Atatürk Arşiv

Metin Aydoğan
Mustafa Kemal, 13 Kasım 1918 Çarşamba günü İstanbul’a geldi. Burada bulunduğu altı ay boyunca, durmadan çalıştı. Hemen “her kapıyı çaldı.” Güvenilir bulduğu yetki sahiplerine, “askeri birlikleri terhis etmemelerini” ve işgal güçlerine olabildiğince, “örtülü engeller çıkarmalarını” söylüyordu. Dost bildiklerinden başka; düşman saydığı kişiler, düzeysiz ve yetersiz görevliler, hoşlanmadığı insanlar ve yabancılarla bile konuştu. İstanbul’da kaldığı...
Metin Aydoğan
Sağlığı, 1935’ten sonra bozulmaya başladı. Bu kez görülen, eski hastalıklarından birinin depreşerek onu yeniden rahatsız etmesi değil, dış görünüşüne yansıyan genel bir çöküntüydü. Kendini güçsüz hissediyor, çabuk yoruluyor ve eski verimiyle çalışamıyordu. Ten rengi hızla solmuş, yüz hatlarında derin kırışıklıklar oluşmuştu. Onda pek görülmeyen bir yorgunluk ve bu yorgunluğa bağlı bir bezginlik görülüyordu. Ancak,...
Metin Aydoğan
1923 yılında Türkiye’de; Cumhuriyetin tarihsel evrimini, evrensel boyutunu ve gerçek niteliğini kavramış, aydın kesim yok gibiydi. O güne dek, Türkiye’de, cumhuriyetçilik adına, bir düşünce akımı gelişmemiş, herhangi bir örgütlü eylem gerçekleştirilmemişti… Mustafa Kemal, zaferden sonraki bir yıllık yoğun çalışmasıyla, Türkiye’yi, düşündüğü yenileşme yoluna sokmuştu. 11 ay içinde; saltanat kaldırılmış, hilafet varlığına izin verilen edilgen...
Metin Aydoğan
25 Ağustos akşamı, Anadolu’nun dış dünyayla haberleşmesini tümüyle kesti. Karargahını Şuhut yakınlarındaki dağlık bölgeye, oradan Kocatepe arkasındaki bir tepeye taşıdı. 26 Ağustos sabahı, gün doğumuna bir saat kala, savaşı yöneteceği Kocatepe’ye geldi. Kurtuluşun ve uluslararası saygınlığın, göstermelik barış görüşmelerinden, siyasi ödünlerden değil, savaş meydanlarından geçtiğini biliyordu. “Ülkemizdeki düşmanı silah gücüyle çıkarmadıkça, ulusal gücümüzün buna...
Metin Aydoğan
1923’te, ülkede yatırıma dönüşecek bir sermaye birikimi, bağlı olarak sanayi yatırımı bulunmuyordu. Devletin birkaç silah atölyesi, Hereke ve Feshane gibi dokuma fabrikası dışında üretim yapan bir yer yoktu. Özel girişime ait büyük sanayi yatırımının kendisi değil, düşüncesi bile gündemde değildi. Ülke, Avrupa mallarının serbestçe satıldığı açık pazar durumundaydı. Cumhuriyet yönetimi, ulusal üretime dayalı ekonomik...
Metin Aydoğan
Yoğun ve özenli bir hazırlık döneminden sonra, 1932’de, Dil Devrimi çalışmalarını başlattı. 12 Temmuz 1932’de, program ve tüzüğünü kendisinin yazdığı, Türk Dili Tetkik Cemiyeti’ni kurdu. Hemen ardından kendi deyimiyle, “bütün milleti dil çalışmalarına katma amacıyla”, Birinci Büyük Dil Kurultayı’nı topladı. Kurultay’a; dil uzmanları, bilim adamları, yazar ve ozanlar, öğretmenler ve halk temsilcileri katıldı. Binden...
Metin Aydoğan
2 Temmuz 1932’de Ankara’da, Atatürk’ün de katıldığı Birinci Türk Tarih Kurultayı toplandı. Öğretim üyeleri, uzmanlar, araştırmacılar ve tarih öğretmenlerinin katılacağı kurultayda; bilimsel tartışmalar yapılacak, yeni bir tarih anlayışı oluşturmak için Türk tarihinin genel esasları belirlenecekti. Sonuçlar, milli eğitim programlarına yansıtılacaktı. Kurultay, unutulmuş olan Türk tarihini ortaya çıkaran nitelikli çabanın başlangıcı oldu. Bilinmeyen Türk Tarihi-Kendini...
Metin Aydoğan
Atatürk’e yapılan 17 suikast girişiminden biri olan İzmir Suikastı, 15 Haziran 1926 günü ortaya çıktı. Saltanat ve hilafet kaldırılmış, Cumhuriyet ilan edilmiş ve devrimler dönemine geçilmişti. Karşıtçılar cephesi, bu aşamada harekete geçerek bu kez İzmir’de şanslarını denediler. Hedefleri, O’nun kişiliğiyle bütünleşen Cumhuriyet ve gelmekte olan devrimlerdi. Bu gerçeği ve geleceğe olan inancını, suikast girişiminden...
Metin Aydoğan
Başarılı olabilmek için, büyük bir irade gücüne, nitelikli düşünsel donanıma ve sınırsız bir yurt sevgisine gereksinim vardı. Bu nitelikler ise, “doğal sürükleyici bir güç” olarak onun yaradılışında bulunuyordu. Aynı nitelikler, yoksul ve eğitimsiz görünen Türk halkının mayasında vardı. İnançlı bir yurtseverin yapması gerekeni yapacak; kendi gücünü, kaynağı olan millet gücüyle birleştirerek ülkesini kurtaracak bir...
Metin Aydoğan
Birinci Meclis, ulusal bağımsızlıktan ödün vermeyen, tutsaklığın her türüne karşı çıkan Müdafaa-i Hukuk anlayışının doğal sonucuydu. Ulusun yazgısına yön vererek toplumun her kesimini etkiliyor, güç aldığı halkı tam anlamıyla temsil ediyordu. Bağımsızlık savaşı yürütürken devlet kurmaya girişilmişti ve meşruiyetini ulusal varlığın korunmasından alıyordu. Dünya siyasi tarihinde örneği olmayan, gerçekten demokratik, savaşkan bir yönetim organı,...