınladı. Bildiride, şunları söylüyordu: “Seçme ve seçilme hakkı, Türk kadınına toplum yaşamında, başka birçok milletin kadınlarından daha yüksek bir yer kazandırmıştır… Belediye seçimlerine katılarak siyasi yaşamda kendini deneyen Türk kadını, şimdi...
yonetici
Yol, köprü ve tünelleri, yap işlet devret ihaleleriyle yaptıranlar; yanlış ya da kaçak geçiş yapanlara, geçiş ücretinin 10 katı ceza kesiyor. Bunu yasaya ve sözleşmelere koymuşlar, ayrımsız uyguluyorlar. Kesilen cezanın 15 günde ödenmesi gerekiyor. Ödenmezse ceza kesiliyor ve ceza ödenmediği sürece sürekli artıyor. 10 kat cezanın 4 katını işletmeci şirket, 6 katını devlet alıyor....
yonetici
30 Kasım 1925’te kabul edilen yasayla Tekke ve Zaviyeler kapatıldı. Bu yasayla, şeyhler ve dervişler, tekkelerini kapatmakla kalmadılar, yan örgütleri durumundaki derneklerini de dağıttılar. Kendilerine ayrıcalık sağladığına inandıkları garip giysilerini de çıkardılar. Herkes gibi; ceket, iskarpin, pantolon, kasket ya da şapka giydiler, kravat taktılar. Sokakta hiç kimse, onları artık diğer insanlardan ayıramıyordu. “Başkasının sadakasıyla...