Aylık Arşiv:: Mayıs 2018

Metin Aydoğan
… İttihat ve Terakki yöneticilerinden, Talat Paşa, Kazım Paşa, Mithat Şükrü (Bleda), Binbaşı Naki Bey (Yücekök), Manyaszade Tevfik, Drama Jandarma Komutanı Hüseyin Muhittin Mason Makedonya Locası’nın üyeleriydi. Cemal Paşa, Faik Süleyman Paşa, İsmail Canbolat, Mustafa Doğan, Kolağası Dr. Faik Mustafa Veritas Locası’na kayıtlıydı. Selanik Milletvekili Musevi Emanuel Karasu bu locanın büyük üstadıydı… R. W....
Metin Aydoğan
… Eski Türklerde yönetim biçimine yön veren töre; gereksinimlere yanıt veren yeniliğe açık geleneklerdi. Töre, halk toplantılarında kabul edilen yasaların genel toplamıydı. Önemi yaşamsaldı. “Ülke’den geçilir, töreden geçilmez” atasözü, töreye verilen önemi ve ülkenin ancak töreyle var olabileceğini gösteren bir özdeyiştir… Töreyi güncelleştiren ve onun uygulama koşullarını belirleyen buyruklar, halkın katıldığı toplantılarda kabul edilirdi....
Metin Aydoğan
… 23 Nisan 1920’den yani TBMM açıldıktan on gün sonra çıkarılan bir yasayla, Türk tarihinin sağlıkla ilgili bakanlık düzeyinde ilk örgütü olan, “Sıhhat ve İçtimai Muavenet Vekaleti” kuruldu. Bu yasa, TBMM’nin çıkardığı ilk üç yasadan biriydi. Salgın hastalıklarla mücadele için 1920 yılında, yabancıların hayal olarak nitelendirdikleri yerli aşı üretimine geçildi. Sivas’ta üretilen üç milyon...
Metin Aydoğan
… Dünya siyasetine yaptığı etkiyle, ezilen uluslara ve dünya yoksullarına umut veren Fidel Castro, Küçük bir ülkede; eşitliğe yönelen bir toplum düzeni kurdu. “Sosyalist” ülkeler, çürümüş yönetimleriyle ard arda yıkılırken, ABD’nin dibindeki, tecrit edilmiş yoksul Küba’yı ayakta tutmakla kalmadı, paranın pisliğinden sıyrılmış, kendine yeten bir ülke haline getirdi. Atatürk’ün 20.yüzyılın ilk yarısında Türkiye’de yaptığının...
Metin Aydoğan
… 18 Şubat 1952’de Türkiye NATO’ya kabul edildi ve bu kabul TBMM’de büyük coşku yarattı. Hızını alamayan Ali İhsan Sabis Milli Savunma Bütçesi görüşülürken: “Amerikan uçak gemileri derhal Boğazlardan geçip Karadeniz’e açılmalı ve Montreux Antlaşması yırtılıp atılmalıdır” dedi. Ali İhsan Sabis’ten daha vahim sözleri, Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Fatih Rüştü Zorlu söyledi. Zorlu, Lizbon’da...
Metin Aydoğan
… Eskişehir ve Kütahya savaşları sonunda Yunanlılar, başarı sağlamış görünüyordu. Kral Constantine, “Türklerin işini bitirdik” diye açıklamalar yapıyor, Yunanistan’da şenlikler düzenleniyordu. Ancak önlerinde, kutlanacak bir yengiyle sonuçlanması çok zor bir savaş vardı. Türk Ordusu’nun ‘ne tümünü ne de bir parçasını’ yok edebilmişlerdi. Koskoca ordu ‘çabucak gözden kaybolmuş’ Anadolu yaylasının uzun ve yorucu yollarında ‘ülkenin...
Metin Aydoğan
… “Türk ulusunun kurduğu devletin; işlerine, yazgısına ve bağımsızlığına, sanı ne olursa olsun hiç kimseyi karıştırmayız” diyordu. Anlayışını, diplomasi adına yumuşatmadan ve aynı kararlı söylemle yabancılara da bildiriyordu. Fransız Kuvvetleri Yüksek Komiseri General Pellé ve beraberindeki kurula söylediği sözler bu davranışının çarpıcı örneklerinden biridir… General Pellé, Türk Ordusu İzmir’e girdikten 9 gün sonra,18 Eylül...
Metin Aydoğan
Din inancıyla örülü Arapçılık, Türkiye’de yeniden yayılıyor. Yayılma, ideolojik düzeyi aşarak günlük yaşamı etkileyen baskı unsuru haline geliyor. Bu olumsuz gelişmenin geçmişten gelen dayanakları vardır. Türk-Arap ilişkileri, 13 yüzyıllık uzun bir süreci kapsar ve bu süreç Türkler için acı dolu dönemler içerir ve bugünün Türkleri bunları pek bilmez. Emeviler ve Orta Asya Bin yılı...
Metin Aydoğan
… Amerikalı Petrol milyarderi Nelson Rockefeller, 1956 yılında Başkan Eisenhower’e yazdığı ünlü mektubunda, azgelişmiş ülkelere karşı uygulanan politikaya katıldığını belirtiyor ve şu öneriyi yapıyor; “Türkiye gibi anti–komünist hükümetlerin iktidarda bulunduğu ülkelere yapılacak yardımlar ve açılacak krediler, öncelikle askeri nitelikte olmalıdır. Oltaya yakalanmış balığın yeme ihtiyacı yoktur. Geliştirilmiş ekonomik yardım Türkiye’de, bazı durumlarda düşünülenin tam...
Metin Aydoğan
… Kemalizm, emperyalizm çağında ulusal bağımsızlığını elde eden yoksul bir ulusun, ekonomiye ve toplumsal gelişime dayanan gerçek kurtuluşunun kuramını oluşturmuş ve bu kuramı uygulamıştır. Kuram ve uygulamadaki özgünlüğü, Türkiye’yle sınırlı kalmamış ve evrensel bir boyut kazanmıştır. Kemalizm, ‘uluslararası bir ulus hareketi’ yaratmıştır… Kemalist politikalar Türkiye’de, 1939’da başlayan ve 1945’ten sonra yoğunlaştırılan girişimlerle adım adım...