Yakın Tarih (Türkiye) Arşiv

Metin Aydoğan
17 Kasım 1922 günü ülkeden kaçan Vahdettin, ulus vicdanını gerçek anlamda rahatsız eden ağır suçlar işlemişti. Anadolu’da ordu yoksulluk içinde savaşırken; kadınlar, yaşlılar, çocuklar ölüm dahil her türlü eziyeti göze alıp ateş hatlarına silah götürürken; İstanbul’da, “en sıradan hamal bile özgürlüğün temeline bir taş koymak için yaşamını tehlikeye atmaktan çekinmezken”; Padişah, tüm ulusun kutsal...
Metin Aydoğan
Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918 Çarşamba günü İstanbul’a geldi. Burada bulunduğu altı ay boyunca, durmadan çalıştı. Hemen “her kapıyı çaldı.” Güvenilir bulduğu yetki sahiplerine, “askeri birlikleri terhis etmemelerini” ve işgal güçlerine olabildiğince, “örtülü engeller çıkarmalarını” söylüyordu. Dost bildiklerinden başka; düşman saydığı kişiler, düzeysiz ve yetersiz görevliler, hoşlanmadığı insanlar ve yabancılarla bile konuştu. İstanbul’da kaldığı...
Metin Aydoğan
Birinci Dünya Savaşı 11 Kasım 1918’de bitti. Bugün yüzüncü yılı kutlanıyor. Savaşa yol açan nedenler, aradan yüzyıl geçmesine karşı farklı biçim ve yoğunluklarla bugün de sürüyor. Ekonomik dayanakları olmayan bir savaş bugüne dek görülmedi. Ticari yarışın siyasete taşınarak askeri eyleme dönüşmesi, büyük küçük tüm savaşların ortak özelliğidir. 20. Yüzyıl başında dünyanın genel bir çatışmaya...
Metin Aydoğan
1 Kasım 1928’de kabul edilen yasayla, Arap harflerine dayanan Osmanlı alfabesine son verildi ve Türkçe’ye uyumlu Latin harflerine geçildi. Arap harfleriyle okuyup yazmak, Türk insanı için aşılması güç bir engel durumundaydı. Karmaşık bir yapıya sahip Arapçada, harfler sözcüklerin başına, ortasına ya da sonuna geldiğinde ayrı seslerle okunuyordu. Bu durum, okuma yazma yaşına gelmiş Türk...
Metin Aydoğan
Birinci Dünya Savaşı 28 Temmuz 1914’de başladı. Osmanlı İmparatorluğu, savaş sürerken ve hiçbir neden yokken 30 Ekim 1914’te bu emperyalist savaşa katıldı. Bir gün önce, 29 Ekim 1914 günü herhangi bir bildirimde bulunmadan Rus limanlarını bombalamıştı. Osmanlı İmparatorluğu’nun Dünya Savaşı’na katılması anlamına gelen bu eylem, önceden hazırlanmış bir tasarımdı ve çok dar bir kadro...
Metin Aydoğan
1923 yılında Türkiye’de; Cumhuriyetin tarihsel evrimini, evrensel boyutunu ve gerçek niteliğini kavramış, aydın kesim yok gibiydi. O güne dek, Türkiye’de, cumhuriyetçilik adına, bir düşünce akımı gelişmemiş, herhangi bir örgütlü eylem gerçekleştirilmemişti… Mustafa Kemal, zaferden sonraki bir yıllık yoğun çalışmasıyla, Türkiye’yi, düşündüğü yenileşme yoluna sokmuştu. 11 ay içinde; saltanat kaldırılmış, hilafet varlığına izin verilen edilgen...
Metin Aydoğan
Atatürk, 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk’u, günde altı saat okuyarak altı günde bitirdi. Yazmaya başlamadan önce; dokuz ay boyunca bilgilerini yeniledi, belge topladı ve mücadele arkadaşlarıyla sıkça bir araya geldi. Düşüncelerini yazıya dökerken, yakın çevresinin görüş ve değerlendirmelerini aldı. Anımsıyamadığı ayrıntılar için, olayları birlikte yaşadığı insanları bulduruyor, onların görüş ve değerlendirmelerini...
Metin Aydoğan
22 Ağustos 13 Eylül arasında 22 gün 22 gece süren ‘Sakarya Meydan Savaşı’, bir gün farkla dünyanın en uzun meydan savaşıdır. Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktasını oluşturan bu savaş, yoksul bir ulusun birliğini sağladığında neleri yapabileceğini gösteren evrensel boyutlu bir örnektir. Sakarya Savaşı’nda askerler üniformasızdır ve paçavraya dönen giysiler içindedir. Yüzde yirmi beşinin ayakları çıplaktır....
Metin Aydoğan
Birinci Meclis’te, tutanaklarının tutulması başlı başına bir sorundu. Yazıcı eleman eksikliği yanında ana sorun kağıt yokluğuydu. Meclis tutanakları; dilekçe kağıtlarına, mektup kağıtlarına, hatta kese kağıtlarına yazılıyordu. Mustafa Kemal, meclis çalışmalarını tarihe taşıyacak tutanak yazıcılığına büyük önem veriyordu. Kağıt sıkıntısını hiç unutmadı. Kitaba ve okumaya önem veren yapısıyla, kağıdı uygarlığın ölçütü olarak görüyordu. Kağıt konusunu...
Metin Aydoğan
İnönü’nün Türkiye’yi 2. Dünya savaşına sokmadığı, ‘30’lar kuşağının çocuklarını babasız bırakmadığı’ söylemi; yaygın olarak bir dış siyaset başarısı olarak ileri sürülmüştür. Türkiye, savaşa girmedi ve çocuklar “babasız kalmadı”; bu sonuç yaşanan bir gerçek. Gerçeği yansıttığı için bu söylem doğrudur. Doğru olmayan, bu söylemin 2. Dünya Savaşı’na yönelik İnönü politikasının doğruluğunu gösteren kanıt olarak kullanılmasıdır....