Aylık Arşiv:: Temmuz 2018

yonetici
… Fener Rum Patrikhanesi, kendisine tanınan ayrıcalıklara karşın, Fatih’ten günümüze dek Türk düşmanlığını hiçbir dönemde bırakmadı. Kuşaktan kuşağa aktarılan kin ve nefret, siyasi ereklerle birleştirilerek genlere işleyen bir kalıt olarak hep canlı tutuldu. Kendini güçsüz gördüğü dönemlerde susarak, güçlü gördüğünde ise saldırarak, yurt içindeki bir tehdit unsuru olarak varlığını sürdürdü. Anadolu’da Türk egemenliğine son...
yonetici
… Atatürk, gerçekleştirdiği devrimin kendisinden sonra korunup geliştirilmesi konusunda yaşamı boyunca sürekli kaygı duydu. Çevresindeki kadronun niteliğini bildiği için geleceğe yönelik kaygısını, olası gelişmeleri ve alınmasını düşündüğü önlemleri sıkça dile getirdi… Günümüz koşulları gözönüne alındığında, kaygı ve uyarılarındaki haklılığı açıkça görülmektedir. 2.Dünya savaşının yaklaştığı ve hastalığının ilerlediği günlerde Ali Fuat Cebesoy’a şunları söyledi: “Fuat...
yonetici
… NATO’nun anayasası; ‘Kuzey Atlantik Antlaşmasına Taraf Devletler Arasında Kuvvetlerin Statüsüne Ait Antlaşma’ adlı ana sözleşmedir. Türkiye ana sözleşmeden ayrı olarak, 23 Haziran 1954 tarihinde ‘Askeri Kolaylıklar Anlaşması’ imzalamıştır. Bu anlaşmaya dayanarak ABD ile Türkiye arasında yüzden çok uygulama anlaşması yapılmıştır. Başka NATO ülkelerinde uygulanmayan bu anlaşmalar, ABD’nin Türkiye’deki çalışmalarına büyük kolaylıklar getirmiştir. Türkiye...
yonetici
… Atatürk’ün ölümünden yalnızca 12 yıl sonra, Anadolu’nun genç insanları hiçbir ilgi ve ilişkilerinin olmadığı Kore’de kanlarını döktü. Aylıkları ve yollukları Türk Hükümetince ödenen 5090 kişilik Türk Birliği, 20 Ekim 1950’de IX.Amerikan Kolordusu’nun emrine verildi. Türk Birliği, Kore’ye gelir gelmez gerekli hazırlık ve bağlantılar yapılmadan cepheye sürüldü ve Kanuri denilen yerde kuşatılan ABD VII....
yonetici
… 1939-1950 döneminde en tehlikeli ödün, henüz tam olarak yerleşmemiş olan laiklik konusunda verilmiştir. Dinsel inançların siyasi çıkar için kullanılmasının 1950’den sonra başladığı yönünde yaygın bir kanı vardır. Ödünlerin, 50’den sonra yoğunlaşmış olması doğrudur. Ancak, bu tür uygulamalar Atatürk’ün ölümünden hemen sonra başlar. Atatürk döneminde, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği ve Milli Eğitim Bakanlığı yapan Prof....
yonetici
… Cumhuriyet Halk Partisi, 12 Eylül 1980 darbesinden sonra herhangi bir mahkeme kararına dayanmadan, 16 Ekim 1981’de kapatıldı. Gerçekleştirilen eylem, sıradan bir parti kapatma olayı değil, olumlu-olumsuz etkileriyle altmış yıldır Türk siyasi tarihine yön veren temel bir kurumun yok edilmesiydi. Cumhuriyet Halk Partisi, Atatürk’ün kurduğu parti olarak, onun ilkelerinden ne denli uzaklaşmış olursa olsun,...
yonetici
… 9-14. Yüzyıllar arasındaki beşyüz yıl içinde; Güneybatı Orta Asya, İran, Mezopotamya, Anadolu ve Müslüman egemenliğindeki İspanya’da, sıradışı bir uygarlık gelişimi ve aydınlanma yaşandı. Bu aydınlanmada yer alan bilim adamları, kendilerinden önceki bilimsel yapıtları incelediler ve öğrendiklerini gelecek kuşaklara aktardılar. Ancak onlar, öğrendiklerini geleceğe ileten basit aktarıcılar değildi. Çin’den, Hint’den, Mısır ya da Ege’den...
yonetici
… CHP’nin 18 Ekim 1966’da yapılan 18. Kurultayı’nda, nereden ve neden çıktığı tam olarak anlaşılamayan ‘ortanın solu’ diye bir kavram ortaya atıldı ve yoğun destek gördü. Sol, sosyal demokrasi, demokratik sol gibi tanımlar, Türk Devrimi’nin söylemlerinde yer almayan kavramlardı. Sosyalist Enternasyonal’in yaptığı üyelik önerisi, 1927’deki 2. Kurultay’da kabul edilmemiş, CHP o güne dek bu...
yonetici
… CHP’nin 10 Mayıs 1946’da ve Olağanüstü ve 17 Kasım 1947’deki 7. Olağan Kurultayları, ABD’le kurulan ilişkilere uyum için yapılan değişikliklere hukuki zemin hazırlamak için toplanmıştı. Sonradan yasalaştırılan tüzük ve program değişiklikleri, belirgin biçimde dışardan gelen istekleri karşılamaya; yabancılara, özellikle de Amerikalılara hoş görünmeye dayanıyordu… Sıradışı ivedilikle bir yıl içinde yapılan değişiklikler, en büyük...
yonetici
… Birleşmiş Milletler’in kuruluş ve işleyiş biçimini onaylamak için 25 Nisan 1945’te San Fransisco’da uluslararası bir konferans düzenlendi. Konferansa katılabilmek için, Türkiye müttefiklerin isteği üzerine Almanya’ya savaş ilan etmişti. Ayrıca, siyasi düzenini değiştirerek ‘demokratik bir rejime’ yani çok particiliğe geçmeyi kabul etmişti. İnönü, ülke koşulları henüz iki partili bir değişime hazır değilken çok partililiğe...