Kısa Yazılar Arşiv

Metin Aydoğan
İstanbul, 3,5 yıllık Kurtuluş Savaşı’ndan sonra 6 Ekim 1923 günü Şükrü Naili Paşa komutasındaki 3.Kolordu’nun kente girmesiyle işgalden kurtarıldı. Birkaç yıl öncesinde düşlere bile giremeyen ve Anadolu’daki halk savaşıyla sağlanan bu başarı, Türk ulusu için kuşkusuz büyük bir olaydı. Ancak, bu olayın İstanbul için, kurtuluşun ötesinde tarihsel ve kültürel bir boyutu vardı. İstanbul, çürüyen bir...
Metin Aydoğan
… Her toplum; yapısına, gelişim düzeyine ve geleneklerine uyum gösteren bir siyasi yapılanma içinde olmak zorundadır. Nesnellikten uzak kişisel istekler, gerçeklerden kopuk zorlamalar ya da başka toplumlara özenmeler, başarı şansı olmayan girişimlerdir. Siyasetle uğraşanların yapması gereken, iyi olacağına inandığı kişisel yargılarını topluma kabul ettirmeğe çalışmak değil, toplumun gelişme isteklerini saptayıp, bu istekleri bütünlüğü olan...
Metin Aydoğan
… Günümüz partileri, kendilerini, katılımcı işleyişe sahip, demokrasiye bağlı örgütler olarak gösterir. Oysa, iktidar olduklarında, ne kendi içinde ne de ülkede demokrasiyi işletmezler. Onlar için demokrasi, dört ya da beş yılda bir yapılan seçimlerden yani sandıktan ibarettir. Amaç, yöntemi ne olursa olsun oradan çıkmaktır; gerisi önemli değildir… İç-dış ilişkiler ağının açık ya da dolaylı...
Metin Aydoğan
… Türkiye’nin iç-dış toplam borcu bugün 1,37 trilyon TL’dir (2014). Bu borcun 908,5 lirasını tek başına AKP yaptı. Borca neden olan dış ticaret açığı, 2002’de, yıllık 15 milyar dolarken bu açık 2013’de 100 milyar dolara çıktı. 2002 yılında 0.63 milyar dolar olan cari açık (ülkeye giren dövizle çıkan döviz arasındaki ayrım) 2014’te 63.5 milyar...
Metin Aydoğan
… Türkiye’de, parası olmayanların siyaset yapması olanaksız hale gelmiştir. Küresel güçlerle bütünleşen işbirlikçiler, para ve medya gücüyle siyasete tümüyle egemendir. Ulus devlet işleyişi etkisini önemli oranda yitirmiştir. Devlet, kendisini yok edecek dış bağlantılı bir politika izlemektedir. Bu durum mali ve siyasi güç sahiplerine, üzerinde özgürce hareket edebilecekleri geniş bir alan yaratmıştır. Küresel güç, işbirlikçi...
Metin Aydoğan
… Partilerin yönetim düzeni içinde yer alıp günümüzdeki konuma gelmesi, Batı’da başlayan ve son iki yüz yılı kapsayan bir süreç içinde olmuştur. Siyasi partilerin, ortaya çıkışı, gelişip siyasete yön vermeleri, kapitalist ilişkilerin bir ürünüdür. ‘Demokrasinin’ kurulup geliştirilmesi amacıyla değil, sınıf savaşımını yürütmek için kurulmuşlardır. Sert geçen sınıf çatışmalarının ürünüdürler. Türkiye partileri ise, Batı’dan farklı...
Metin Aydoğan
… Recep Tayyip Erdoğan, AKP’nin 9 Nisan 2005’te Ankara’da düzenlediği il başkanları toplantısında, ‘devletin ağır yapısıyla bir yük’ durumuna geldiğini ileri sürdü ve ‘merkeziyetçi devlet işleyişinin değiştirileceğini’ söyledi. “Ankara, bugüne kadar olduğu gibi artık Türkiye’nin düğümlendiği yer olmayacaktır” dedi. Cumhuriyetle kurulan ulus devlet yapılanmasını hedef alan bu sözler, AKP’nin amaç ve yönelişini ortaya koyan...
Metin Aydoğan
… Recep Tayyip Erdoğan, Fazilet Partisi’nin kapatılmasından sonra, Necmettin Erbakan’ın kurduğu Saadet Partisi’ne katılmadı. Bir grup arkadaşıyla birlikte AKP’yi kurdu. Başlangıçta, eski eylemleri ve politik düzeyi nedeniyle başarılı olamayacağı sanıldı. Değiştim diyerek ilginç açıklamalarda bulunuyor ve yüksek masraf isteyen şube açılışları yapıyordu. Değişik biçimlerde de olsa hemen hergün medyada yer alıyor ve sürekli olarak...
Metin Aydoğan
… Demokrat Parti’nin programı, Hürriyet ve İtilaf ya da Terakkiperver Cumhuriyet Fırka programlarında ifadesini bulan, yüzyıllık tanzimatçı görüşlerin yinelenmesi gibiydi. Menderes, ilk hükümet programında; devlet işletmelerinin ekonomik olarak verimsiz kuruluşlar olduğunu, devlet ormancılığının ‘halka ızdırap verdiğini’ bu nedenle mevcut sisteme kesinlikle son verileceğini söylüyordu. ‘Özel teşebbüsün kendisini güven içinde hissedeceği’ önlemler alınacak, ‘üretim hayatı...
Metin Aydoğan
… Milliyetçi Hareket Partisi, 12 Eylül Darbesi’yle tüm partilerle birlikte kapatıldı (16 Ekim 1981). Alparslan Türkeş başta olmak üzere parti yöneticileri tutuklandı; binlerce parti üyesi gözaltına alındı. Türk Ceza Yasası’nın “149 ve 146. maddelerindeki cürümleri işlemek” suçundan dava açıldı ve Türkeş 11 yıl hapse mahkum oldu. Beş kişiye idam, dokuz kişiye ömür boyu, iki...