Aylık Arşiv:: Ocak 2019

yonetici
… Yap-işlet-devret yatırımlarında, ‘geçiş ücreti’, ‘kullanım payı’ gibi tanımlarla halktan alınan para, adı konmamış bir dolaylı vergidir. Devlet, ulusun tümünü temsil eden bir örgüttür; geliri halkın ödediği vergilerle oluşur. Bu nedenle, “şirket yapıyor halk kullandıkça ödüyor, devlet para ödemiyor” türünden açıklamaların geçerliliği bulunmuyor… Devlet ve halk bir bütündür, birbirinden ayrı oluşumlar değildir. Ödemenin halkın...
yonetici
… M.S.981-984 yılları arasında Turfan ve Beş Balığ’ı gezen Çin Elçisi Vang Yen-Tö, Türklerin “kentlerinde çok sayıda evler, kuleler, bahçeler bulunan; zeki, dürüst, kişilik sahibi ve ahlaklı insanlar” olduğunu söyler. Bir başka Çinli, tarihçi Sih-Ma Ch’ien ise, Türklerden saygıyla söz ederek, onların “sağlam gelenekleri ve kültürleri” bulunduğunu, “aydın kesime sahip bir toplum” olduğunu söylemiş...
yonetici
… Devlet Planlama Teşkilatı, 1986 yılında Dünya Bankası aracılığıyla Amerikan şirketi Morgan Bank’a, ‘Özelleştirme Master Planı’ diye bir plan hazırlattı. Türkiye’ye gelen Morgan Ekibi, yüksek düzeyde görevlilerle görüştü. Türkiye’deki özelleştirme uygulamaları konusunda, ondört hedef belirledi. Master Planda, özelleştirmenin amacı şöyle özetleniyordu: “Özelleştirme Programının en önemli amacı, endüstriyel etkinliği arttırmak ve bu yolla ekonomide gerçek...
yonetici
… Atatürk’ten sonra Türkiye’yi yönetenler, onun Türkiye Cumhuriyeti’nin dış siyasetine yerleştirdiği bağımsızlıktan yana kişilikli politikaları sürdürmediler Tanzimat kafasıyla sürekli bir yerlere dayanma isteği içinde oldular. Doğal olarak, içte ve dışta saygınlıklarını yitirdiler. Adnan Menderes Hükümeti, 9 Şubat 1957 tarihinde bağlantısız ülkelerin güçlükle Birleşmiş Milletler’in gündemine getirdikleri Cezayir sorununun çözümüne yönelik oylamada, ulusal bağımsızlık savaşı...
yonetici
… Ulaşım, iletişim ve enerji politikalarına yön veren Dünya Bankası, azgelişmiş ülkelerde karayolu ulaşımını demiryolu ve deniz ulaşımının önüne koymayı ilke edinmiştir. Gelişmiş ülkelerin, otomotivle birlikte elinde bulundurduğu petrol ve yedek parça dışsatımına pazar yaratmayı amaçlayan bu uygulama, dünyanın her yerine yayılmıştır. Kentler arasında olduğu kadar kent içi ulaşımda da geçerli olan bu tutum,...
yonetici
Yabancılara; ekonomik, siyasi ve hukuksal alanda ayrıcalık (imtiyaz) tanıma, Anadolu Selçuklularına dek gider. Kolaycılıkla öngörüsüzlüğün içiçe geçtiği uygulamalar, verildikçe bağlanan bağlandıkça verilen ödünler halinde yüzlerce yıl sürdü. Selçuklulardan sonra Osmanlı Devlet’inin de yıkımını hazırlayan koşulları oluşturdu. Kapitilüsyon olarak da tanımlanan imtiyazlar süreci; yabancılara, ekonomik yaşama, bağlı olarak da siyasi yaşama, devletin güçlü olduğu dönemlerde...
yonetici
… The Observer gazetesinin 15.11.1997 tarihli sayısında şu yorum yer aldı; “Dünya ekonomisi derin bir ekonomik felaketin eşiğinde duruyor. Uluslararası ilişkilerde ilginç gelişmeler var, silahlanma yarışı hızlanıyor, 1929’a benzer bir çöküş dönemine mi giriyoruz?” Observer’ın kuşkusunu abartılı bulmayanlar, bugün hiç de az değil. Gelişmiş ülkeler, dünyadaki ekonomik etkinlikleri denetliyor ancak yaşamakta oldukları sorunları da...
yonetici
… Ulus devlet karşıtlığının ekonomik temelini, uluslararası şirket faaliyetleri oluşturur. Bunlar, 1970’lere dek büyük birimler halinde örgütleniyor, bu yapılanmaya ölçek ekonomisi diyorlardı. Büyük uluslararası şirketler, bu tarihten sonra; değişime kolay uyum gösteren, pazar esnekliğine sahip, müşteri duyarlılıklarına daha iyi yanıt veren özerk birimler halinde örgütlenmeye başladılar. Küçük şirket birimleri, üretim ve pazarlamada daha hızlı...
yonetici
… 26 Ağustos 1926 yılında kurulan İş Bankası, kısa sürede gelişti ve yabancı mali aracılara üstünlük sağladı. 1929 yılında, mevduatı 44 milyon liraya çıktı, 1932’ye dek 44 şube açtı. Sermayesi, 1926’da 2 milyona, 1927’de Osmanlı İtibar-ı Milli Bankası’yla birleşince, 4 milyon liraya çıktı. Bu sermaye; 1926’da 14,2, 1929’da 43,8 milyon lira oldu… Atatürk, Banka’nın...
yonetici
… Büyük Türk Bilgini İbn Sina, 150’den fazla kitap yazdı ancak bunların tümü günümüze ulaşamamıştır. Kitaplarından ‘el-Kanun’, kapsamlı bir felsefe-bilim ansiklopedisi; ‘Kitabü’s Şifa’, tıp tarihinin en ünlü kitapları arasına giren yapıtlardı. Bu kitaplar, Avrupa’da uzun yıllar ders kitabı olarak okutulmuş ve altıyüz yıl boyunca tıp çevrelerinde etkili olmuştu… İbn Sina’nın ‘Kanun’u, kuramsal öğreticiliğiyle önem...