Yakın Tarih (Türkiye) Arşiv

Metin Aydoğan
  “Şimdi Türkler hızla borçlanmaktadırlar. Ancak yirmibeş yıl sonra Osmanlı toplumunda borçlanmaya karşı muhalif unsurlar ortaya çıkacaktır. İşte o zaman, gerek alacaklarımız ve gerekse bunların faizleri tehlikeye düşecektir. Bu nedenle Osmanlı Devleti’nin maliyesi, ekonomisi ve servetleri üzerindeki çıkarlarımızı koruyabilecek Türk yöneticilere ihtiyacımız olacaktır. Ben, bu ‘yerli misyonerlerin’, bizden ve yapacağımız siyasi baskılardan çok daha...
Metin Aydoğan
  1838 yılında İngiltere’yle imzalanan Serbest Ticaret Antlaşması, günümüzdeki Avrupa Gümrük Birliği Protokolüne; 1839’da başlayan Tanzimat uygulamaları ise, Avrupa Birliği uyum düzenlemelerine denk gelir. Konu incelendiğinde, tarihin yüz yetmiş yedi yıl sonra bu denli yinelenmiş olması çoğu kimseye şaşırtıcı gelecektir. Tarihten ders alınmadığı için, yaşananlar yeniden yaşanmaktadır. Tanzimat Osmanlıyı çökertti, Avrupa Birliği Türkiye’yi yok...
Metin Aydoğan
Kimi tarihçiler, 1908 yılında ilan edilen ve II.Meşrutiyet olarak tanımlanan toplumsal devinimi, demokratik devrim olarak değerlendirir. Bu değerlendirme, devrimkavramını gereğinden çok genişletmek anlamına gelir. Osmanlı toplumunun 20.yüzyıl başındaki özgün koşulları gözönüne alındığında, II.Meşrutiyet’i devrim yerine ilerici atılım biçiminde tanımlamak daha doğru olacaktır. II.Meşrutiyet, halka ulaşarak köklü toplumsal gelişimler sağlanamamıştır ama Türk siyasi yaşamına ulusçu...
Metin Aydoğan
1.mesrutiyet
I.Meşrutiyet, 26 Aralık 1876’da ilan edildi. 2.Abdülhamit’in Batılılara güven vermek için düzenlediği bu içi boş girişim, kimi tarihçi tarafından mutlak monarşiye karşı atılan demokratik bir adım olarak nitelendirilir. Aşağıdaki yazıyı, I. Meşruiyetin niteliğini ortaya koymak için yayınlıyoruz. 29 Ekim 1923’de ilan edilen Cumhuriyet’in niteliğini anlamak için, I.Meşrutiyet’in (1876) ele alınması ve 1876 ile 1923...
Metin Aydoğan
yabancilara_toprak_satisinin_kokeni
Yabancılara toprak edinme hakkının tanınması, Avrupalıların 19.yüzyıl boyunca İstanbul’dan istediği, çoğu kez dayattığı, siyasi-ekonomik isteklerin değişmez maddelerinden biriydi. Bu istek, 1856’da Islahat Fermanı’yla kabul edilmiş ve 1867 yılında çıkarılan Tebaa-i Ecnebiyenin Emlâke Mutasarrıf Olmaları Hakkında Kanun adlı yasayla uygulamaya sokulmuştu. Yasada şunlar söyleniyordu: “Yabancı devletlerin uyrukları, Osmanlı ülkesinin Hicaz dışında kalan her yerinde, devletin...
Metin Aydoğan
Rus Devrimi, Julyen Takvimine göre 25 Ekim, Miladi Takvime göre 7 Kasım 1917’de ortaya çıktı. 20.Yüzyılı her yönüyle etkilemiş olan bu büyük insanlık deneyimi, toplumsal savaşımda ders alınacak olaylarla doludur. Kısa bir özet niteliğindeki yazıyı bu amaçla yayınlıyoruz 13 Şubat 1917’de, Rusya’nın başkenti Petrograd’ta, açlık çeken ve eksi yirmi beş derecede ekmek kuyruklarında bekleşen...
Metin Aydoğan
12 Eylül Darbesi diyince akla; askerler, cezaevleri, idamlar ve aydınlara uygulanan yoğun kıyım geliyor. Bu doğrudur. Bunlar şiddet döneminin yaygın uygulamalarıdır ve o dönem insanlarının yaşadığı gerçeklerdir. Ancak, 12 Eylül’ün niteliği ve gerçek amacı konusunda görülemeyen ya da yeterince görülemeyen bir yanı vardır. Önemli olan bunu görmektir. 12 Eylül, ulusal pazarın uluslararası şirketlere koşulsuz...
yonetici
12 Eylül, yıllarca süren aydın kırımının son ve en yıkıcı aşamasıydı. Yönetimi ele geçirenler, devletin bütün olanaklarını kullanarak yurtsever aydınları ağır bir şiddetle ezdi. Devlet kendi aydınını yok etti. 12 Eylül uygulamalarıyla 650 bin kişi gözaltına alındı ve bunların büyük çoğunluğuna işkence yapıldı. İşkenceler, yalnızca konuşturmak, bilgi sağlamak amacıyla değil, kişilikleri ezmek, direnme gücünü...
yonetici
Türkiye’de, yurtsever gençler üzerinden gerçekleştirilen kirli siyasetin; uzun erimli bir izlence (program) olduğu, bu izlencenin dışarda hazırlandığı, ulusal varlığın en önemli unsuru olan aydınların hedef alındığı, artık bilinen bir gerçektir. Gençleri ve aydınları etkisizleştirmeye ve kimi zaman yok etmeye yönelen eylemler, durumu açıkça ortaya koymaktadır. Aydınkırımının amaç ve kapsamını gösteren kanıtlar, yalnızca olayların kendisi değildir. En...
yonetici
Türkiye Cumhuriyet’i kurulduğunda sıkıntısı çekilen ana sorun; buyruk, yönerge ya da yasayla giderilemeyecek olan aydın eksikliğiydi. Cumhuriyet olanaksızlıklara karşın bu eksikliği gidermiş ve kendine uygun; özverili, inançlı ve yurtsever bir aydın kuşağı yetiştirmişti. Ülke bu kuşağın omuzları üzerinde yükselmiştir. Ancak, Atatürk öldükten ve Batı ile ilişkiye geçildikten özellikle de 1950’den sonra, bu kuşak ve yetiştirdiği...