Genel Arşiv

yonetici
İzmir-İstanbul Otoyolu açıldı ve geçiş ücretleri açıklandı. Önceki yap-işlet-devret yatırımlarında olduğu gibi, ücretler ile geçiş sayıları yüksek ve geçmeyen araçlar için ödemeyi yine Hazine üstleniyor. Yol ve köprüler, yap-işlet-devret yöntemiyle büyük şirketlere yaptırılıyor. Konsorsiyum adı verilen geçici ortaklıklarla bir araya gelen şirketler, aralarına yüksek teknolojiye sahip bir uluslararası inşaat şirketini de alarak yatırımı gerçekleştiriyor....
yonetici
Amerikalı tarihçi Prof.  C. Helmreich, Paris’ten Sevr’e (From Paris to Sévres) adlı kapsamlı yapıtında, Sevr Antlaşması için, “19.yüzyıl sömürgeciliğini izleyen, mükemmel bir emperyalist çözüm” der ve şu değerlendirmeyi yapar: “Büyük güçler, kamp ateşinin çevresinde, aç gözlerle fırsat kollayan kurtlar gibiydi. Çünkü; Türkiye, doğası gereği zengin ve emperyalizm oburdu… Herkesin Türkiye’de bir çıkarı vardı; olmayanlar...
yonetici
Bu yazı, 31 Temmuz 2017’de yani 2 yıl önce yayınlandı. Yazıda öngörülenler bugün gerçekleşmiş durumdadır. Bunu göstermek için herhangi bir ekleme ya da çıkarma yapmadan aynısıyla yeniden paylaşıyoruz. 2016 itibariyle Türkiye’nin borcu; 421 milyar doları dış, 269 milyar doları iç olmak üzere toplam 690 milyar dolara ulaştı. Bu borcun ulusal gelire oranı yüzde 50’yi...
yonetici
Türkiye’de bugün yaygın ve yoğun bir kimliksizleşme yaşanıyor. Yetki ve güç sahipleri, varsıl işbirlikçiler, sanatçı görünümlü çıkarcılar; aynı yerden buyruk almışçasına, ülkeyi ayakta tutan değerlere sınır tanımaksızın saldırıyor. Bu tutum, kalıcılığı olan politik işleyiş durumuna getiriliyor. Yozlaşma ve yabancılaşmanın geçerliliği olan bir istem durumuna getirilmesinin bir nedeni olmalıdır. Yaşananlar, tarihte kayıtlı süreçler toplamı ve...
yonetici
Türkiye’de son 20 yılda yoğun biçimde özelleştirme yapıldı yani kamu malları satıldı. Bunu yapanlar; ulusal çıkarları ve kamu yararını gözetmediler. Büyüğüne küçüğüne bakmadan, üretim yapanlar dahil 890 kamu malını, değerlerinin çok altında sattılar. Bunu yaparken, verilen bir görevi yerine getirir gibiydiler. Söz ve davranışlarına sınır koymuyor, uyarıları dinlemiyorlardı. ANAP’ın Devlet Bakanı Eyüp Aşık, “TEKEL’i...
yonetici
Lozan’da, esas görüşme ve tartışma İngiltere’yle Türkiye arasında oldu. Lord Curzon, Ankara’dan gelenleri, eski Osmanlı Türkü sanıyordu. Ancak, yanıldığını çabuk anladı. İlkelerini her şeyin üstünde tutan yurtsever bir tutum ve şaşırtıcı bir irade sağlamlığıyla karşılaştı. ’Doğulularda böyle şey olmaz, Türkler nasıl bu hale geldi’ diyerek şaşkınlığını dile getiriyor, nedenini bir türlü anlayamadığı değişimi, çözmeye...
yonetici
Erzurum Kongresi’ni, Anadolu’da kurulacak bir hükümetin ilk adımı olarak görüyordu. Bu görüşü, ‘milletin güveneceği bir hükümet yaratmak için, önce o hükümetin dayanacağı bir kuvvet yaratmak gerekir. Bu da Doğu İlleri Kongresi’nin ve ondan sonra Sivas Genel Kongresi’nin toplanmasıyla olacaktır’ diyerek dile getirdi. Temelini Amasya’da attığı, ‘yeni hükümet düşüncesini’ Erzurum’da karara dönüştürdü. Kongre’yi açış konuşmasında;...
yonetici
Yalnızca Türkler değil, tüm toplumlar yaşam biçimlerinden ve tarihlerinden gelen, kendilerine ait özelliklere sahiptir. Ayrılıkları, benzerlikleri ya da gelişme düzeyleri ne olursa olsun her toplum, hem kendine özgüdür hem de dünya kültürünün bir parçasıdır; hem yerel hem evrenseldir. Ulusları ve halkları yerme ya da hor görmeye dayanan üstünlük duygusu, yani ırkçılık ne denli kabul...
yonetici
17 Temmuz 1936’da, başlayan İspanya İç Savaşı, 1 Nisan 1939’da bitti. ‘Uygarlığın beşiği’ Avrupa’da yaşanan bu insanlık dramı, bir vahşet dönemiydi. Sömürge ve yarı-sömürgelerde silahlı şiddet uygulayan emperyalist devletler, şiddeti Avrupa’da da kullanmaktan çekinmemişti. Ulusal ya da toplumsal mücadeleye girişeceklerin, İspanya iç savaşını incelemeleri ve günümüze yönelik sonuçlar çıkarmaları gerekir. Bu savaş; ilkelerin ve...
yonetici
Yoğun ve özenli bir hazırlık döneminden sonra, 1932 yılında Dil Devrimi’ni başlattı ve 12 Temmuz 1932’de, program ve tüzüğünü kendisinin yazdığı, Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ni kurdu. Dilbilimci olmamasına karşın, 1928 yılındaki harf değişimi çalışmalarında Türkçe’nin gücünü ve kök sağlamlığını anlamıştı. Devrim atılımlarını tamamladıktan sonra dil ve tarih araştırmalarına yöneldi. Yönelişine, kişisel araştırmalarla başlayıp bilimsel...