Türk Tarihi Arşiv

Metin Aydoğan
2 Temmuz 1932’de Ankara’da, Atatürk’ün de katıldığı Birinci Türk Tarih Kurultayı toplandı. Öğretim üyeleri, uzmanlar, araştırmacılar ve tarih öğretmenlerinin katılacağı kurultayda; bilimsel tartışmalar yapılacak, yeni bir tarih anlayışı oluşturmak için Türk tarihinin genel esasları belirlenecekti. Sonuçlar, milli eğitim programlarına yansıtılacaktı. Kurultay, unutulmuş olan Türk tarihini ortaya çıkaran nitelikli çabanın başlangıcı oldu. Bilinmeyen Türk Tarihi-Kendini...
Metin Aydoğan
… Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları için; Türk Devrimi ve yarattığı halktan yana düzen demokrasi değil, halkı ezen bir diktatörlüktür. Tekelci büyük sermaye egemenliğine dayanan Batı’daki oligarşik düzen ise demokrasidir. Atatürk dönemindeki siyasi düzen, eğer demokrasi ya da diktatörlük kavramlarıyla açıklanacaksa, açıklamanın herkesin anlayabileceği karşılığı; bu düzenin halk ve ulus güçleri için demokrasi, ulus karşıtları...
Metin Aydoğan
Türkiye’de, ulusçuluğu yadsıyan ümmetçilik ya da ulusçuluğu ümmetçilikle kaynaştırmağa çalışan siyasi girişimler, çok yönlü ve yaygın bir girişim olarak, yeni bir aşamaya gelmiştir. Ümmetçiler ve Türk-İslam Sentezciler, Batıcılıkla kolayca uyuşmaktadır. Uyuşmanın temelinde, Amerikalıların Ilımlı İslam adını verdiği, ulusçuluğu ümmetçilik içinde eritmeyi amaçlayan ve azgelişmiş ülkelere yönelen küresel politikalar vardır. Kavramlar üzerinde, yaşanmakta olan yozlaşma...
Metin Aydoğan
… Başkentin İstanbul’dan Ankara’ya getirilmesinin öncülüğünü tek başına o yaptı. Yeni devlet, çıkarcılığa dayalı Batı uyduculuğunun üstesinden gelmek ve tam bağımsızlığa dayanan özgürlükçü anlayışı egemen kılmak için, Anadolu’dan ve ortasındaki Ankara’dan yönetilmeliydi. Güçlü ve özgür bir geleceği yaratmak, ‘Anadolu’ya Anadolu halkının egemen olmasıyla’ olanaklıydı… Kent olarak sevdiği İstanbul’da, varlığını hala sürdüren işbirlikçi birikimin gücünü...
Metin Aydoğan
Yazılı tarihin çok öncesine giden ve yaygın bir iç içe geçmişlik içeren Çin-Türk ilişkileri, Çin’de birçok ortak hanedanlık ve bölgesel Türk yönetimleri yarattı. İlişkiler, Çin uygarlığını ileri sıçratan kavşaklardan biri olan M.Ö.9.yüzyılda yeni bir aşamaya ulaştı. Tarım tekniklerini bilen, at yetiştiren ve gelişkin savaş arabaları kullanan Türk boyları, Çin içlerine girerek; Güney’de Yangzi Ciang...
Metin Aydoğan
Hukukçularımızın 10 Temmuz Dünya Hukukçular Günü kutlu olsun.   Eski Türklerin hukuk düzeninde, ayrımsız herkesin sorumlu olduğu ceza yasaları vardı ve yasalar, disiplinli bir güvenlik örgütü aracılığıyla ödünsüz uygulanırdı. Hızlı ve adil karar veren mahkemeler, suçluları ayırım gözetmeden yargılardı. Gözaltı süresi on günden çok olamazdı. Vatana ihanet, savaşta gevşeklik, ülke çıkarlarını yabancı ülkelere karşı...
Metin Aydoğan
Özgürlüğe yönelik adalet duygusunun, topluma egemen kılınarak devlet politikası haline getirilmesi, Türk yönetim biçiminin temel özelliğidir. Bu İslamiyetten önce de böyleydi, sonra da böyledir. Türkler, devleti başından beri, içe dönük baskı aracı olarak değil; toplumun tümünü temsil eden ve dışa karşı kullanılan bir güç haline getirdi. Bu tutum, onlara katılımcı, eşitlikçi ve özgürlükçü yönetim...
Metin Aydoğan
Eşitliğin ve adalet duygusunun topluma egemen kılınması, bunun devlet politikası haline getirilmesi ve yönetim erkinin kurumlar arasında paylaşılması, Türk yönetim geleneğinin temel özelliğidir. Yönetim biçimine yön veren töre; toplumda kabul gören sosyal birikimler ve gereksinimlere yanıt veren yeniliğe açık geleneklerdi. Töreyi güncelleştiren ve onun uygulama koşullarını belirleyen buyruklar, halkın katıldığı toplantılarda kabul edilirdi. Bu...
Metin Aydoğan
Türkiye’de bugün yaygın ve yoğun bir kimliksizleşme yaşanıyor. Yetki ve güç sahipleri, varsıl işbirlikçiler, sanatçı görünümlü çıkarcılar; aynı yerden buyruk almışçasına, ülkeyi ayakta tutan değerlere sınır tanımaksızın saldırıyor. Bu tutum, kalıcılığı olan politik işleyiş durumuna getiriliyor. Yozlaşma ve yabancılaşmanın geçerliliği olan bir istem durumuna getirilmesinin kuşkusuz bir nedeni vardır. Yaşananlar, tarihte kayıtlı süreçler toplamı...
Metin Aydoğan
Türkiye’de, ulusçuluğu yadsıyan ümmetçilik ya da ulusçuluğu ümmetçilikle kaynaştırmağa çalışan siyasi girişimler, çok yönlü ve yaygın bir girişim olarak, yeni bir aşamaya gelmiştir. Ümmetçiler ve Türk-İslam Sentezciler, Batıcılıkla kolayca uyuşmaktadır. Uyuşmanın temelinde, Amerikalıların Ilımlı İslam adını verdiği, ulusçuluğu ümmetçilik içinde eritmeyi amaçlayan ve azgelişmiş ülkelere yönelen küresel politikalar vardır. Kavramlar üzerinde, yaşanmakta olan yozlaşma...