Türk Tarihi Arşiv

yonetici
15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkan Yunan Ordusu, 9 Eylül 1922’ye dek, Anadolu’da kaldığı 3,5 yıl boyunca, Türk halkına sıradışı yoğunlukta sistemli bir şiddet uyguladı. Şiddetin düzeyini, Batılı yazarların aşağıdaki yazıda aktarılan yazılarında bulacaksınız. İzmir’de başlatılan silahlı şiddet, kendiliğinden ortaya çıkan anlık bir düşmanlık tepkisi değil; her yönüyle düşünülmüş, bir göç ettirme eylemiydi. Bu eylem,...
yonetici
Ulus Gazetesi, 2 Kasım 1935 ile 7 Aralık 1935 arasındaki 35 günde, Atatürk’ün 21 yazısını yayınladı. İsimsiz yayınlanan yazılarda, Türkçenin kökleri çok eskilere gidilerek araştırılıyor, geniş kapsamlı bu çalışmanın sonuçları ‘Güneş Dil Teorisi’ adı verilerek tartışmaya açılıyordu. Gazete, daha sonra Atatürk’ün kitapçık haline getirdiği görüşlerini, ‘Güneşdil Teorisi-Esası ve Kaynakları’ başlığıyla 14 sayfalık bir broşür...
yonetici
1838 yılında İngiltere’yle imzalanan Serbest Ticaret Antlaşması (Baltalimanı Anlaşması), günümüzdeki Avrupa Gümrük Birliği Protokolüne; 1839’da başlayan Tanzimat uygulamaları ise, Avrupa Birliği uyum düzenlemelerine denk gelir. Tarihin yüzseksen yıl sonra yinelenmiş olması, kuşkusuz bir ilkellik göstergesidir. Tarihten ders alınmadığı için, yaşananlar iki yüzyıl sonra yeniden yaşanmaktadır. Tanzimat Osmanlıyı çökertti, Gümrük Birliği Türkiye’yi yok oluşa götürüyor....
yonetici
Birinci Meclis, ulusal bağımsızlıktan ödün vermeyen, tutsaklığın her türüne karşı çıkan Müdafaa-i Hukuk anlayışının doğal sonucuydu. Ulusun yazgısına yön vererek toplumun her kesimini etkiliyor, güç aldığı halkı tam anlamıyla temsil ediyordu. Bağımsızlık savaşı yürütürken devlet kurmaya girişilmişti ve meşruiyetini ulusal varlığın korunmasından alıyordu. Dünya siyasi tarihinde örneği olmayan, gerçekten demokratik, savaşkan bir yönetim organı,...
yonetici
Milli Eğitim Bakanlığı, Atatürk’ün ölümünden hemen sonra, lise ve üniversiteler için yeni bir tarih kitabı hazırlattı ve 1942 yılında okutulmaya başlandı. Okullarda 1932’den beri Atatürk’ün kendisinin de katılımıyla hazırlattığı, 4 ciltlik tarih kitabı okutuluyordu. İki kitap arasında büyük farklılıklar vardı. İngiliz, Fransız ve Alman ders kitaplarından yararlanılarak hazırlanan yeni kitap; Avrupa uygarlığını yüceltirken, Arap...
yonetici
Avrupa’da yerleşik öge haline getirilen Türk düşmanlığı, aydınlanma çağına yakışmayan bir ilkelliğe sahiptir. Kaba bir politikaya dönüştürülmüştür. Yazarlar, şairler, bilim adamları, aydınlar, din adamları, diplomat ve politikacılar; uzmanlık alanları ne olursa olsun, Türk konusuna eğilip söz söylemeyi adeta görev bilmişlerdir. Türk karşıtlığını sürekli gündemde tutmuşlardır. Alman ‘Din Adamı’; Martin Luther-‘Hümanizmin Sözcüsü’ Voltaire Alman Papaz...
yonetici
Savaş tutsaklarının köleleştirilerek, ekonomik ya da askeri amaçla kullanılması, değişik yöntem ve oranlarda hemen tüm toplum biçimlerinde görülür. Kölecilik, Antik Çağ Grek devletleri ve Roma İmparatorluğu’nda, bir toplum düzeni yani üretim biçimi durumuna gelmişti. Atina ve Roma’da, köleler alınıp satılır ya da öldürülebilirdi. Nesne olarak görülüp en ağır işlerde çalıştırılır ve toplum dışında tutulurdu....
yonetici
14 Mart 1827, modern tıp eğitiminin Türkiye’de başladığı gündür. Bayram olarak ilk kez, 14 Mart 1919’da İstanbul’da, işgale karşı eylem biçiminde kutlandı. Tıbbiye öğrencileri, yanlarına hocalarını da alarak değişik etkinlikler düzenledi. 14 Mart o günden sonra, içinde bulunduğu haftayı da kapsayarak Tıp Bayramı olarak kutlanıyor. Sağlıkçılarımızın bayramını kutluyor ve ülkemizde “Sağlık Devrimi”ni gerçekleştiren Cumhuriyet...
yonetici
TBMM, 3 Mart 1924 günü Urfa Milletvekili Şeyh Saffet Efendi ve elli arkadaşının verdiği yasa önerisi kabul edildi ve Hilafet kaldırıldı. Hilafetin kaldırılmasıyla, devlet ve toplum yapısında yer etmiş din inancıyla ilişkili dörtyüz yıllık bir kurumun varlığına son verilmiş oldu. Hilafetin kaldırılmasına doğru giderken, Atatürk yeniliğin öncüsü olarak, güçlü ve duruma hakim görünüyordu. Halkın...
yonetici
Atatürk, 29 Ekim 1933 günü şunları söylemişti; “İdeal ele geçince, ideal olmaktan çıkar, yaşanır bir şey olur… Bazı şeyler, kanunla, emirle, milletçe omuz omuza boğuştuğunuz halde düzelmezler. Adam fesi atar, şapkayı giyer ama alnında fesin izi vardır. Siz sarıkla gezmeyi yasaklarsınız, kimse sarıkla dolaşmaz. Ama bazı insanlardaki görünmeyen sarıkları yok edemezsiniz. Çünkü onlar zihniyetin...