Aylık Arşiv:: Şubat 2018

Metin Aydoğan
… 8. Yüzyıl’ın ortalarına dek süren yetmiş yıllık Emevi saldırısı, Türkler için, şiddet ve acıyla dolu kanlı bir dönemdir. Kent ve köyler yakılıp yıkılmış, servetler yağmalanmış, onbinlerce insan öldürülmüş; bir o kadarı da esir pazarlarında satılmıştı. Okullar dağıtılmış, bilim adamları ya öldürülmüş ya da başka yerlere gitmişti. Arapça öğrenmek ve yazmak zorunlu kılınmış, bu...
Metin Aydoğan
Dünya’nın bugünkü durumunu izlemek, yüz yıllık eski bir fotoğrafa bakmak gibidir. Etkinlik bölgeleri için çatışma, ülkeler ve bölgeler arası gerilim, askeri ve ekonomik savaşım, dün olduğu gibi bugün de yaşanıyor. Gücün belirleyiciliği, geçerli kural olmayı sürdürüyor. Yüzyıl başındaki İngiltere’nin yerini bugün ABD aldı. İngiltere–Fransa sömürgeciliğine karşı Alman tepkisinin yerinde şimdi, ABD–Japonya–Almanya çekişmesi var. Yüzyıl...
Metin Aydoğan
… 1923 yılında İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon Lozan’da İsmet İnönü’ye şunları söylemişti: “Aylardan beri müzakere ediyoruz. Arzu ettiklerimizden hiçbirini vermiyorsunuz. Memnun değiliz sizden. Ama ne reddederseniz cebimize atıyoruz. Ülkeniz yoksulluk içindedir. Yarın geleceksiniz, kalkınmak için bizden yardım isteyeceksiniz, borç isteyeceksiniz. O zaman cebime koyduklarımdan herbirini birer birer çıkarıp önünüze koyacağım”… 1938’e dek ‘ceplerinden’...
Metin Aydoğan
… Birçok insana inanılmaz gibi gelebilir ancak Maliye Bakanlığı devletin dış borç toplamını bile tam olarak bilmiyor. Hazine Müsteşarlığı bu acı gerçeği kendisi açıkladı. Müsteşarlığın 24 Eylül 1999’da yaptığı iç toplantılarda gerçekleştirilen bir brifingde; “1995 ve 1996 yıllarına ait dış borç muhasebe bilgileri, ‘kullanıcı bilgilerle’ belgelenemediği ve yedek defter kayıtları doğru hesaplanamadığı için, Sayıştay...
Metin Aydoğan
… Selçuklu ve Osmanlılarda devlet yönetimi, değişik yetki ve sorumluluğa sahip, alanlarında uzmanlaşmış görevlilerin katıldığı DİVAN’lar aracılığıyla yürütülürdü. Her DİVAN’ın başında bir bakan (nazır) bulunurdu. En üstte; başında hükümdarın (sultanü’l azam) bulunduğu ve hergün toplanması yasal bir zorunluluk olan YÜCE DİVAN (divan-ı alî) yer alırdı. YÜCE DİVAN’da; devlet siyaseti, adalet, diplomasi, yüksek yargı kararları...
Metin Aydoğan
… 18 Mart 2017 günü, Deniz Zaferi’nin 102. yılına denk getirilerek bir asma köprü temeli daha atıldı. “1915 Çanakkale Köprüsü” adı verilen köprüyü, iki Kore şirketi ile bir ortak girişim grubu, yap-işlet-devret yöntemiyle yapacak ve bu köprü, Türkiye’de yapılan 5. Büyük Asma Köprüsü olacak… Halkın önemli bir bölümü, yap-işlet-devret yöntemiyle yaptırılan yatırımları borçlanma olarak...
Metin Aydoğan
Türkiye’de, ideolojik ayrılıklar ileri sürülerek sürekli bölünen “sosyalist” kümelerin birleştikleri belki de tek ortak nokta, Cumhuriyet’e ve Kemalizme karşıtlıktır. Karşıtlığı, ulusların kaderlerini tayin hakkını tanıma üzerine yoğunlaştırıyorlar ve Kürt kalkışmasına karşı çıktıkları için Kemalistleri faşistlikle suçluyorlar. Emperyalizmin Kürtlerle kurduğu ilişkinin niteliğini görmemeleri olanaksız. Sosyalist kuramcıların demokrasi ve ulusal sorun üzerine yazdıkları ortada. Buna karşın,...
Metin Aydoğan
…•Şehir Hastanelerine muayene için başvuran yurttaştan yüksek ücret alınmayacak. Ancak; diğer bütün hizmetler için bedeli, sosyal güvencesi olmayan yurttaş ya da devlet ödeyecek. [Görüntülüme merkezi (röntgen, MR, Nükleer Tıp sistemleri, tomografi, ultrason, medikal ve biyomedikal); kan tahlilleri (hemogram, hormon ve pıhtılaşma, immonoloji, hepatit, kültür ve genetik); ameliyat masrafları, yatak ve yemek parası, restoran, otopark...
Metin Aydoğan
… Balkan Savaşı çıktığında, ekonomik çöküşle bütünleşen siyasi çözülme, kesin ve uzlaşmaz ayrılıklar haline gelerek, ülkenin her yanına yayılmıştı. Dış karışma ve azınlıkların bir türlü bitmeyen ayrılıkçı istekleri, ittihatçı-itilafçı çatışmasıyla iç içe geçerek, toplum yaşamını ayakta tutan değerleri ortadan kaldırmıştı. Ülke, birbirlerinin varlığına katlanamayan, yüzlerini bile görmek istemeyen insanların yaşadığı bir yer olmuştu. Ayrılıklar...
Metin Aydoğan
… Dünya Bankası’nın kredi işleyişinde görev almış bir kişi olan Amerikalı Ekonomist John Perkins. ‘Bir Ekonomik Tetikçinin İtirafları’ adlı kitabında şunları söylüyor; “Kendi arabasını yapamayan ülkeleri borçlandırıp otobanlar yaptırırız. Sonra onlara arabalarımızı satarız. Sonra bankalarını satın alırız. O bankalardan halka ucuz kredi verip daha çok araba almalarını sağlarız”… Bu sözler, Türkiye’de uygulanmakta olan ulaşım...