Güncel Yazılar Arşiv

Metin Aydoğan
(24 Kasım Öğretmenler Günü Kutlu Olsun) 1928 yılında köyde okuma yazma bilen yokken, 1941 yılında okuma yazma oranı yüzde 86’ya çıkmıştı. Köyün bütün çocukları okula gidiyordu. Şimdi, aynı köyde benim okuttuğum çocuklar, elektrik kesilirse jeneratörlerini çalıştırıyorlar; üniversiteye giden pekçok öğrencim oldu. Arıcılık, tütüncülük, orman reçineciliği, marangozluk gelişti. Yoksul bir orman köyü olan Gölcük bugün...
Metin Aydoğan
İzmir’in son metropoliti, Yunanistan doğumlu Hrisostomos Hrisostomos adlı bir papazdı. İşgal dönemindeki Türk düşmanlığına dayalı eylemleri nedeniyle, Türk Ordusu’nun İzmir’e girmesinden 3 gün sonra 12 Eylül 1922 günü halk tarafından linç edilmişti. Fener Rum Patriği Bartholomeos, 94 yıl sonra ve Cumhuriyet tarihinde ilk kez İzmir’e bir metropolit atadı. Karasularını 12 mile çıkarıp Türk adalarını...
Metin Aydoğan
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 2000 yılında Ankara’da düzenlediği, “AB’ne Giriş Sürecinde Din–Siyaset İlişkileri Şurası” toplantısında konuşan Hollanda Leiden Üniversitesi Profesörü Alexander de Groot, şunları söyledi: “Atatürk dürüst bir devlet adamı bir Türktü. O da süper bir tanzimatçıydı; tek başına tanzimatçı odur. Yaptığı rehberlikte tanzimatçılık yolunu izlemiştir. Türkiye’nin trajik kaderi tanzimatçılıktır, başka bir çıkışı yoktur. Çıkış...
Metin Aydoğan
1 Kasım 1928’de kabul edilen yasayla, Arap harflerine dayanan Osmanlı alfabesine son verildi ve Türkçe’ye uyumlu Latin harflerine geçildi. Arap harfleriyle okuyup yazmak, Türk insanı için aşılması güç bir engel durumundaydı. Karmaşık bir yapıya sahip Arapçada, harfler sözcüklerin başına, ortasına ya da sonuna geldiğinde ayrı seslerle okunuyordu. Bu durum, okuma yazma yaşına gelmiş Türk...
Metin Aydoğan
1923 yılında Türkiye’de; Cumhuriyetin tarihsel evrimini, evrensel boyutunu ve gerçek niteliğini kavramış, aydın kesim yok gibiydi. O güne dek, Türkiye’de, cumhuriyetçilik adına, bir düşünce akımı gelişmemiş, herhangi bir örgütlü eylem gerçekleştirilmemişti… Mustafa Kemal, zaferden sonraki bir yıllık yoğun çalışmasıyla, Türkiye’yi, düşündüğü yenileşme yoluna sokmuştu. 11 ay içinde; saltanat kaldırılmış, hilafet varlığına izin verilen edilgen...
Metin Aydoğan
Karasuları, Hava Sahası, Kıta Sahanlığı, ada işgalleri ve Yunan Adalarının Silahlandırılması’ndan oluşan Ege ‘sorunu’, özgünlüğü olan bir konular bütünüdür. Yunanistan, arkasına aldığı uluslararası desteğe dayanarak; Ege konusunu dilediği gibi yorumluyor, kararlar alıyor ve aldığı kararları uyguluyor. Yunanistan Hükümet Sözcüsü Dimitris Giannakopoulos, ‘Yunanistan, karasularını 12 mile çıkarmıştır. Ulusal hakkımızı kimseyle müzakere etmeyeceğiz’ diyor. Yunanistan, Türkiye’deki...
Metin Aydoğan
TEKEL, tümünü kimsenin alamayacağı kadar büyük olduğu için parçalara ayrılarak satıldı. İlk satış alkollü içkiler bölümünde oldu. 16 alkollü içki işletmesi, stokları ve tüm varlıklarıyla 2004 yılında 292 milyon dolara satıldı. Satış bedeli çok düşüktü. Alıcı firma, şirketi 2 yıl sonra yüzde 270 karla 810 milyon dolara sattı. Yeni alıcı, Texsas Pasific Group adlı...
Metin Aydoğan
Su katılmamış bir yurtsever ve kararlı bir anti-emperyalist olan Attila İlhan’ı 11 Ekim 2005’te sonsuzluğa uğurladık. Düşünceleri, şiirleri ve romanlarıyla evrenselliğe ulaşan yüksek nitelikli bu sanat adamı; Türk kültürüne kalın ve kalıcı bir iz bırakarak aramızdan ayrıldı. Attila İlhan, devrimci kişiliğinden ve ilkelerinden ödün vermeyerek kalemiyle savaştı ve yalnızca yaşadığı dönemde değil, etkisini gelecekte...
Metin Aydoğan
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yaklaşık iki yıl önce, Türkiye‘nin 490 ton olan Altın rezervinin 450 tonunun, İngiltere Merkez Bankası Bank Of England’da ‘emanette’ olduğunu açıklamıştı. Altınların ne amaçla gönderildiğine yönelik, bugüne dek bir açıklama yapılmadı. Kimi devletler, altınlarını savaş durumunda dost bildiği savaş dışı ülkelere, ‘depolama ve güvenlik’ amacıyla gönderiyordu. Türkiye altınlarını bu amaçla...
Metin Aydoğan
Türkiye’de bugün yaygın ve yoğun bir kimliksizleşme yaşanıyor. Yetki ve güç sahipleri, işbirlikçiler, din adamı görünümlü çıkarcılar; aynı yerden buyruk almışçasına, ülkeyi ayakta tutan değerlere saldırıyor. Bu tutum, kalıcılığı olan politik işleyiş durumuna getiriliyor. Yozlaşma ve yabancılaşmanın, Batıcılık ya da Arapçılık olarak geçerliliği olan bir yaşam biçimi haline gelmesinin bir nedeni olmalıdır. Bu neden,...