Genel Arşiv

Metin Aydoğan
Osmanlılar; uzun süre Türk Takvimi’yle, Hicri Kameri takvimi birlikte kullandılar. I.Mahmut döneminde, 1740’da, Hicret tarihinden başlayan, ancak Güneş yılı esasına dayanan ve yılbaşı 1 Mart olan Rumî, Malî ya da Hicri Şemsi denilen yeni bir takvim daha kullanılmaya başlandı. Devlet, 1917’de savaş sırasında, Gregoryen takvimi de kullandı ve takvim konusu tam bir karmaşa durumuna geldi. Osmanlı ülkesinde, aynı anda altı tür...
Metin Aydoğan
Avrupa Birliği kurumlarının Türkiye için aldığı kararlarını olduğu gibi aktarmak, bilinç yetersizliğinin yaygın olduğu günümüz ortamında, kuramsal açıklamalardan ya da kapsamlı yorumlardan daha etkili olacaktır. “Biz söylemiyoruz, bakın onlar söylüyor” yaklaşımıyla yapılan aktarımlardan da sonuç çıkaramayanlar, gerçeği görmek istemeyen onmaz (iflah olmaz) çıkarcılar ya da onların hizmetindeki bilinçli bilinçsiz bağnazlardır. Gerçeği görüp anlamayı istemeyenlere bir...
Metin Aydoğan
Türk politikacılarındaki bilgi ve düzey düşüklüğü ile AB’ye karşı gösterdikleri “aşırı” ve “sözdinler” istek, Yunanistan’a, bağlı olarak da AB yöneticilerine; Ege konusunu diledikleri gibi ele alma, “özgürce” yorumlama ve “yorumları” Türkiye’ye karşı kullanma yönünde geniş bir serbest alan yaratmaktadır. Birbiriyle olan ilintileriyle karmaşık bir sorunlar yumağı durumuna getirilen; Kara Suları, Hava Sahası, Kıta Sahanlığı ve Yunan Adalarının Silahlandırılması’ndan oluşan...
Metin Aydoğan
Mustafa Kemal Balkan Savaşı’nı haber alınca Trablusgarp’tan ayrıldı ve savaşa katılmak üzere yola çıktı. Romanya üzerinden İstanbul’a giderken yolda aldığı haberlere ve Ordunun bu kadar kolay yenilmesine inanamıyordu. Trakya Türklerinin yaşadığı acılara, büyük toprak yitiklerine, özellikle de Selanik’in yitirilmesine çok üzüldü. Doğduğu yer olan 538 yıllık ata yadigarı bu güzel kent, birkaç hafta içinde elden...
Metin Aydoğan
Dünya pazarlarındaki tekelci yayılmanın geleneksel biçimi, şirket satınalma ya da birleşmeler yoluyla büyümektir. Tekel kazancının çekiciliği, şirketlerin yeğin (şiddetli) bir yarışma ortamında sürekli biçimde büyümesini zorunlu kılar. Büyümenin tek yolu, aynı alanda etkinlik gösteren şirketlerin hangi yöntemle olursa olsun etkisiz kılınmasıdır. Satınalma ya da birleşmeler bu yöntemin görünen son yasal aşamasını oluşturur. Şirket birleşmeleri...
Metin Aydoğan
Selçuklu ve Osmanlılar’da gelişkin bir toplumsal düzen yaratan toprak iyeliğinin (mülkiyetinin) temel özelliği, Orta Asya kültürünün gelişkin bir uzantısı ve paylaşımcılığa dayanan kamucu yaşam biçiminin doğal ürünü olmasıdır. İyelik (Mülkiyet) Biçimleri Osmanlı toplumunda geçerli iyelik biçimi, toprağın devlete ait olduğu mirî toprak düzeniydi. Ancak, daha az olmak üzere, başka iyelik biçimleri de vardı. İmparatorluğun çok...
Metin Aydoğan
Selçuklular’ın Orta Asya’dan alıp İslam hukukuyla birleştirerek geliştirdiği ve daha sonra Osmanlılara devrettiği toprak düzeni özgündür ve sürekli gelişen bir bütünlüğe sahiptir. Bu iki devlet geliştirdiği toprak düzeniyle, Orta Çağ toplumlarının tümünün temelini oluşturan toprak sorununu, çağdaşlarından çok daha ileri biçimde çözdüler, onlara örnek oldular. Kurdukları devlet ve bu devletin dayandığı ekonomik-siyasi düzen, Orta Çağ toplumları içinde...
Metin Aydoğan
Dünyanın birçok yerinde insanlar, henüz toplayıcılık ve avcılık döneminde olup mağaralarda yaşarken, Orta Asya’da hayvancılık, kerestecilik, maden ve tarım teknikleri geliştirilmişti. İnsanın insanlaşma süreci, yani hayvanları ehlileştirme ilk kez burada yapılmış, doğaya egemen olmanın ilk durağı sayılan çiftçilik burada başlamıştır. Ekonominin Gücü Tarihin ilk dönemlerinden başlayarak, M.S.15.yüzyıla dek süren Orta Asya göçlerinin yaygınlığı, süresi ve etki...
Metin Aydoğan
Kadro sorunu, partilerin önde gelen sorunlarından biridir. Politik savaşım ve bu savaşımın aracı olan parti çalışmaları, çalışmaya katılanların tümüne özellikle de yönetimde görev alanlara ağır sorumluluk yükler. Görev alan kişilerin, yüklendiği sorumluluğu taşıyabilecek nitelikte olması gerekir. Bu sorumluluğu taşıyabilecek olanlar profesyonel kadrolardır. Bunlar, güç ve olanaklarının tümüyle parti çalışmasına katılan yüksek bilince sahip, kitlelerle...
Metin Aydoğan
Parti üyeleri, örgüt içi ya da dışında insanlarla kurdukları ilişkilerde, alçak gönüllü ve hoşgörülü olmalıdır. Kendisini herkesten bilgili ve akıllı sanarak, halka doğru yolu gösteren bilgiç rolüne bürünen üyeler, partiye yarar değil zarar verirler. Edindiği kuramsal bilgileri papağan gibi yineleyip somut çalışma içinde olmamak, örgütsel değeri olmayan boşboğazlıktır (lafazanlıktır). Bu tür insanlar gösterişli söylevler verirler,...