Aylık Arşiv:: Ocak 2019

yonetici
Yabancılara; ekonomik, siyasi ve hukuksal alanda ayrıcalık (imtiyaz) tanıma, Anadolu Selçuklularına dek gider. Kolaycılıkla öngörüsüzlüğün içiçe geçtiği uygulamalar, verildikçe bağlanan bağlandıkça verilen ödünler halinde yüzlerce yıl sürdü. Selçuklulardan sonra Osmanlı Devlet’inin de yıkımını hazırlayan koşulları oluşturdu. Kapitilüsyon olarak da tanımlanan imtiyazlar süreci; yabancılara, ekonomik yaşama, bağlı olarak da siyasi yaşama, devletin güçlü olduğu dönemlerde...
yonetici
Seçimler ve meclislerle halkın kendisini yönetecek kişileri belirlemesine, bugün demokrasi deniyor. “Oy” ve “sandık” kutsanıyor ve yönetimin bu biçimde oluşturulması çağdaşlık sayılıyor. Doğru gibi görünse de biraz düşünüp yaşananlara bakınca, bunda bir çarpıklık olduğu görülüyor. Türkiye’de; Meclis’in oluşumu, seçim yasaları, barajlar, dağıtılan paketler, din ticareti, para ve medya kullanımına bakınca; oluşturulan siyasi düzenin, seçilecekleri...
yonetici
20.Yüzyıl’a, ‘Emperyalizm ve Ulusal Kurtuluş Savaşları çağı’da denir. Bu çağı, başardığı anti-emperyalist savaşla Türkiye başlatmıştır. Türkiye’nin başardığı Devrimi’nin önemi, 21. yüzyıl’a girerken daha çok öne çıkıyor. Bu önem, azgelişmiş ülkelerin kurtuluştan sonra ulusal haklarından ödün vermeden, nasıl ve ne biçimde kalkınacağını göstermede yoğunlaşıyor. Türk Devrimi; azgelişmiş bir ülkenin; tekelci bir dünyada, doğal ömrünü tamamlamış...
yonetici
Faşizm ve Nazizm, ekonomik temelleriyle incelendiğinde günümüzdeki küreselleşme uygulamalarından öz olarak, ayrımlı olmadığı görülecektir. İtalya ve Almanya’da açık şiddet ve terörle sağlanan ekonomik işleyiş; İngiltere, Fransa ya da ABD’nde “demokratik” yöntemlerle sağlanmış ve sağlanmaktadır. Bu, kolay görülebilir bir gerçektir. Kendilerini uygarlığın gerçek yaratıcıları olarak sunan Batılılar bu nedenle, İtalya ve Almanya’da 20.yüzyılın ilk yarısında...
yonetici
Türk Ordusu, 1914’de başlayan Birinci Dünya Savaşı’nda, Çanakkale’den Hicaz’a (Arabistan’ın Batısı), Kafkasya’dan Basra’ya dek geniş bir coğrafyada çok ağır bir savaşa girdi. Yetersiz bütçe ve eksik donanımla girilen, yükünü Anadolu’daki 12 milyonluk Türk nüfusun çektiği bu savaşta, dünyanın en büyük askeri gücü olan İngiltere, Fransa ve Rusya’yla savaşıldı. Türk Ordusu, bu büyük savaşta kimsenin...
yonetici
[… ‘İslamcı’ hareketler, iç çevrelerinde ‘batıl’ saydıkları Batı’yla uzlaşmak için, kendilerine ‘dini’ dayanaklar yaratmışlardır. Dönemin ve koşulların değişkenliğine bağlı olarak; ‘inancının tersini söyleme’ (takiyye), ‘zamana ve zemine uyma’ (iktida), ‘yenileme-yenilenme’ (tecdid-teceddüd) söylemlerinin dinsel dayanaklarını, gerçeği yansıtmayan Hadis yorumlarıyla açıklamak zor değildir. Görünüşte ileri sürülen temel sav, “İslamı; ahlak, siyaset, ticaret ve eğitimle bir bütün...
yonetici
[… ABD Dışişleri Bakanlığı’nda 28 Mayıs 2004 tarihinde, bir toplantı yapıldı. Henri Barkey, Alan Makovsky, Judith Yappe ve Stephan Cook’un konuşmacı olduğu toplantıya, Pentagon, CIA, Dışişleri Bakanlığı ile Amerikan ordusundan 20 ‘seçkin siyaset analizcisi’ katılmıştı. Toplantıda, ‘İsmi açıklanmayan bir Ortadoğu ülkesinden de toprak alarak Kuzey Irak’ta kurulacak Kürt devleti’ görüşülmüş, Türkiye’de bu girişime karşı...
yonetici
[… 1980 yılına Başbakan olarak giren Süleyman Demirel, Başbakanlık Müsteşarlığına getirdiği Turgut Özal’a yeni bir ‘ekonomik istikrar’ programı hazırlattı. Bu girişime sonradan ’24 Ocak Kararları’ denildi… Görünüşte Özal’a ait olan ancak gerçek hazırlayıcısı IMF olan bu programa göre; Türkiye tek yanlı ve koşulsuz biçimde yabancı sermayeye açılıyor; tarım, ticaret ve sanayide ulusal ereklerden vazgeçiliyordu....
yonetici
[… Bir Jandarma birliği, altı asker kaçağını yakalamak için, 13 Şubat 1925’te Bingöl’ün Eğil Bucağı’na bağlı bir köy olan Piran’a geldi. Birlik komutanları Teğmen Mustafa ve Teğmen Hasan Hüsnü, her zaman yaptıkları işin Piran’da, Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından birini başlatacağını elbette bilmiyorlardı… Piran, Şeyh Sait’in kardeşi Şeyh Abdurrahman’ın köyüydü ve ayaklanma hazırlığı içindeki...
yonetici
[… Tanzimat Fermanı’nın ortaya çıktığı 19.yüzyıl ortalarında, yüzyıllar süren ve Arapçılığa dayanan saray politikası toplumun kültürel kaynaklarını o denli kurutmuş, eğitimi o denli ilkelleştirmişti ki; ulusal kimliğin beyni olan aydınlar ortaya çıkmıyordu. Gerilik içindeki devlet siyasetine tepki olarak, bozuk bir Batıcılık ortaya çıkmıştı… Kolaycılıkla birleşen boyun eğici ve öykünmeci eğilimler yaygınlaşıyor, özgüvenden yoksun ve...