Güncel Yazılar Arşiv

Metin Aydoğan
Devlet biçimi olarak demokrasiden söz edildiğinde “kimler için” sorusuna verilecek yanıt, konu edilen demokrasinin niteliğini ortaya koyar. İnsanlık tüm toplumu kapsayan “genel” bir demokrasiyi henüz yaşamadı. Yaşananların ortak özelliği ise, başka tüm toplumsal kurumlar gibi belirli bir ekonomik yapıya ve bu yapının düzeyine bağlı olan kültürel gelişime bağlı olmasıdır. Tartışmalarda kısaca demokrasi olarak kullanılan kavramı, sanayileşen...
Metin Aydoğan
Türkiye’de şiddetli ve yaygın bir yönetim bunalımı yaşanıyor. Yönetim yetkisini ele geçirenler, yetkilerini ülke ve halkın sorunlarını çözmek için değil, çıkar sağlamak ve dış istekleri yerine getirmek için kullanıyor. Sandıkla yoksulluk arasına sıkışan halk, demokrasi adı verilen siyasi kurmacayla kimliğine ve ülkesine yabancılaşıyor, edilgen kalabalıklar haline geliyor. Ülke yüz yıl öncesini yeniden yaşıyor. Ayrımlar...
Metin Aydoğan
Yazı yogunluğu nedeniyle 5 Haziran’da yayınlayamadığımız “Evrensel Tehlike; Çevre Kirliliği” yazısını bugün yayınlıyoruz. 5 Haziran Dünya Çevre günüdür. Çevre kirliliği ile doğal yapıya verilen zararlar, bugün karşımıza iç karartıcı bir tablo çıkarmaktadır. Sorumluları belli olan ancak, çözüm üretecek ve uygulayacak olanların ortalıkta görülmediği bu sorun, doğal yaşamın sürdürebilirliğini çekinceye sokan bir boyuta ulaşmıştır. Kirlilik,...
Metin Aydoğan
Türkiye Cumhuriyeti’ndeki Kürtler, Osmanlı İmparatorluğu’ndaki Ermeni ya da Rumlar değildir. 20.yüzyıl başında, emperyalizmin oyununa gelen bu iki halk, yaşadıkları yerleri bırakıp gitmek zorunda kaldılar ve Türkiye Cumhuriyeti için önemli bir olumsuzluk yaratmadılar. Ancak, bugün ne Kürtler bir yere gidebilir ne Türkiye etnik ağırlıklı parçalara bölünebilir. Ne gidilecek bir yer ne de belirlenebilecek bir sınır vardır. Türkler...
Metin Aydoğan
Osmanlılar, Kürdistan adını verdikleri bölgede, devletin temel dayanağı olan tımar sistemini Kürtler’e uygulamadı. Bölgenin yönetimini, babadan oğula geçecek biçimde aşiretlere bırakıp bu aşiretlere, yalnızca Avrupa’daki sınır boylarında yaşayan kimi topluluklara verilen özel haklar tanıdı. Kürtler Müslüman olduğu için haraç ve cizye ödemiyor, tımar dışında bırakıldıkları için de aşar vermiyorlardı. Çevreleri koruma altında olduğu için, hiçbir dış tehdit altında değildiler....
Metin Aydoğan
Türk-Kürt ilişkilerinin kökeni, Abbasi Devleti’nin bölgede egemen olmasına dek gider. Gazneli Mahmut’tan (988-1030), Büyük Selçuklu İmparatorluğu’nun kurucusu Tuğrul Bey’e, (990-1063), Alparslan’dan (1029-1072), Anadolu Selçuklularına ve Osmanlı döneminden geçerek günümüze dek gelir. Türk-Kürt birlikteliği, devlet görevlerinde yer almayla sınırlı kalmayan ve toplum düzeninin her alanına yayılmış kalıcı bir kaynaşmaya ulaşmıştır. Bu iki halkın insanları, etnik kökenine...
Metin Aydoğan
Türkiye’de uzun süredir; “Kürt sorunu”, “azınlık hakları”, “anadilde eğitim” gibi tanımlarla bir tartışma yaşanıyor. Sayıları az etkileri yüksek bir takım insanların, medya gücünü kullanarak başlattığı tartışma, bugün hükümet uygulamalarına dek gelmiş, somut uygulamalara dönüşmüştür. Buna karşın bilimden ve gerçeklerden uzak, sürekli yinelemelerle sürdürülen bu ilkel tutum gereken yanıtı yeterince almamış, halk aydınlatılamamıştır. Oysa, söylenen ve...
Metin Aydoğan
Türkiye’de 200 yıldır tartışılan Batılılaşma konusu, günümüzde ilginç bir duruma geldi. Birbirinden çok ayrımlı söylemi olan siyasi oluşumlar, Batıcılık düzleminde bir araya gelmiş durumdalar. “Liberaller” bir kenara bırakılırsa; dün Batının batıllığını ileri süren “İslamcılar” bugün Avrupa Birliği’ne girmeyi, ABD ile birlikte yürümeyi savunuyor. Kürtçüler, sözcülüğünü yaptıkları Batınındemokrasi getireceğine, kendilerine bir ülke kazandıracağına inanıyor. “Sosyalistler”, işçi sınıfının küresel direnişinden, enternasyonalizmden,...
Metin Aydoğan
Türkiye’de, düşüngüsel (ideolojik) ayrılıklar ileri sürerek sürekli bölünen “sosyalist” kümelerin birleştikleri belki de tek ortak nokta, Cumhuriyet’e ve Kemalizme karşıtlıktır. Karşıtlığı ulusların kaderlerini tayin hakkını tanıma üzerine yoğunlaştırıyorlar ve Kürt kalkışmasını desteklemedikleri için, Kemalistleri faşistlikle suçluyorlar. Emperyalizmin Kürtlerle kurduğu ilişkinin niteliğini görmemeleri olanaksız. Sosyalist kuramcıların demokrasi ve ulusal sorun üzerine yazdıkları ortada. Buna karşın,...
Metin Aydoğan
Türkiye, bugün 1938’in değil, 1919’un koşullarını yaşıyor. Gizli işgal’e dönüşen dışa bağımlılık, ulusal varlığı yok etmeye yönelen kalıcı sorunlar yaratıyor. Durumun ayırdına varanlar, henüz yeterince örgütlü değil. Gelinen noktanın sorumluluğunu taşıyanlar politikacılar, yadsımadıkları bu gerçeği, “küresel çağın zorunlusonucu” ya da “karşılıklı bağımlılığın kaçınılmazlığı” olarak meşrulaştırmaya çalışıyor. Yoksullaşan örgütsüz halk, dostu düşmanı seçemiyor. Ekonomik çöküntüyle yaratılan kavram kargaşası...