Genel Arşiv

Metin Aydoğan
Dünya 21. Yüzyıl’a, yüzyıl öncesindekine benzer koşullarla girdi. Yeniden çok kutuplu duruma gelen ve emperyalist devletlerin azgelişmiş ülkeler üzerinde baskı kurduğu bir dünyada, etkinlik alanları için savaşım giderek kızışıyor. ABD, Japonya, Almanya, Rusya ve Çin arasındaki ekonomik rekabet şiddetleniyor. Amerikalılar gelişmelerden rahatsız. Dünya liderliğini yitirmekte olduğunu görüyor ve çaresizliği nedeniyle dünya önderliğini bir oranda...
Metin Aydoğan
İzmir İktisat Kongresi, Türkiye için önem taşıyan günlerde, 1923 yılının 17 Şubat – 4 Mart aralığında toplandı. Mustafa Kemal Kongreyi açarken şunları söyledi: “… Amacımız odur ki, bu ülkenin insanları ürettikleriyle; tarımın, ticaretin, sanatın, emeğin ve yaşamın temsilcileri olsun. Ve bu ülke, artık yoksul ve kimsesizler ülkesi değil, zenginler ülkesi, zenginlikler ülkesi olsun. Yeni...
Metin Aydoğan
Halkevleri, 19 Şubat 1932’de kuruldu. Amacını; “Türk ulusunu; bilinçli, birbirini anlayan, birbirini seven, ortak ülküye bağlı bir halk kitlesi haline getirmek” olarak açıklamıştı. Devrimler halka anlatılacak; kültürel yaşam, canlandırılacaktı. Yüzyıllarca bağnazlığın baskısı altına ezilen Anadolu halkı; yurt ve dünya sorunları hakkında bilgi sahibi olan, doğru düşünebilen ve olaylar karşısında kendi kanısını çekinmeden belirtebilen kişiler...
Metin Aydoğan
Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Eşref Bitlis,17 Şubat 1993 Çarşamba günü bindiği uçağının düşmesi sonucu, yanındaki 3 subay ve 1 astsubayla birlikte şehit oldu. Dönemin yetkilileri, uçağın buzlanma nedeniyle düştüğünü açıkladı ve üstünkörü bir soruşturmayla dosyayı kapattı. Oysa, durum oldukça karışıktı ve Eşref Bitlis sıradan bir komutan değildi. 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’na katılmıştı. Geçmişi başarılarla...
Metin Aydoğan
Son dönemde yazılı ve görsel basında, sosyal medyada; güncelliği olmayan ve Türkiye’yi ilgilendirmeyen, karalamaya dayalı düzeysiz bir tartışma yaşanıyor. Sincan Uygur Özerk Bölgesi’ne yönelik gerçekleri yansıtan her öğretici yazı, yazarına küfür olarak geri dönüyor. Gerçekler, yalana dayalı yaymacayla örtülmeye çalışılıyor. Türk töresine uymayan garip eylemler yapılıyor, Türkiye’nin konuğu olan turistler dövülüyor. Bilgisizliğin karanlığı içinde...
Metin Aydoğan
Atatürk hakkında, Türkiye ve dünyada farklı nitelikte 11 binden çok kitap ve araştırma yazısı yayınlanmış. Bu denli çok ve değişik yayını, niteliklerine göre 4 grupta toplamak mümkündür. İlk grup, nesnel bir tutumla yazılan ve bilimsel değeri olan kaynağa dayalı araştırmalardır. Yalana dayalı karalama amaçlılar ile bunun tam karşıtı aşırı övgücüler öbür iki gruptur. Son...
Metin Aydoğan
5 Şubat 1937’de Anayasa maddesi yapılan Altıok, yaymaca amaçlı sıradan bir tanımlama değil; direniş içinde oluşan, yaşama bağlı ve geleceğe yön veren ilkeler bütünüdür. Geri kalmışlıktan kurtularak gelişmek isteyen bir ulusun, kalkınıp güçlenmek için izleyeceği yolu gösterir. Bu işin nasıl yapılacağını açıklar. İnsanı esas alır, bilime ve gerçeklere dayanır. Herşeyden önce, çok yönlü, ileri...
Metin Aydoğan
Günümüzün sorunu olan küreselleşmenin gerçek sahiplerinin, uluslararası şirketler olduğu artık herkesin bildiği bir gerçektir. Büyük devlet politikası konumuna gelen ve şirket çıkarlarını temsil eden küresel politikanın belirlenip uygulanmasında, askeri ve ekonomik güç yanında çok önemli bir üçüncü güç vardır. Bu iletişim gücüdür. İletişim, günümüzde o denli etkili duruma gelmiştir ki, o olmasa küresel düzeyde...
Metin Aydoğan
Yabancılara; ekonomik, siyasi ve hukuksal alanda ayrıcalık (imtiyaz) tanıma, Anadolu Selçuklularına dek gider. Kolaycılıkla öngörüsüzlüğün içiçe geçtiği uygulamalar, verildikçe bağlanan bağlandıkça verilen ödünler halinde yüzlerce yıl sürdü. Selçuklulardan sonra Osmanlı Devlet’inin de yıkımını hazırlayan koşulları oluşturdu. Kapitilüsyon olarak da tanımlanan imtiyazlar süreci; yabancılara, ekonomik yaşama, bağlı olarak da siyasi yaşama, devletin güçlü olduğu dönemlerde...
Metin Aydoğan
Seçimler ve meclislerle halkın kendisini yönetecek kişileri belirlemesine, bugün demokrasi deniyor. “Oy” ve “sandık” kutsanıyor ve yönetimin bu biçimde oluşturulması çağdaşlık sayılıyor. Doğru gibi görünse de biraz düşünüp yaşananlara bakınca, bunda bir çarpıklık olduğu görülüyor. Türkiye’de; Meclis’in oluşumu, seçim yasaları, barajlar, dağıtılan paketler, din ticareti, para ve medya kullanımına bakınca; oluşturulan siyasi düzenin, seçilecekleri...