Yakın Tarih (Dünya) Arşiv

Metin Aydoğan
Macar Devrimi
Macar halkının savaşım direnci, katılım yeteneği ve kararlı tutumuna karşın; devrimin yaşayamamasının temel nedeni, devrimi yöneten önder kadronun yetersizliğidir. Ayrımlı düşüncelerden oluşan önderlik, Macar halkının istemlerini kavrayamamış ve Rus Devrimi’ne öykünmüştür. Toplumsal yapıya uygun düşmeyen, bu nedenle uygulanabilir olmayan sosyalist erekler, Macar halkının yaşamına ve savaşımına doğal olarak girememiştir. İçinde bulunduğu olumsuz koşullardan kurtulmak...
Metin Aydoğan
Lenin’in, Ekim Devrimi’nin 71’inci günü coşkulu bir sevinçle oynadığı söylenir. Lenin’i oynatan folklorik ilgi değildi kuşkusuz. 70 gün süren ilk sosyalist yönetim deneyimi olan 1871 Paris Komünü’nün yaşam süresini, bir gün aştığı ve insanlığa daha uzun süreli bir sosyalist deneyim sunduğu için sevinmektedir. Olaya bu gözle bakarak 1991 de, yönetim rekorunu 74 yıla çıkarmanın...
Metin Aydoğan
Rus Devrimi, Julyen Takvimine göre 25 Ekim, Miladi Takvime göre 7 Kasım 1917’de ortaya çıktı. 20.Yüzyılı her yönüyle etkilemiş olan bu büyük insanlık deneyimi, toplumsal savaşımda ders alınacak olaylarla doludur. Kısa bir özet niteliğindeki yazıyı bu amaçla yayınlıyoruz 13 Şubat 1917’de, Rusya’nın başkenti Petrograd’ta, açlık çeken ve eksi yirmi beş derecede ekmek kuyruklarında bekleşen...
Metin Aydoğan
Çin’de, 1977’den sonra geliştirilen ekonomik kalkınma uygulamaları, Kemalist kalkınma yöntemiyle büyük bir benzerlik gösterir. Devlet öncüdür ve sosyal niteliklidir. Kalkınmanın temel gücü ulusal kaynaklardır. Bağımlılık doğurmamak ve üretime yatırmak koşuluyla dış kredi alınır. Kalkınma planlarına uyuması koşuluyla, özel girişimciliğe yer ve destek verilir. Dışsatım arttırılırken, ulusal pazar gümrük koruması altında alınır. Barışçı dış politikayla,...
Metin Aydoğan
Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulduğu 1949 yılında Çin, dünya gelişme çizelgelerinin en altında yer alan bir ülkeydi. Düzensiz ve kalabalık kentlerin ürkütücü yaşam koşulları, uçsuz bucaksız kırlardaki sonsuz yoksulluk, yüzyıllara dayalı feodal egemenliğin doğurduğu sosyal gerilik ve giderilmesi olanaksız görünen ulusal ayrılıklar, büyük boyutlu toplumsal sorunlar olarak ortada duruyordu. 1949 Sonrası: Çin’de Yönetim Dönemi Çin...
Metin Aydoğan
1 Ekim 1949 günü Çin Halk Cumhuriyeti kuruldu ve Çin’in bağımsızlığı ilan edildi. 10 milyon kilometrekare toprağı ve 1 milyar nüfusuyla bu büyük ülke emperyalizmin etki alanından çıkıyor ve sosyalist ülkeler arasına katılıyordu. 1 Ekim 1949’da silahlı savaşımı (mücadeleyi) bitiren devrim, sürekli kılınan yenileşme atılımlarıyla bugün dünyayı bir başka alanda, ekonomi ve toplumsal kalkınma...
Metin Aydoğan
Büyük şirket yöneticileri, hükümet yetkilileri ve bunların hizmetindeki politikacılar dışında; çok az insan savaş istiyordu. İlk savaşın bitiminden henüz 21 yıl geçmiş, bu savaşta çarpışan insanların çoğu, henüz emekli bile olmamıştı. ‘Noel’de biter’ denilen birinci savaş tam dört yıl sürmüş ve 30 milyon insanın ölümüne yol aşmıştı. Avrupa nüfusunun yüzde 70’i savaşın acılarını yaşamıştı....
Metin Aydoğan
Fransa, Anadolu’dan çekilmek zorunda kaldığında Ortadoğu’da kendisine, Irak ve Basra’ya göre çok daha ‘değersiz’ olan Suriye kalmıştı. Almanya’dan alınan küçük Alsace-Lorraine’den başka bir toprak kazancı olmamıştı. ABD, Japonya ve İngiltere Pasifik ve Çin için savaşım verirken Fransa, ‘verimli’ işletemediği Vietnam’da sıkışıp kalmıştı. Rusya’da yitirilen sermaye büyük boyutluydu. Yapılmak istenen askeri karışmalar başarılı olamıyor, Rusya’ya gönderilen savaş...
Metin Aydoğan
Büyük devletlerin dış politikalarında dostluk ve güvene yer yoktur. Çıkar kaygılarının güvensiz ortamında her şey her an değişebilir. Bugünün dost görüneni yarın açgözlü bir düşman, düşmanı da uysal bir dost olabilir. İlişkilerde belirleyici öğe; ulusal çıkar ve kazançtır. İki dünya savaşı arasında Pasifik’te yaşanan gelişmeler, bu gerçeğin çarpıcı bir kesitini oluşturur. Yüzyıl başında zirvede...
Metin Aydoğan
Dünya Savaşı sonrasında dünyanın hemen her yerinde yaşanan; ekonomik, politik ve askeri olaylar, dünyanın yeni bir çatışmaya doğru gittiğini gösteriyordu. Emperyalist devletler, kendi aralarında savaşım içindeyken, birlikte ya da ayrı ayrı Sovyetler Birliği ve Ulusal Bağımsızlık devinimleriyle uğraşmak zorundaydı… Kendi aralarındaki güvensiz ve çıkara dayalı ilişkiler, taşıdığı yüksek çatışma eğilimiyle dünyayı, yeni ve kanlı...