Güncel Yazılar Arşiv

Metin Aydoğan
Hiçbir yanıltma ve kandırma girişimi, hiçbir baskı ya da göz boyama, toplumsal gerçeği uzun süre gizleyemez. Yaşam en iyi öğretmendir ve gizlenmiş gerçekler, göremeyenlerin önüne çıkmakta gecikmez. Düşünerek öğrenmeyenler, yaşayarak öğrenirler. Ancak, insan olmak, olayları önceden görmeyi ve önlem almayı gerekli kılar. 1919 ve sonrasında bu yapılmıştı, bugün de bu yapılmalıdır.   Türkiye, bugün...
Metin Aydoğan
19.Yüzyılda hemen her iş kolunda ortaya çıkmaya başlayan tekelleşme eğilimi, rekabetin yarattığı serbestlik ortamını ve bu ortamın getirdiği politik kurumları ortadan kaldırmaya ya da yozlaştırmaya başladı. Toplumsal yaşamın biçimlenmesi tekel gereksinimlerine, bilimsel gelişme tekel kazancına bağımlı duruma geldi. Fiyatları artık, serbest piyasa koşullarında oluşan gerçek değerler değil, yüksek kazanç içeren tekel kararları belirliyordu. Üretimin...
Metin Aydoğan
Ülkenin içinde bulunduğu ve giderek ağırlaşan sorunlardan kaygı duyanlar, aynı soruyu soruyor ve yanıt arıyor: “Ülkenin durumu iyi değil, ne yapmalıyız”. Tartışmalarda, üç eğilim öne çıkıyor. Bir kesim; koşulların, 1919 koşullarına benzediğini söylüyor ve ulus bütünlüğünü amaç edinen bir anlayışla; toplumun her kesimini içine alan bir örgütlenmenin gerekli olduğunu ileri sürüyor. Onlara göre, Kurtuluş...
Metin Aydoğan
  Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Kürtler, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermeni ya da Rumlar değildir. 20.Yüzyıl başında, emperyalizmin oyununa gelen bu iki topluluk, yaşadıkları yerleri bırakıp gitmek zorunda kaldılar ve Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir olumsuzluk yaratmadılar. Ancak, bugün ne Kürtler bir yere gidebilir ne Türkiye etnik ağırlıklı parçalara bölünebilir. Ne gidilecek bir yer ne de belirlenebilecek bir...
Metin Aydoğan
  “20.Yüzyılın ilk elli yılı Osmanlı İmparatorluğu’nun paylaşılmasının yol açtığı değişikliklerle geçti. 21.Yüzyılın ilk elli yılı da Türkiye’nin alacağı doğrultuyla şekillenecektir… 21’nci yüzyıl, Türkiye’nin bugünkü ve yarınki rolünü nasıl belirleyeceğine bağlı olarak şekillenecektir.”                                          ...
Metin Aydoğan
  Avrupa’da giderilemeyen ekonomik ve toplumsal bir bunalım yaşanıyor. Pazar gereksinimini karşılamak için oluşturulan Avrupa Birliği, büyüklerin özellikle Almanya’nın etkisi altına girmiş durumda. Fransa ve İngiltere durumdan rahatsız. Kimilerine göre geleceği olmayan AB oluşumu sorunları çözemiyor. Yabancı düşmanlığına dayalı ırkçılık ve milliyetçilik yayılıyor. Ekonomik göstergeler olumlu değil. Orta sınıf küçülüyor, yoksulluk artıyor. Yunanistan, Portekiz,...
yonetici
  Dünya’yı gelecekte nelerin beklediğini görmek istiyorsak aranan yanıtı artık, NATO-Varşova, Arap-İsrail çatışmasında ya da Birleşmiş Milletler görüşmelerinde bulamayız. Bunların yerine ABD-Japonya-Almanya-Çin ve Rusya arasındaki ilişkilere ve bu ilişkilerin azgelişmiş ülkeler üzerindeki etkilerine bakmamız gerekiyor. Sovyetler Birliği’nin dağılması, daha önce çok az insanın düşündüğü bir gerçeği ortaya çıkardı. ABD’nin gölgesinde serpilip gelişen Japonya ve...
Metin Aydoğan
  Tarihçinin birincil görevi, yaşadığı toplumdaki önyargılardan kurtulmaktır. Dünyanın başka bölgelerinde geçmişte neler olduğu araştırılırken, olaylar ve etkileri olduğu gibi ortaya koyulmalı, toplumlar arasında ayırım yapılmamalıdır. Binlerce yıl süren, milyonlarca insanı ilgilendiren ve yalnızca bu nedenle bile heyecan verici olan tarih, insanlığın ortak eylemidir. Günümüzdeki ekonomik ya da siyasi amaçlar için kullanılmamalı, bu tür...
Metin Aydoğan
hala_goremeyeceksek
Ülke, herkesin birlikte yaşadığı tehlikeli bir süreçten geçiyor. Bugünün sorumluluğunu taşıyan erk sahipleri, bilinen ve beklenen yönde yürümeyi sürdürüyor. Ülke sahipsiz, halk yoksul ve örgütsüz. Gizli işgal ilişkileriyle yönetim yapısında etkili olan yabancılar, olaylara dilediği gibi yön veriyor. Türkiye Birinci Dünya Savaşı’nda olduğu gibi, girişim gücünün olmadığı, bölünmeyle sonuçlanabilecek, çatışma yüklü bir karmaşaya sürükleniyor....
Metin Aydoğan
teknolojiveinsanemeC49Firesim1
Para bugün, yaşamın hemen tüm alanlarında belirleyici güç olmuştur. Toplumsal ilişkiler paranın tutsağı olunca, bilim ve teknolojinin de paranın tutsağı olması kaçınılmazdır. Tekel kazancı için her yolun geçerli sayıldığı bir ortamda, bilgi öncelikle ona sahip olan şirketlerin kazanç isteğine hizmet eder. Bu nedenle, bilgi çağı diye yüceltilen günümüz koşulları, toplumların gelişimine uyumlu ileri bir...