Aylık Arşiv:: Şubat 2019

yonetici
… 1929 Dünya bunalımının olumsuz etkilerinden sakınmak için devletçilik politikaları yoğunlaştırıldı. Bütün dünyada büyük boyutlu bir kriz yaşanırken Türkiye’de ekonomik büyüme sağlanıyordu. 1923 yılında 3700 ton olan pamuklu dokuma 1927’de 9055 tona, 597 bin ton olan maden kömürü ise 1 milyon 593 bin tona çıkarıldı. 1923’de hiç üretilmeyen şeker 1927’de 5184 ton, 1932 yılında...
yonetici
Ulusların kaderlerini tayin hakkını tanımak; mutlak, değişmez ve her zaman geçerli bir tutum değildir. Desteklenecek ulusal hareket, dünya sosyalist ve demokrat hareketinin parçası olmalı ve emperyalizmle uzlaşmamalıdır. Emperyalizmle uzlaşan ulusal hareket reddedilmeli ve ‘ezilmelidir’. Ulusların kaderlerini tayin hakkını soyut bir kavram haline getirip her ulusal hareketi desteklemek, insanı Kürt kalkışmasında olduğu gibi, emperyalist politikaları...
yonetici
… Yurtsever aydınlar, yenilgiler sürecine tepki olarak, 19.yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıktılar. Yüzyıllarca süren savaşların, yenilgilerin ve bir türlü bitmeyen göç acılarının ürünüydüler. Kararlı, özverili ve savaşkan bir aydın kuşağıydılar. Özellikle subaylar, geç de olsa sonunda ülkeye sahip çıkıyordu. Gözlerinin önünde yitip giden ülkenin acısını duyarak mücadeleye atıldılar. Savaşların sert ortamında yetişerek, olağanüstü bir...
yonetici
… Türkiye, 27 Aralık 1949 tarihinde ABD ile ‘Türkiye ve ABD Hükümetleri Arasında Eğitim Komisyonu Kurulması Hakkındaki Anlaşma’ adıyla bir ikili anlaşma imzaladı. İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı olduğu bir dönemde imzalanan anlaşmanın 5. Maddesi, Türkiye’de eğitim sistemini belirleme yetkisi olan, ‘Birleşik Devletler Eğitim Komisyonu’ adında bir komisyonun kurulmasını öngörüyordu. Madde şöyleydi: “Komisyon, dördü T.C. vatandaşı...
yonetici
Dünya 21. Yüzyıl’a, yüzyıl öncesindekine benzer koşullarla girdi. Yeniden çok kutuplu duruma gelen ve emperyalist devletlerin azgelişmiş ülkeler üzerinde baskı kurduğu bir dünyada, etkinlik alanları için savaşım giderek kızışıyor. ABD, Japonya, Almanya, Rusya ve Çin arasındaki ekonomik rekabet şiddetleniyor. Amerikalılar gelişmelerden rahatsız. Dünya liderliğini yitirmekte olduğunu görüyor ve çaresizliği nedeniyle dünya önderliğini bir oranda...
yonetici
… Tarımda makinalaşmayı sağlamak için, 1926’da çıkarılan 852 sayılı yasayla, traktör kullanan çiftçilere mali ve teknik yardım destekleri getirildi. 1930’da çıkarılan 1710 sayılı yasayla çiftçiye, 3 milyon liralık yardımda bulunuldu. Sürme, ekme, biçme, demetleme, harmanlama ve kaldırma işlerinde makine özendirilip yaygınlaştırıldı. 1797 sayılı yasayla, pulluk başta olmak üzere, tarım makinaları üreten işyerleri desteklendi. Uygulamalardan...
yonetici
… M.Ö. 5.yüzyılda yaşayan ve ‘geleneksel tıbbın babası’ sayılan ünlü bilgin, İstanköylü Hippokrat, Türklerin özgürlüğe düşkünlükleri ve savaşkanlıkları konusunda “Türkler birbirine benzerler ve başkaca hiçbir millete benzemezler” derken, diğer bir ünlü Antik Çağ hekimi Bergamalı Galenos Klaudios M.S. 2. yüzyılda şu saptamada bulunur: “Türklerde, erkek gibi kadınlar da son derece cesur ve savaşçıdır, öylesine...
yonetici
İzmir İktisat Kongresi, Türkiye için önem taşıyan günlerde, 1923 yılının 17 Şubat – 4 Mart aralığında toplandı. Mustafa Kemal Kongreyi açarken şunları söyledi: “… Amacımız odur ki, bu ülkenin insanları ürettikleriyle; tarımın, ticaretin, sanatın, emeğin ve yaşamın temsilcileri olsun. Ve bu ülke, artık yoksul ve kimsesizler ülkesi değil, zenginler ülkesi, zenginlikler ülkesi olsun. Yeni...
yonetici
… Kurtuluş Savaşı’nı birlikte başardığı silah arkadaşlarının, suikast olayındaki konumları, onun için üzücü olduğu kadar anlaşılmaz bir durumdu. Devrim atılımlarına destek olmak bir yana, şiddetli biçimde karşı çıkmışlardı. Kurdukları partiyle toplumun geri unsurlarına yönelmişler, siyasi mücadele adına devrime zarar veren bir uğraş içine girmişlerdi. Devletin elinde, hepsinin aleyhinde önemli kanıtlar vardı. Kazım Karabekir, içeriği...
yonetici
… Viyana yenilgisine dek, Avrupa’da herkes, Türklerle asla baş edilemeyeceğine inanıyordu. ‘Düşmanlarının korkulu rüyası’ olan Türkler, ‘yenilmesi olanaksız bir askeri güçtü’. Annelerin, çocuklarını “uslu durmazsanız, Türkler gelip sizi yer” diye korkutması kuşaktan kuşağa geçen bir alışkanlık olmuştu. Ünlü Fransız roman ve öykü yazarı Alphonse Daudet’in söylemiyle, “Her batılının ruhunun derinliklerinde, az çok bir haçlı...