Yakın Tarih (Türkiye) Arşiv

yonetici
“Bilinen bir gerçektir ki, tarih bir milletin kanını, hakkını ve varlığını hiçbir zaman inkâr edemez. Bu nedenle, vatanımız ve milletimiz aleyhine verilen ve örtülerle gizlenen temelsiz hükümler, kanaatler muhakkak iflasa mahkumdur. Bütün iğrenç zulümlerden, bedbaht acizlerden, tarihimize karşı reva görülen haksızlıklardan üzüntü duyan milli vicdan, sonunda uyanış haykırışını yükseltmiş; Müdafaa-i Hukuk, Muhafaza-i Hukuk-u Milliye,...
yonetici
“Sorun, Atatürk’ün bir paşa fermanıyla yarattığı yapay ürün Türk Devleti ve Türk ulusudur. Sorun, Kemalizm ve Kemalizmin ulusçuluk ve laiklik ilkeleridir. Sorun, uyduruk, zorlama ve yapay Türk ulusudur. Böyle bir ulus yoktur. Olmadığını Türkiye’de yaşayan Türk–Kürt, Müslüman–laik, Alevi–devlet çatışmalarında görmekteyiz. Bu uyduruk ulusu Atatürk nasıl kurdu? Önce Ermenileri yok ettiler, sonra da Rumları. Kürtleri...
yonetici
Atatürk’e yapılan 17 suikast girişiminden biri olan İzmir Suikastı, 15 Haziran 1926 günü ortaya çıktı. Saltanat ve hilafet kaldırılmış, Cumhuriyet ilan edilmiş ve devrimler dönemine geçilmişti. Karşıtçılar cephesi, bu aşamada harekete geçerek bu kez İzmir’de şanslarını denediler. Hedefleri, O’nun kişiliğiyle bütünleşen Cumhuriyet ve gelmekte olan devrimlerdi. Bu gerçeği ve geleceğe olan inancını, suikast girişiminden...
yonetici
Atatürk’ün ölümünden yalnızca altı ay sonra Türkiye; 12 Mayıs 1939’da İngiltere, 23 Haziran 1939’da Fransa ile iki ayrı bildiriye (deklarasyona) imza attı. Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Şükrü Saraçoğlu, İngiltere Büyükelçisine bu anlaşmalarla ilgili olarak, “Türkiye’nin bütün nüfuzunu Batı devletlerinin hizmetine verdiğini” söyledi. Anlaşma yapılan İngiltere ve Fransa, daha 20 yıl önce; Türkiye’yi yok edeceklerini,...
yonetici
Mustafa Kemal, Samsun’a çıkmadan bir hafta önce 11 Mayıs 1919’da, ilk Kürt ayaklanması başladı. Midyat’ın Güneyindeki aşiretlerin reisi olan Ali Batı, Kürt devleti kurmak üzere ayaklandı. Üç ay süren ayaklanma, 19 Ağustos 1919’da bastırıldı. Ankara Hükümeti’nin kurulmasından sonra arka arkaya patlak veren Kürt ayaklanmalarının ilki Koçgiri Ayaklanması’ydı. 135 köye yayılmış olan Koçgiri aşireti, Yunan...
Metin Aydoğan
  Çanakkale Savaşı’nın tarihsel önemi; Karlofça Anlaşması‘ndan (1699) beri Osmanlı İmparatorluğu üzerinde baskı kurmuş olan Batılı devletlerin, üstelik en güçlüleri İngiltere ve Fransa’nın durdurulup yenilmesidir. Bu yengi, aynı zamanda, 4 yıl sonraki Kurtuluş Savaşı’yla birlikte; dünyanın tüm ezilen uluslarını etkileyen, sömürge ve yarı sömürgelerde “İngiliz İmparatorluğu’nun yenilmezlik efsanesine” son veren, olağanüstü etkili, evrensel boyutlu...
Metin Aydoğan
  İstanbul Meclisi gerek oluşumunda, gerekse kısa süren yaşamı içinde, toplanma yeri konusunda olduğu gibi, katılım konusunda da Mustafa Kemal’i çok uğraştırdı. Kurtuluş Savaşı’nın hemen başlangıcında, ona belki de en sıkıntılı günlerini yaşattı. Milli mücadeleye katılan ya da katılacak nitelikte olanların, milletvekili adıyla da olsa, işgal altındaki İstanbul’a gitmesini istemiyor ancak isteğini kabul ettiremiyordu....
Metin Aydoğan
  Birinci Dünya Savaşı’nda Türk Ordusunun karşılaştığı ihanet, “sinir bozucu” bir acıyı içerir. Bir yandan ileri teknoloji ile donatılmış İngiliz Ordusuy’la savaşılırken, öte yandan bu Ordu’yla bağlantılı Arap çetelerinin saldırılarıyla uğraşıldı. Olanaksızlıklar ve karşılaşılan vahşet, her türlü öngörünün üzerindeydi. Ayrıcalıklı haklarla yüzyıllarca Osmanlı Devleti’nin uyruğu olarak yaşayan Araplar, açıklanması güç bir acımasızlıkla Türk Ordusu’nun...
Metin Aydoğan
  “Şimdi Türkler hızla borçlanmaktadırlar. Ancak yirmibeş yıl sonra Osmanlı toplumunda borçlanmaya karşı muhalif unsurlar ortaya çıkacaktır. İşte o zaman, gerek alacaklarımız ve gerekse bunların faizleri tehlikeye düşecektir. Bu nedenle Osmanlı Devleti’nin maliyesi, ekonomisi ve servetleri üzerindeki çıkarlarımızı koruyabilecek Türk yöneticilere ihtiyacımız olacaktır. Ben, bu ‘yerli misyonerlerin’, bizden ve yapacağımız siyasi baskılardan çok daha...
Metin Aydoğan
  1838 yılında İngiltere’yle imzalanan Serbest Ticaret Antlaşması, günümüzdeki Avrupa Gümrük Birliği Protokolüne; 1839’da başlayan Tanzimat uygulamaları ise, Avrupa Birliği uyum düzenlemelerine denk gelir. Konu incelendiğinde, tarihin yüz yetmiş yedi yıl sonra bu denli yinelenmiş olması çoğu kimseye şaşırtıcı gelecektir. Tarihten ders alınmadığı için, yaşananlar yeniden yaşanmaktadır. Tanzimat Osmanlıyı çökertti, Avrupa Birliği Türkiye’yi yok...