Atatürk Arşiv

Metin Aydoğan
Atatürk, 10 Kasım’da son nefesini verdiğinde arkasında; 57 yıllık bir yaşam, bu kısa yaşama sığdırılan görkemli bir savaşım ve tarihin gördüğü en büyük yenileşme eylemini bıraktı. Mustafa Kemal Atatürk’ün, Türk ulusu için anlamı; özgürlükle tutsaklığın, varlıkla yokluğun ya da gönençle yoksunluğun en yalın ve en belirgin ayrımıdır. Yaşam direncini yitirmiş kabul edilerek, yok edilmek...
Metin Aydoğan
Atatürk, 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk’u, günde altı saat okumak üzere altı günde okudu. Yazmak için ise, yaklaşık dokuz ay bilgilerini yeniledi, belge topladı. Mücadele arkadaşlarıyla sıkça bir araya geldi, kendi düşünce ve hazırlıklarını aktarırken, onların “görüş ve değerlendirmelerini” aldı. Anımsıyamadığı ayrıntılar için, olayı birlikte yaşadığı insanları bulduruyor, değinmek istediği bir olayı birkaç kanaldan...
Metin Aydoğan
İşgalciler, İstanbul’da elkoydukları silah ve donanımı, 1 Ekim 1923 günü Tümgeneral Selahattin Adil’e teslim ettiler. 2 Ekim’de, son birliklerini gemilere bindirdiler ve Türk askerini selamlıyarak ülkeyi terk ettiler. Türk ordusu, 6 Ekim 1923 günü törenle İstanbul’a girdi. Birkaç yıl öncesinde düşlere bile giremeyen ve Anadolu’daki halk savaşıyla sağlanan bu başarı, Türk ulusu için kuşkusuz...
Metin Aydoğan
Bu yazıyı; Dil Bayramı nedeniyle yayınladığımız “Uluslaşma Sürecinde Dilin Önemi” yazımızı bütünlemesi amacıyla yayınlıyoruz. Türkçe, Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği süresince, 6 yüzyıl, boşlama (ihmal) ve ilgisizlik nedeniyle, devlet katında “can çekişen” bir dil durumuna gelmişti. Yüksek sınıf, Arapça ve Farsça öğrenip konuşmaktan onur duyuyordu. Farsçaya güzel söz söyleme yolu, Arapçaya Peygamber’in konuştuğu dil olduğu için kutsal gözle bakılıyordu....
Metin Aydoğan
Harp Okulunda, öğrenciler, yönetimden gizliyerek gerçekleştirdikleri toplantılarda, yorum ve tartışmalar yapıyor, güzel konuşma yarışmaları düzenliyordu. Bu işlerin önde gelen yürütücüsü Mustafa Kemal’di. Güzel konuşuyor, bilgisiyle arkadaşlarını etkiliyordu. “Ancak özgür düşünceli insanlar, vatanlarını kurtarıp onu koruma gücüne sahip olabilirler” diyordu. Bilgi Açlığı Kimi olayları, özellikle uluslararası ilişkilerin kendine aykırı gelen sonuçlarını anlayamıyor; ilişkilere neyin, nasıl yön...
Metin Aydoğan
20.Yüzyıl başında, Yemen’den Arnavutluk’a, Kafkasya’dan Trablusgarp’a dek, çok geniş bir alanda savaşan subaylar, çatışmalar içinde pişerek kendilerini yetiştirdiler. Gittikleri hemen her yerde onları bekleyen; donanımsızlık, her türlü yoksulluk ve ihanet ayaklanmalarıydı. Maaşsız ve güvencesiz durmadan savaştılar. “Ülkenin bir ucundan bir ucuna koşuyor, eriyip gidiyorlardı”. Sivil ya da asker Türk aydını, canını dişine takarak, onur...
Metin Aydoğan
Mustafa Kemal, 1.Dünya Savaşı çıktığında Sofya’da askeri ateşeydi ve birçok kez başvurmasına karşın, cephe görevine atanmıyordu. Günler geçtikçe öfkesi artmaya ve yerinde duramaz duruma gelmeye başladı. Kanıtlanmış yetenekleriyle iyi yetişmiş bir kurmay subaydı. Görev alacağı birlikleri savaşa hazırlama ve savaştırmada yararlı olacağını biliyordu. Ancak, yaşamsal önemde bir savaş sürerken çatışma dışı bir yerde tutuluyordu....
Metin Aydoğan
Atatürk ve Batı
Türkiye’de Atatürk’e karşıtlık, onun ölümüyle başlayan ve Batıyla dolaysız ilişkisi olan bir süreçtir. Batıya bağlanma Atatürk’ten kopuşu, Atatürk’ten kopuş da Batıya bağlanmayı hızlandırmıştır. Birbirini etkileyen bu ikili sürecin kaçınılmaz sonucu, Atatürkçülüğün; politikadan ekonomiye, yönetim işleyişinden kültüre, dilden tarihe dek uygulamadan kaldırılması olmuştur. Tanzimatçılık Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Ankara’da düzenlediği, “AB’ne Giriş Sürecinde Din–Siyaset İlişkileri Şurası”toplantısında...
Metin Aydoğan
ATATC39CRKSONRASIRESC4B0M20072015
Kemalist politikanın ödünlerle başlayıp karşı devrimle sonuçlanan uzun bir süreç sonunda uygulamadan kaldırılması, sanıldığı gibi 1950’lerde değil, 11 Kasım 1938’de yani Atatürk’ün ölümüyle birlikte başlamıştır. Bu, öznel bir yargı değil hükümet uygulamalarının ortaya koyduğu bir olgudur. Yaşananlar, şaşırtıcıdır ancak gerçektir. Şaşırtıcı olan, İnönü gibi her zaman Atatürk’ün yanında yer alan, Kurtuluş Savaşı ve devrimlerde büyük...
Metin Aydoğan
Türk Dil Kurumu (Türk Dili Tekkik Cemiyeti) Atatürk‘ün istemiyle 12 Temmuz 1932’de kuruldu. Yazıyı, Türk dilinin gelişimine katkı koyanların anısına saygı için yayınlıyoruz. Türkçe, Osmanlı İmparatorluğu’nun egemenliği süresince, 6 yüzyıl, boşlama (ihmal) ve ilgisizlik nedeniyle, devlet katında “can çekişen” bir dil durumuna gelmişti. Yüksek sınıf, Arapça ve Farsça öğrenip konuşmaktan onur duyuyordu. Farsçaya güzel söz...