Kurtuluş Savaşı Arşiv

yonetici
8 Ekim 1912’de başlayan ve utanç verici bir yenilgiyle sonuçlanan Balkan Savaşı’nda, günümüzde ders alınması gereken birçok yön vardır. Balkan yenilgisinin nedeni, savaşı başlatan ülkelerin güçlü olması değil, yarı-sömürge haline getirilen Osmanlı İmparatorluğu’nda devlet yapısının içten çürümesiydi. Ordunun gereksinimleri karşılanmıyor, uzun yıllar yeniliklere kapatılarak baskı altına alınıyordu. İktidarlarını korumayı tek siyasi ölçüt sayan padişahlar,...
yonetici
İngiliz araştırmacı Dankwart A.Rustow’, Mustafa Kemal’in Sivas Kongresi’ni düzenliği günler için; “demokrasi, örgütlü ayaklanma, gerilla savaşı ve açık savaş hali arasında; bir alacakaranlık dönemi” tanımını yapar. Bu dönemde, İstanbul için tutuklanması gereken bir suçlu; işgalciler için, durdurulması gereken ‘asi bir generaldir’. Yunanlılar; İzmir’e girmiş,  çevreye yayılarak işgal alanlarını genişletmektedir. Ermeniler ve yerli Rumlar savunmasız...
yonetici
17 Ağustos 1922 günü Ankara’dan ayrıldı ve Konya üzerinden cepheye gitti. Yaptığı hazırlığa ve ordusuna o denli güveniyordu ki, zaferi kesin gören bir ruh sağlamlığı içindeydi. Ankara’dan ayrılacağı akşam, Keçiören’de yakın arkadaşlarıyla birlikteydi. Bunlardan biri, “Paşam ya başaramazsanız?” dediğinde, “Ne demek istiyorsun? Taarruz emrini aldığınızda hesap ediniz. On beşinci gün İzmir’deyiz” yanıtını almıştı. Zafer’den...
yonetici
Samsun’dan Amasya’ya dek geçen bir ay içindeki çalışmalarıyla, giriştiği eylemin amaç ve niteliğini ortaya koymuştu. Ancak, eylemin kişisellikten çıkarılarak bütün ulusun birlik ve dayanışmasını sağlayacak ve temsil edecek bir kurul adına yapılması gerekiyordu. Dile getirdiği görüşlerini; öz olarak koruyup bir genelge haline getirdi ve yanındaki komutanlara da imzalatarak ülkenin her yanına, asker ve sivil...
yonetici
“Anadolu insanı, dünyanın bütün ateşleri başına yağarken, varlığı hazin bir kuşku altındayken, yalınayak ve sopayla istilacılara karşı mücadeleye çağrıldı.” İsmet İnönü 30 Ağustos 1930 Öndere Güven Türk insanı, güven duyacağı bir önder bulursa, ona içtenlikle bağlanır ve hemen her buyruğunu büyük bir özveriyle yerine getirir. Mustafa Kemal, bu özelliği gördü, olanaksızlıklara aldırmadan, yalnızca bu...
yonetici
Vahdettin, Kurtuluş Savaşı’nı bastırmak için; hükümet olanaklarını, fetvaları ve işgalci devletlerin desteğini kullandı. Manevi dayanağı Halifelik ve buyruğu altındaki fetva makamı Şeyhülislam, siyasi dayanağı ise İngiltere’ydi. Ağır suçlamalar içeren çok sayıda fetvada; Yunanlılara karşı savaşan millicilerin kafir, milli güçlere karşı savaşanların ise gazi ve şehit olacağı söyleniyordu. “Halifeliğe karşı gelenlerin dinden çıktıkları” bunların şâki...
yonetici
İsmet İnönü, 30 Ağustos 1930’da Sivas demiryolunun açılış töreninde, ulusal direniş günlerini anımsatarak; “Anadolu insanı, dünyanın bütün ateşleri başına yağarken, varlığı hazin bir kuşku altındayken, yalınayak ve sopayla istilacılara karşı mücadeleye çağrıldı” demişti. Bu kısa ancak özlü söz; Türk Kurtuluş Savaşı koşullarını ortaya koyan, belki de en iyi tanımlamadır, ya da tanımlamalardan biridir. Türk...
yonetici
Aşiret Reisi Nakşibendi Şeyh Sait, 13 Şubat 1925 günü ayaklandı. Ayaklanma, 15 Nisan’da bastırıldı ve 49 kişi asılarak idam edildi. Şeyh Sait’ten 6 ay önce, Hakkâri’de yaşayan ve Nasturi papazlarından Nastoris tarafından kurulan Nastur tarikatına bağlı Süryaniler ayaklanmıştı. Ayaklanma, İngiltere’nin Musul sorununun ele alınması için Milletler Cemiyeti’ne başvurmasından bir gün önce başlamıştı. İngiliz subaylar...
yonetici
Mustafa Kemal’in; “Devrim tarihimizin yeni bir sayfası” dediği İnönü Savaşları’nın birincisi, 10 Ocak 1921 günü kazanıldı. Sakarya ve Başkomutanlık Savaşları’na temel oluşturan, “yaşamsal dönüm noktası” niteliğindeki bu zafer, Kurtuluş Savaşı’nın yazgısına yön veren ilk cephe yengisiydi. Donanımı yetersiz ordu, bu savaşı “kar altında çıplak ayakla” kazanmıştı. Türk Ordusu, sayı ve silah olarak daha güçsüz...
yonetici
13 Eylül, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktasını oluşturan Sakarya Zaferi’nin yıldönümüdür. Yoksul bir ulusun, sıradışı yoksunluklar içinde kazandığı bu savaşın, günümüzde ders çıkarılacak birçok yönü vardır. Savaşan askerler üniformasızdır ve paçavraya dönen giysiler içindedir. Yüzde yirmi beşinin ayakları çıplaktır. Silah donanımı eksiktir. Açlığını gidermek için doğadan ot toplayıp yemektedir. “Askeri otlatmaya çıkardım” sözcüğü, subayların günlük...