DEMOKRASİ VE PARLAMENTOLARIN OLUŞUMU

yonetici

Seçimler ve meclislerle halkın kendisini yönetecek kişileri belirlemesine, bugün demokrasi deniyor. “Oy” ve “sandık” kutsanıyor ve yönetimin bu biçimde oluşturulması çağdaşlık sayılıyor. Doğru gibi görünse de biraz düşünüp yaşananlara bakınca, bunda bir çarpıklık olduğu görülüyor. Türkiye’de; Meclis’in oluşumu, seçim yasaları, barajlar, dağıtılan paketler, din ticareti, para ve medya kullanımına bakınca; oluşturulan siyasi düzenin, seçilecekleri değil seçilemeyecekleri belirleyen bir kurmaca olduğu ortaya çıkıyor. Bu denli ilkel olmasa da“demokrasinin” çıkış yeri Batı’da da durum farklı değil. Yönetimi orada da, halk değil egemenler belirliyor… Bu neden böyle? Meclisler ve seçimler nasıl oluştu? Hangi gereksinimin ürünleridir? Bu sorulara yanıt verilmesi gerekir. Bu yapıldığında şu sonuçla karşılaşılacaktır: Batı’da, bir takım “erdemli” insanlar ortaya çıkıp, halk yönetimini kendi belirlesin, eşitlik ve özgürlük gerçekleşsin diye demokratik bir düzen kurmamıştır. “Demokrasi” denilen işleyiş; çıkarlar, kanlı hesaplaşmalar ve çatışmalarla dolu bir sürecin sonucudur. İktidar kavgalarının ürünüdür. Siyasi sonuçları, bizim için düşüncelerde kalan ancak Batı için yaşamın içinden çıkan ve ekonomik dayanakları olan bu süreç, sınıflar ve inançlar çatışmasıdır.

https://kuramsalaktarim.blogspot.com/2014/02/demokrasi-ve-parlementolarin-olusumu.html

yonetici
yonetici

Yorum Yapabilirsiniz

one × 4 =