Genel Arşiv

yonetici
Batının Kıbrıs’a verdiği önem ve bu öneme uygun düşen politik–askeri davranışlar eski bir öyküdür. Kıbrıs’ın Doğu Akdeniz’deki stratejik konumu, bu adanın tarihin her döneminde saldırılar ve ele geçirme girişimleriyle karşılaşmasına neden olmuştur. Suriye, Filistin, Anadolu, Yunanistan ve Mısır arasındaki ticaret yollarının kavşak noktasında olan Kıbrıs, Doğu Akdeniz’e egemen olmak isteyen devletlerin, Antik Çağ’dan beri...
yonetici
Kıbrıs konusunun geldiği noktayı anlamak ve gideceği yönü görmek için konuyu geçmişiyle ele almak, günümüz koşullarını görmek ve bu bütünlük içinde yorumlamak gerekir. Türklerin, Balkanlardan ve Ege adalarından Anadolu’ya çekilmesi, Kurtuluş Savaşı’yla kurulan Cumhuriyet’in temel yaklaşımları, İkinci Dünya Savaşı sonrası politikaları, AB süreci ve ekonomik çöküntü göz önüne getirildiğinde karşımıza ürkütücü bir tablo çıkmaktadır....
yonetici
Haçlı seferleri, dünyayı talan ve kırım alanına dönüştüren sömürgeciliğin ön adımıdır. Onuncu yüzyılda, koyu bir karanlık ve yoksunluk içindeki Avrupalılar için, varsıl Ortadoğu ve Uzakdoğu gerçek bir hazineydi. Oraya ulaşma ve ele geçirme isteği, sınır konmamış bir hırs ve toplumsal tutku durumuna gelmişti. Hırsları ve istekleri o denli yoğundu ki, çılgınlığa dönüşen saldırganlık tarihte...
yonetici
Avrupa uygarlığı olarak tanımlanan Batı anlayışı, bir yanıyla Antik Grek-Roma uygarlığına, diğer yanıyla Türk karşıtlığına dayalıdır. Üstünlük düşüncesinden kaynaklanan ve Avrupalılık olarak tanımlanan bu ikili yaklaşımın tarihsel anlamı; kültürel köksüzlüğün antik uygarlıklarla, özgüven yoksunluğunun Türk düşmanlığıyla giderilmek istenmesidir. Avrupalılar için anlaşılabilir, ancak bilimsel açıdan kabul edilemez olan bu anlayış; gerek kültürel sahiplenmede gerekse Türk düşmanlığında, sonu...
yonetici
Selçuklularda devlet yönetimi, değişik yetki ve sorumluluğu olan, alanlarında uzmanlaşmış görevlilerin katıldığı divanlar aracılığıyla yürütülürdü. Değişik işler için değişik divanlar vardı; bunlar devlet gücünü temsil etmelerine karşın, tartışmaya açık, katılımcı kurumlardı. Kararlar, serbestçe dile getirilen görüşler, bilgi ve belgeye dayanan tartışmalar sonunda alınırdı. Selçuklular Büyük Selçuklular ve onların ardılı olan Anadolu Selçukluları, Orta Asya geleneklerine dayanarak Yakın...
yonetici
Hıristiyanlığın 2 bin yıllık tarihi, bir bütün olarak ele alındığında, yüzlerce mezhebe karşın, genel çizgileriyle üç tür Hıristiyanlıkla karşılaşılır: İlk Çağ Hıristiyanlığı, Orta Çağ Hıristiyanlığı ve Yeni Çağ Hıristiyanlığı. Hıristiyan inancı, ekonomik-toplumsal düzenle ilgili olan bu dönemler içinde, birbiriyle çelişen anlayışlar, ayrımlı yapılanmalar ve değişik uygulamalar ortaya çıkarmıştır. Denilebilir ki, İsa’dan günümüze, üç tür Hıristiyanlık yaşamıştır. Köleci,...
yonetici
Son 30 yıllık dönemde etnik ve dinsel yapılanmaların güçlenip yayıldığını görüyoruz. Dünyayı tanımayan, örgütlenme birikimi olmayan, akçalı (mali) kaynaklardan yoksun geri ve eğitimsiz insanlardan oluşan etnik ve dinsel yapılar; 1980’lerden sonra birden bire ekonomik ve siyasi gücü yüksek küresel örgütler durumuna geldi. İkiyüz yıllık demokrasi birikimi ortada dururken Batıda feodalizm ortadan kaldırılmışken; toplumsal gelişime...
yonetici
Bir düşünceyi ve yarattığı etkiyi, savunarak yok etme tutumu, belki de en yaygın biçimiyle Atatürk’e karşı kullanılmış, Atatürk’ün düşünce ve eylemi, uyuşması olanaksız karşıt politikalar içinde, üstelik kendi adı kullanılarak ustaca uygulamadan kaldırılmıştır. Atatürk; “yüzünü Batıya döndüren kararlı bir Batılılaşmacıdır”,“Türkiye’ye Batıyı hedef gösteren önderdir” ya da “Avrupa Birliği Atatürkçü politikanın zorunlu bir sonucudur” gibi sözlere yansıyan anlayış,...
yonetici
“Avrupa’nın geleceğinde, ne olursa olsun Türkiye’nin yeri yoktur. 70 Milyon Türk vatandaşını Avrupa içinde serbestçe dolaştırmayız. Avrupa’nın İran, Suriye, Irak gibi ülkelerle sınır komşusu olmasını kabullenemeyiz. Türkiye ile ekonomik ilişkilerimizi sürdürmeliyiz. Genç ve hızlı büyüyen nüfusunun satınalma gücünden faydalanmalıyız. Bu ülkeye ihracatımızı sürdürmeliyiz. Ancak, bu ülkenin globalleşmenin temel prensiplerine sahip olmadığını ve uluslar arası...
Metin Aydoğan
Avrupa’da giderilemeyen ekonomik ve toplumsal bir bunalım yaşanıyor. Pazar gereksinimini karşılamak için oluşturulan Avrupa Birliği, büyüklerin özellikle Almanya’nın etkisi altına girmiş durumda. Fransa ve İngiltere durumdan rahatsız. Kimilerine göre geleceği olmayan AB oluşumu sorunları çözemiyor. Yabancı düşmanlığına dayalı ırkçılık ve milliyetçilik yayılıyor. Ekonomik göstergeler olumlu değil. Orta sınıf küçülüyor, yoksulluk artıyor. Yunanistan, Portekiz, İrlanda,...