Aylık Arşiv:: Ocak 2019

yonetici
Yabancılara; ekonomik, siyasi ve hukuksal alanda ayrıcalık (imtiyaz) tanıma, Anadolu Selçuklularına dek gider. Kolaycılıkla öngörüsüzlüğün içiçe geçtiği uygulamalar, verildikçe bağlanan bağlandıkça verilen ödünler halinde yüzlerce yıl sürdü. Selçuklulardan sonra Osmanlı Devlet’inin de yıkımını hazırlayan koşulları oluşturdu. Kapitilüsyon olarak da tanımlanan imtiyazlar süreci; yabancılara, ekonomik yaşama, bağlı olarak da siyasi yaşama, devletin güçlü olduğu dönemlerde...
yonetici
Seçimler ve meclislerle halkın kendisini yönetecek kişileri belirlemesine, bugün demokrasi deniyor. “Oy” ve “sandık” kutsanıyor ve yönetimin bu biçimde oluşturulması çağdaşlık sayılıyor. Doğru gibi görünse de biraz düşünüp yaşananlara bakınca, bunda bir çarpıklık olduğu görülüyor. Türkiye’de; Meclis’in oluşumu, seçim yasaları, barajlar, dağıtılan paketler, din ticareti, para ve medya kullanımına bakınca; oluşturulan siyasi düzenin, seçilecekleri...
yonetici
… 11-14 Yüzyıl Orta Asya ve Ortadoğu Müslüman toplumlarında; faizcilik, dinsel yasağa karşın, gerçekte serbesttir ve güçlü bir mali piyasa oluşturmuştur. Hanefi mezhebi hukuk (fıkıh) bilginlerinden Şeybâni, ‘zorunluluk, yasağı meşru kılar’ kuralını geliştirmiş, faizin ekonomideki etkisini ele aldığı incelemelerinde, hile (hiyel) yoluyla, faiz yasağının nasıl aşılacağını gösteren yorumlar yapmıştır. Abbasiler döneminde bir tür bankacılık...
yonetici
… Mustafa Kemal ve beraberindekiler, 18 Aralık 1919’da Sivas’tan hareket ettiler. O gece yolda donma tehlikesi geçirdiler ve ertesi gün Kayseri’ye geldiler. Kayserililerin ona ve birlikte olduğu Heyeti Temsiliye üyelerine gösterdiği ilgi ve coşkulu karşılama, herkesi duygulandırmıştı. Valiliği ve Belediye’yi ziyaret etti, Raşit Efendi Kitaplığı’nda halkla bir toplantı yaptı. 21 Aralık’ta kentten ayrılırken, Kayserililere,...
yonetici
… ABD hükümeti, Amerikan Yardım Teşkilatı’nın (AID) Türkiye’deki verimini saptamak için 1967 yılında bir ‘uzman’ gönderdi. Richard Podol isimli bu ‘uzman’, raporunda şunları söylüyordu: “yirmi yıldan fazla zamandan beri Türkiye’de faaliyette bulunan yardım programı bir zamandan beri meyvelerini vermeye başlamıştır. Önemli mevkilerde Amerikan eğitimi görmüş bir Türkün bulunmadığı bir bakanlık ya da KİT hemen...
yonetici
… 16.yüzyılda, Avrupa sömürgeciliği büyük bir ivme kazandı ve denizaşırı keşiflerle, Amerika’dan Hindistan ve Çin’e dek yayıldı. Eskiden Osmanlı İmparatorluğu üzerinden kara ulaşımıyla yapılan Batı-Doğu ticareti giderek deniz yoluna kaydı. Devlet desteği alan Avrupalı denizciler, altın ve gümüş başta olmak üzere, sömürgelerde elde ettikleri ürünleri ülkelerine taşıdılar ve büyük servet elde ettiler. Bu yeni...
yonetici
… Samsun’a çıkışla başlayan Nutuk, Gençliğe Sesleniş ile biter. 1918 Mondros koşullarından, 1926 İzmir Suikastı’na dek yaşanan tüm olaylar sorgulanmıştır. Ekleri dışında 598 sayfa tutan yapıtta, Kurtuluş Savaşı, devrimler ve karşı devrimci hareketler; dinleyeni ya da okuyanı kendine çekip etkileyen özgün bir anlatımla ortaya konmuştur. Dönemin olayları içinde yer alan 820 kişiden, ad verilerek...
yonetici
20.Yüzyıl’a, ‘Emperyalizm ve Ulusal Kurtuluş Savaşları çağı’da denir. Bu çağı, başardığı anti-emperyalist savaşla Türkiye başlatmıştır. Türkiye’nin başardığı Devrimi’nin önemi, 21. yüzyıl’a girerken daha çok öne çıkıyor. Bu önem, azgelişmiş ülkelerin kurtuluştan sonra ulusal haklarından ödün vermeden, nasıl ve ne biçimde kalkınacağını göstermede yoğunlaşıyor. Türk Devrimi; azgelişmiş bir ülkenin; tekelci bir dünyada, doğal ömrünü tamamlamış...
yonetici
… Türkiye’deki özelleştirmelerin hemen tümü, Dünya Bankası’yla bağlantılı olarak Amerikan danışmanlık şirketlerinin belirleyiciliği altında yapıldı. Bunlardan BOOZ–Allen ve Hamilton TCDD, CS Firs Boston Erdemir, Price Waterhause Sümerbank, Samuel Montaqu Petkim, Chase Manhattan Bank Tüpraş, Solomon Brothers Petrol Ofisi, Department of Employment Education and Training (DEET) Kardemir ile “ilgilendi”. Danışmanlık firmaları bunlarla sınırlı değildi ve...
yonetici
… Kurtuluş Savaşı; yapımı henüz bitmemiş bir binada, memur olarak lise öğrencilerinin çalıştığı ve milletvekili sıralarının Ankara Lisesi’nden getirildiği bir binadan yönetildi. Birçok akşam, ‘bir kahveden ödünç alınan’ petrol lambalarına gaz bulunamadığı için, Meclis mum ışığında çalışıyor, milletvekilleri sabahlara dek süren ‘ateşli tartışmaları’, birbirlerini tam olarak görmeden yapıyordu… Meclis tutanaklarının tutulması başlı başına bir...