Güncel Yazılar Arşiv

Metin Aydoğan
Bugün söylediğini yarın inkar etmeyi yöntem olarak kullanan çıkarcı siyaset, doğru bildiği yolda yürüyecek ve Türkiye’yi altından kalkması güç bir karmaşaya sürükleyecektir. Terörle savaşım geçicidir. Barış Süreci başka ad ve biçimlerle sürdürülecektir. ABD uyduluğundan çıkılmayacak, gerektiğinde sınır ötesi serüvenlere başvurulacaktır. Amerikalıların, 1950’lerde söylediği; “Türkiye’de iktidar da muhalefette bizden olacak” saptaması, daha tehlikeli koşullar altında sürecektir....
Metin Aydoğan
Türkiye’de, ideolojik ayrılıklar ileri sürerek sürekli bölünen “sosyalist” kümelerin birleştikleri belki de tek ortak nokta, Cumhuriyet’e ve Kemalizme karşıtlıktır. Karşıtlığı, ulusların kaderlerini tayin hakkını tanıma üzerine yoğunlaştırıyorlar ve Kürt kalkışmasını desteklemedikleri için, Kemalistleri faşistlikle suçluyorlar. Emperyalizmin Kürtlerle kurduğu ilişkinin niteliğini görmemeleri olanaksız. Sosyalist kuramcıların demokrasi ve ulusal sorun üzerine yazdıkları ortada. Buna karşın, bilim ve...
Metin Aydoğan
Kendilerini “demokratik ülke” olarak tanımlayan Batılı ülkeler, konu ekonomik çıkar ve petrol olduğunda; “demokratik nezaketlerine” kan bulaştırmaktan çekinmezler. Demokrasi, insan hakları, özgürlük söylemleri dillerinden düşmez ancak rejime ve devlete karşı işlenen suçlar sözkonusu olduğunda katıksız despotlar haline gelirler. Bölmek istedikleri azgelişmiş ülkelerde, azınlık haklarının kararlı savunucularıdırlar ancak kendi ülkelerinde hiçbir azınlığa yaşam hakkı tanımazlar. Soykırıma karşı yasalar...
Metin Aydoğan
  Birinci Türk Dil Kurultayı 26 Eylül-5 Ekim 1932’de yapıldı. Kurultay’ın başlangıç günü olan 26 Eylül, Türkiye’de Dil Bayramı olarak kutlanmaktadır. Büyük dil atılımını başlatan Kurultay; “Türk dilinin dünya dilleri içindeki yerini saptamış”, “Türkçenin kökeni araştırmış”, “Türk lehçe, şive ve ağızları bilimsel yöntemlerle incelemiştir”. Atatürk, dokuz gün süren kurultayın bütün oturumlarına katılmış, sunulan bildirileri...
Metin Aydoğan
TBMM bugün, Kurtuluş Savaşını ve devrimleri yapan meclisten çok başka bir yerdedir. Serbest seçimlerle belirlendiği ve çok partiden oluştuğu söylenen meclisin, halkı ve milli iradeyi temsil ettiği ileri sürülmektedir. Bu doğru değildir. Türkiye’de geçerli olan siyasi dizge, söylendiği gibi çok partili bir düzen değil, gerçekte bir tür tek parti düzenidir. Her partinin adı, genel...
Metin Aydoğan
Türkiye, bugün 1938’in değil, 1919’un koşullarını yaşıyor. Gizli işgal’e dönüşen dışa bağımlılık, ulusal varlığı yok etmeye yönelen kalıcı sorunlar yaratıyor. Durumun ayırdına varanlar, henüz yeterince örgütlü değil. Gelinen noktanın sorumluluğunu taşıyan politikacılar, yadsımadıkları bu gerçeği, “küresel çağın zorunlu sonucu” ya da “karşılıklı bağımlılığın kaçınılmazlığı” olarak meşrulaştırmaya çalışıyor. Yoksullaşan örgütsüz halk, dostu düşmanı seçemiyor. Ekonomik çöküntüyle yaratılan...
Metin Aydoğan
Türkiye’de bugün yaygın ve yoğun bir kimliksizleşme yaşanıyor. Yetki ve güç sahipleri, varsıl işbirlikçiler, sanatçı görünümlü çıkarcılar; aynı yerden buyruk almışçasına, ülkeyi ayakta tutan değerlere sınır tanımaksızın saldırıyor. Bu tutum, kalıcılığı olan politik işleyiş durumuna getiriliyor. Yozlaşma ve yabancılaşmanın geçerliliği olan bir istem durumuna getirilmesinin bir nedeni olmalıdır. Yaşananlar, tarihte kayıtlı süreçler toplamı ve...
yonetici
Girişilecek ulusal savaşımın üstesinden gelebilmek için; halka ulaşmak, onu yerinde örgütlemek, yerel unsurlardan halk önderleri çıkarmak ve bunları ulusal örgütün öncüleri haline getirmek gerekmektedir. Yerel örgütler, bu amacı gerçekleştirecektir. Ulusal hakların savunulmasında yer alacak yerel örgütler, yüzyıl başında kendiliğinden ortaya çıkan Müdafaa-i Hukuk, Reddi İlhak ve Kuvvayı Milliye örgütlerinin günümüz koşullarındaki benzerleri olacaktır. Benzerliğin nedeni, koşullar...
yonetici
Kadın hareketi, son dönemde, dünyada ve Türkiye’de şimdiye dek görülmeyen garip ve çarpık bir kılığa büründü. Demokrasi adı altında Kürtçülük yapan, sayısı az sesi yüksek bir hareket haline geldi. Aktarmaya dayalı düzeysiz söylemlerle, kadın haklarının değil PKK ya da HADEP’in yaymacası yapıldı. “PKK’nın temelinde kadın vardır”, “Kürt kadını gerillaya katılarak ordulaşmıştır”, “özgürlüğe yürüyen kadınla, özgür...
yonetici
  14 Ağustos, Kıbrıs’ın bugünkü konumunu belirleyen askeri eylemcenin başarıldığı gündür. Bu yazıyı, geçmişi anımsatmak, şehit ve gazileri anmak için yayınlıyoruz. Batının Kıbrıs’a verdiği önem ve bu öneme uygun düşen politik davranışlar eski bir öyküdür. Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu, bu adanın tarihin her döneminde saldırılar ve ele geçirme girişimleriyle karşılaşmasına neden olmuştur. Suriye, Filistin,...