Kurtuluş Savaşı Arşiv

yonetici
15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkan Yunan Ordusu, 9 Eylül 1922’ye dek, Anadolu’da kaldığı 3,5 yıl boyunca, Türk halkına sıradışı yoğunlukta sistemli bir şiddet uyguladı. Şiddetin düzeyini, Batılı yazarların aşağıdaki yazıda aktarılan yazılarında bulacaksınız. İzmir’de başlatılan silahlı şiddet, kendiliğinden ortaya çıkan anlık bir düşmanlık tepkisi değil; her yönüyle düşünülmüş, bir göç ettirme eylemiydi. Bu eylem,...
yonetici
15 Mayıs 1919 İzmir’in işgalini, yüksek rütbeli bir Fransız subayı not defterine şöyle yazmıştı: “Yunan birlikleri, çılgınca ‘zito Venizelos’ diye bağıran yerli Rumlarla birlikte, içinde direnmeme emrini alan çok sayıda Türk askerinin bulunduğu büyük kışlanın (Sarı Kışla) önüne geldiler. Bu sırada, tahrikçi bir Yunan ajanı tarafından patlatılan bir tabanca sesi ortalığı çınlattı. Bu, beklenen...
yonetici
Birinci Meclis, ulusal bağımsızlıktan ödün vermeyen, tutsaklığın her türüne karşı çıkan Müdafaa-i Hukuk anlayışının doğal sonucuydu. Ulusun yazgısına yön vererek toplumun her kesimini etkiliyor, güç aldığı halkı tam anlamıyla temsil ediyordu. Bağımsızlık savaşı yürütürken devlet kurmaya girişilmişti ve meşruiyetini ulusal varlığın korunmasından alıyordu. Dünya siyasi tarihinde örneği olmayan, gerçekten demokratik, savaşkan bir yönetim organı,...
yonetici
Şeyh Sait ayaklanması, 13 Şubat 1925 günü başladı 15 Nisan’da bastırıldı. 49 Kişi asılarak idam edildi. Şeyh Sait’ten 6 ay önce, Hakkâri’de yaşayan ve Nasturi papazlarından Nastoris tarafından kurulan Nastur tarikatına bağlı Süryaniler ayaklanmıştı. Bu ayaklanma, İngiltere’nin Musul sorununun ele alınması için Milletler Cemiyeti’ne başvurmasından bir gün önce başlamıştı. İngiliz subaylar, Nastur halkını örgütlemiş,...
yonetici
23 Ağustos 13 Eylül arasında 22 gün 22 gece süren ‘Sakarya Meydan Savaşı’, bir gün farkla dünyanın en uzun meydan savaşıdır. Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktasını oluşturan bu savaş, yoksul bir ulusun birliğini sağladığında neleri yapabileceğini gösteren evrensel boyutlu bir olaydır. Sakarya Savaşı’nda askerler üniformasızdır ve paçavraya dönen giysiler içindedir. Yüzde yirmi beşinin ayakları çıplaktır....
yonetici
Yaptığı hazırlığa ve ordusuna o denli güveniyordu ki, zaferi kesin gören bir ruh sağlamlığı içindeydi. Ankara’dan cepheye gideceği akşam, Keçiören’de yakın arkadaşlarıyla birlikteydi. Bunlardan biri, ‘Paşam ya başaramazsanız?’ dediğinde, ‘Ne demek istiyorsun? Taarruz emrini aldığınızda hesap ediniz. On beşinci gün İzmir’deyiz’ yanıtını almıştı. Zafer’den sonra Ankara’ya döndüğünde, o gece beraber olduğu arkadaşlarına, ‘İzmir’e on...
yonetici
25 Ağustos akşamı, Anadolu’nun dış dünyayla haberleşmesini tümüyle kesti. Karargahını Şuhut yakınlarındaki dağlık bölgeye, oradan Kocatepe arkasındaki bir tepeye taşıdı. 26 Ağustos sabahı, gün doğumuna bir saat kala, savaşı yöneteceği Kocatepe’ye geldi. Düşüncelerine gömülmüş, konuşmuyordu. Durmadan Doğu’ya, güneşin doğacağı ufka bakıyordu. Orada kızıl pırıltı belirip, Anadolu yaylasına güneş doğarken birden, gürüldeyen bir gök gibi,...
yonetici
Mustafa Kemal’in Kurtuluş Savaşı hazırlıkları; Adana’da başlattığı, İstanbul’da geliştirdiği ve Samsun’da uygulamaya soktuğu dokuz aylık bir dönemini kapsar.19 Mayıs, hazırlık sürecinin son, Kurtuluş Savaşı’nın  başlangıç noktasıdır. Mondros Mütarekesi henüz imzalanmamışken, ülkenin işgal edilerek parçalanacağını önceden görmüş, hazırlıklarını buna göre yapmıştı. Ulusun kurtuluşu; halkın örgütlenmesine dayalı silahlı savaşımın ve ulusal bağımsızlık kararlılığının, toplumun ortak istenci...
yonetici
Erzurum Kongresi’ni, Anadolu’da kurulacak bir hükümetin ilk adımı olarak görüyordu. Bu görüşü, ‘milletin güveneceği bir hükümet yaratmak için, önce o hükümetin dayanacağı bir kuvvet yaratmak gerekir. Bu da Doğu İlleri Kongresi’nin ve ondan sonra Sivas Genel Kongresi’nin toplanmasıyla olacaktır’ diyerek dile getirdi. Temelini Amasya’da attığı, ‘yeni hükümet düşüncesini’ Erzurum’da karara dönüştürdü. Kongre’yi açış konuşmasında;...
yonetici
Samsun’dan Amasya’ya dek geçen bir ay içindeki çalışmalarıyla, giriştiği eylemin amaç ve niteliğini ortaya koymuştu. Ancak, eylemin kişisellikten çıkarılarak bütün ulusun birlik ve dayanışmasını sağlayacak ve temsil edecek bir kurul adına yapılması gerekiyordu. Dile getirdiği görüşlerini; öz olarak koruyup bir genelge haline getirdi ve yanındaki komutanlara da imzalatarak ülkenin her yanına, asker ve sivil...