Aylık Arşiv:: Aralık 2018

yonetici
Türkiye’de bugüne dek; 90 elektrik santrali, 11 liman, 41 kamu işletmesi, 121 kuruluştaki kamu hissesi, 11 otel-sosyal tesis, 4 bin 85 taşınmaz, 37 maden sahası, 4 gemi, 6 bin 808 makine-teçhizat, 155 isim hakkı, marka ve araç muayene hizmetleri özelleştirilmiştir. Satışların toplam tutarı 68,2 milyar dolardır. Ortak bir özellik olarak, satış bedelleri düşüktür ve...
yonetici
“Türkiye’ye yönelik ütopik Anglo-Amerikan stratejisi, Türkiye’nin stratejik potansiyelini, onun bir ulus olarak dağılma sürecinde sonuna dek kullanmaktadır. Türkiye, Afrika ve Asya kavşağının, Akdeniz’i ve Hint Okyanusu’nu bağlayan Ortadoğu’nun Kuzey unsurudur. Genelde Asya’ya, Mısır kanalıyla da Afrika’ya önemli bağlantılar sağlamaktadır. Temiz su kaynaklarına sahiptir. Türk işgücü, koşullar yerine getirilirse iyi bir potansiyele sahiptir. Türkiye bu...
Metin Aydoğan
Bu ülkede; ulusal değerler tümüyle yok olmadıysa, ulus yaşam yeteneğini tümden yitirmediyse, insanlar kendi haklarına yabancılaşmadıysa ve gelecek kuşaklara acı çekecekleri bir gelecek bırakılmayacaksa; Atatürk bugün her zamankinden çok önem kazanmış demektir. Bu durum, isteğe bağlı olmayan nesnel bir gerçekliktir. Olumsuzluklardan kurtulmak için, Kurtuluş Savaşı ve devrimler, öncesi ve sonrasıyla dikkatlice incelenmeli, güncelliğini koruyan...
yonetici
İslam içindeki konumları tartışmalı olan Emeviler, ‘Halifeliği babadan oğula geçen bir hanedanlık’ yaptılar. ‘İslamiyeti, hor gören’ halifeler çıkardılar. ‘Din dışı görünüm veren bir devlet’ kurdular. Halifelik için Mekke’ye saldırıp ‘Kabe’yi yıktılar’. Sekizinci yüzyılın ortalarına dek, yetmiş yıl Türklere saldırdılar. Kent ve köyleri yakıp yıktılar. Servetlerini yağmalayıp, onbinlerce Türk ve Acem öldürdüler. Kadın ve çocukları...
yonetici
… Mustafa Kemal Atatürk, şarta bağlanmış denetimsiz borçların ne anlama geldiğini ve hangi koşullarda alınabileceğini sürekli olarak açıklamış ve Cumhuriyet Yönetimi’nin mali politikasını bu açıklamalar üzerine oturtmuştur. 15 yıl boyunca, TBMM’ni açış konuşmalarının hemen tümünde; bağımsız maliye, denk bütçe, vergi uygulamaları, milli kambiyo ve Türk parasının değerinin korunması üzerine görüş bildirmiş, öneri getirmiştir. Savaş...
yonetici
… Kapitalist üretime geçerek Ortaçağ’dan çıkmaya başlayan Avrupalılar, dış pazarlara açılmak zorundaydılar. Varsıllığına ulaşmayı saplantı durumuna getirdikleri Hindistan, onlar için ‘sonsuz’ büyüklükte bir dünya hazinesiydi. Bilinmeyen deniz yollarının, ulaşılmamış kıtaların, tanınmayan halkların ve uygarlıkların bulunması hep Hindistan’a ulaşma uğruna verilen çabalardı. Kristof Kolomb, Hindistan’a gideceğim diye Amerika’yı bulmuştu… Hindistan’a ilk önce gelenler Portekizliler oldu....
yonetici
… Kahramanmaraş olayları, ülkücülerin beğendiği bir filmi oynatan sinemadan çıkanlar üzerine, bir ses bombası atılmasıyla başladı. Yalnızca bir kişinin ayağından yaralanmasına karşın, bir gün içinde ve karşılıklı olmak üzere önce TÖB-DER üyesi iki öğretmen, ardından iki ülkücü öldürüldü… 22 Aralık’ta dört cenaze birden kaldırılacaktı. Kentin hemen her yerinde, Alevilere karşı halkı çatışmaya çağıran yalana...
yonetici
… Devletçilik, sanayileşme atılımlarında yoğun olarak uygulandı. Bu seçim, yalnızca koşulların gerekli kıldığı bir zorunluluk değil, bilinçli bir seçimdi. Kemalizme biçim veren sosyal devlet anlayışının ve bu anlayış üzerinde yükselecek ulus devlet hedefinin oturduğu temeldi. Atatürk, ölümünden bir yıl önce, 1 Kasım 1937’de TBMM’ni açış konuşmasında şunları söylüyordu: “Sanayileşme en büyük ulusal davalarımızdan biridir....
yonetici
… Savaş sanatında, dost düşman herkesin saygı duyduğu usta bir kuramcı, güvenilir bir uygulamacıydı. Ancak, aynı zamanda sevilen bir halk önderi, dengeli bir yönetim adamı ve nitelikli bir aydındı. Türk tarihini ve bu tarihin Türk halkında yarattığı bağımsızlıkçı birikimi biliyor, tümüyle bu birikime güveniyordu. Şimdi, tutkuyla bağlı olduğu ve sevgisine her zaman karşılık bulduğu...
yonetici
… Amerikalı Senatör Upshow, 1927 yılında Senato’da yaptığı konuşmada şunları söylüyordu: “Lozan Antlaşması, Timurlenk kadar hunhar, müthiş İvan kadar sefil ve kafatasları piramidi üzerine oturan Cengiz Han kadar kepaze olan bir diktatörün zekice yürüttüğü politikasının bir toplamıdır. Bu canavar, savaştan bıkmış bir dünyaya, bütün uygar uluslara onursuzluk getiren bir diplomatik anlaşmayı kabul ettirmiştir. Buna...