İBN SİNA’NIN BÜYÜKLÜĞÜ

yonetici

[… İbn Sina (980-1037), Doğu Aydınlanması’nda Farabi’den sonra en yetkin filozof olarak kabul edilir. Batılılar, Avicenna adını takarak ona büyük önem vermişler ve yapıtlarını okullarında okutmuşlardır. Biruni’yle aynı zamanda ve aynı topraklarda yetişmiş, ilk Müslüman Türk Devleti olan Samanoğulları egemenliğindeki Türkistan’da, Buhara yakınlarındaki Afşar’da doğmuştu… Onsekiz yaşına dek, baba evinin kültürlü ortamında yetişti ve bilim adamlarının uğrak yeri olan bu evde, birçok ünlü bilginle tanıştı. Ondört yaşına geldiğinde, bilgi yönünden hocalarını geride bırakmıştı. On altı yaşında, yanında hekimler çalışıyordu. Bu yaşlarda Harizm’e giderek kendinden yedi yaş büyük olan Biruni’yle uzun görüşmeler, düşünce alışverişi yaptı. Hasta olan Samanoğulları Hakanı II. Nuh’u iyileştirince, bilim ve bilim adamına değer veren bu hakanla dostluğu gelişti. Sasanilerin görkemli kütüphanesi, tümüyle ona açıldı. Türk aileden gelip, tümüyle Türk olan bu çevrede yetişmesine karşın, Batılılar onu da Türk saymadılar. Ancak onun, diğerlerinden farklı olarak Arap değil İranlı olduğunu söylediler… Dönemindeki diğer bilim adamları gibi, çalışmalarını geniş bir alana yaydı ve felsefe, mantık, tıp, fizik, geometri, gökbilim, matematik, müzik dallarında araştırma ve incelemeler yaptı. Felsefe, mantık ve tıp alanında, kendinden sonrasına yön veren yüksek bir yetkinliğe ulaştı. Gorvhan gibi kimi bilim tarihçileri, modern mantığın, Aristo’dan değil, İbn Sina’dan başladığını söylediler…]

Kaynak: METİN AYDOĞAN; “Antik Çağdan Küreselleşmeye Yönetim Gelenekleri ve Türkler”

yonetici
yonetici

Yorum Yapabilirsiniz

two × three =