Küreselleşme Arşiv

Metin Aydoğan
Son 30 yıllık dönemde etnik ve dinsel yapılanmaların güçlenip yayıldığını görüyoruz. Dünyayı tanımayan, örgütlenme birikimi olmayan, mali kaynaktan yoksun geri ve eğitimsiz kimi gruplar; 1980’lerden sonra birden bire ekonomik ve siyasi gücü yüksek küresel örgütler haline geldi. İkiyüz yıllık demokrasi birikimi ortada dururken Batı’da feodalizm ortadan kaldırılmışken; toplumsal gelişime ve demokratik yaşama ters bu...
Metin Aydoğan
Küreselleşme, tekelci şirket egemenliğidir. Gelişmiş ülkelerde, tekelci büyük şirketler, özellikle mali sermaye şirketleri, yalnızca ekonomiye değil; siyasetin temel gücü olan devlet örgütlerine de egemen olmuştur. Bu nedenle gelişmiş ülkelerdeki devlet etkinliğinin belirgin özelliği, şirket istem ve gereksinimlerine göre yürütülmesidir. Rockefeller 1950’li yıllarda Başkan Eisenhower’a gönderdiği mektupta şunları yazıyordu: “Standart Oil için iyi olan Birleşik...
Metin Aydoğan
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO),tarımsal kalkınmayı sağlamak, açlığı yok etmek ve beslenme koşullarını iyileştirmek amacıyla 16 Ekim 1945’te kuruldu. Yazıyı, aradan geçen 71 yılda tarımsal kalkınmanın nasıl kalkınıldığını! göstermek amacıyla yayınlıyoruz. Biyomühendislik ürünü kereviz yaprakları; diri, lifsiz ve dayanıklı olduklarını açıklayan ilanlarla piyasaya sürülüyor. DNA benzetmesi yoluyla elde edilen; dona karşı dayanıklı...
Metin Aydoğan
Dünya sigara devi Philipe Morris, İsviçre’nin çikolata ve kahve şirketi Jakop Suchard’ı satın aldığında, İsviçre’nin önemli gazetelerinden Bund; “İsviçre’nin bir parçasını yitirdik” manşetiyle çıkmıştı. Bund haklıydı. Bir ülkede kamu ya da özel her ulusal şirket, yaratılmış bir değerdir ve o değer yabancılaştığında ulusun bir parçası yitirilmiş demektir. İsviçre’de yalnızca bir şirketin satışına tepki gösterilirken,...
Metin Aydoğan
21.Yüzyıla girerken, çalışanlar açısından dünya yüzyıl öncesinin koşullarından daha iyi bir ortam oluşturmuyor. İşçiler birçok bakımdan daha kötü durumdalar. Küresel şirketler, düşük ücret amacıyla  işgücünü kadınlaştırdı, bir ölçüde de çocuklaştırdı. (Kadın işçilerin ücretleri küresel işçi piyasalarında ortalama olarak; erkek işçilerden yüzde 50 daha düşüktür.) Üretim fasonlaştırıldı. Parça başına ücret, evde üretim, part-time çalışma, taşeronlaştırma...
Metin Aydoğan
Sri Lanka serbest ticaret bölgesinde araştırma yapan Avustralyalı gazeteci, Peter Mares, uluslararası bir tekstil şirketine ait fabrikada çalışan kadın işçiler için şu saptamayı yapıyor: “… Ancak yaşayabilecek kadar para kazanabiliyorlardı. Eve gönderecek paraları olmuyordu. Her 30 ya da 40 kadına bir musluk ve tek bir tuvaletin düştüğü ufacık odalarda, altı ya da daha çok...
Metin Aydoğan
  Batıda, bir takım “erdemli” insanlar ortaya çıkıp, halk yönetimini kendi belirlesin, eşitlik ve özgürlük gerçekleşsin diye demokratik bir düzen kurmamıştır. “Demokrasi” denilen işleyiş; çıkarlar, kanlı hesaplaşmalar ve çatışmalarla dolu bir sürecin sonucudur. İktidar kavgalarının ürünüdür. Siyasi sonuçları, bizim için düşünce düzeyinde kalan ancak Batı için yaşamın içinden çıkan toplumsal düzenlemelerdir. Ekonomik dayanakları olan...
Metin Aydoğan
  Avrupa’da gerçekleştirilen büyük birleşik pazar, burada artan Alman etkisi ve ABD’nin NAFTA girişimi, Japonya’nın haklı ve ağır bir kaygı içine girmesine neden oldu. Herkes gücüne uygun, kendi ‘çarşısını’ kuruyordu ve Japonya bunun dışında kalamazdı. Noe-liberalizmin bilinen söylemleriyle 1989 yılında, 18 ülkeyi bir araya getirdi ve büyük bir hızla uluslararası tecimsel düzenlemelere girişti. Örgütün...
Metin Aydoğan
  Sovyetler Birliği’nin dağılıp soğuk savaşın bitmesiyle, NATO kendisinin gölgesi olmuş; Sovyetler’e karşı yürütülen savaşın en önemli bağlaşıkları Japonya ve Almanya, Amerikan endüstrisi ve finans dünyası için çekince oluşturacak denli güçlenmişti. ABD, denetleyemediği ve büyük güce ulaşan bu ülkeler karşısında yalnız kalmaktan çekiniyor, ülkesine akan Japon ve Avrupa sermayesini durduramıyordu. Japonya’yla Çin’in ekonomik gelişiminden...
Metin Aydoğan
  Avrupa Birliği, ayrı dönemde kurulan ve Avrupa ülkeleri arasında askeri çatışmayı önlemeyi amaçlayan örgütlerin toplamından oluşur. Başka ortak pazar örgütleri gibi, yalnızca ekonomik işbirliği örgütü değildir. Ereğinde siyasi birlik olan bir anlayışa ve bu anlayışa uygun düşen uzun süreli izlencelere sahiptir. Çalışmalar, ekonomi ağırlıklı olarak başlamıştır ancak ortaklık ilişkileri bugün akçalı ve yönetsel...