BİLİMDE ’ÇAĞ YARATAN’ TÜRK BİLGİNİ:BİRUNİ

yonetici

… Rus Doğu bilimci Vasili W.Bertold’un, ‘gelmiş geçmiş en büyük İslam bilgini’ olarak nitelediği Türk bilimci Ahmet el-Biruni (973-1052) yalnızca Doğu’nun değil tüm Orta Çağ’ın en etkili düşünürlerinden biridir. Harizmi gibi Harzem’de doğan bu büyük Türk bilgini, yaptığı çalışmalarla kendi dönemine olduğu kadar, belki de ondan daha çok geleceğe yön verdi ve hemen tüm yapıtları Batı dillerine çevrildi. Bilimsel niteliği ve düşünce zenginliği öylesine etkileyicidir ki, Belçikalı bilim tarihçisi George Sartun binlerce bilim adamının yetiştiği 11. yüzyıl’ı, “Biruni Çağı” olarak adlandırmıştır… Biruni’nin; felsefe, gökbilim, matematik, doğa bilimleri, coğrafya ve tarih alanlarında eriştiği bilimsel düzey ve olgunluk çok yüksektir… Yapıtlarında Arapça, Farsça, Sanskritçe, Süryanice ve Türkçe kullanmıştır. Kullandığı Türkçe sözcüklerin yazılışında belirgin bir ustalık olmasına karşın, özellikle Batılı tarihçilerce Türk değil, Arap sayılmıştır… Biruni’nin felsefe ve tarih konusundaki görüşleri, düşünsel bir devrim niteliğindedir. Tarihsel olayları, geliştiği koşullarla birlikte ele alarak incelemiştir… Nesnelliğe ve akılcılığa dayanan tarih anlayışıyla; toplumsal gelişimin temelinde ekonomik ilişkilerin yattığını, tarihi din ve inanç sistemleriyle açıklamaya çalışmanın bilime aykırı olduğunu söyledi. Bu görüş, Batılıların ancak 19.yüzyılda ulaşabildiği görüşlerdi… Gökbilimi, matematik, fizik, yer bilimleri alanlarındaki çalışmaları, pek çok ilk buluşu ve kuramsal yeniliği içerir. Dönemin en nitelikli Aristo ve Ptolemaios eleştirisini o yapmıştır. Dünyanın kendi ekseni çevresinde döndüğünü bulmuş, ufuk alçalması açısını bularak meridyen yayı uzunluğunu belirlemişti. Dünyanın yarıçap uzunluğunu hesapladı, Güneş’in bir yıl boyunca, gökküresi üzerinde çizdiği daire düzleminin gök ekvatoruna göre eğikliğini (tutulum eğikliği), çok hassas biçimde saptamayı başardı. Fizikteki büyük başarısı, piknometre’nin (yoğunluk şişesi) ilk örneğini geliştirerek, 23 katı ve 6 sıvının özgül ağırlığını, bugün bilinen değerleriyle belirlemesiydi. ‘Zaman bilimiyle’ ilgilendi ve çok geniş bir takvim araştırması yaptı. Türk, Grek, Çin, Arap ve İran takvim sistemlerini inceledi. ‘Kuruni’l Hâliye’ adlı yapıtı, İslam dünyasında takvimler sistemi üzerine yazılmış en ayrıntılı yapıttır…

Kaynak: METİN AYDOĞAN; “Antik Çağdan Küreselleşmeye Yönetim Gelenekleri ve Türkler”

yonetici
yonetici

Yorum Yapabilirsiniz

three × five =