Aylık Arşiv:: Mayıs 2017

Metin Aydoğan
Arap ülkelerinde son dönemde gerçekleşen ve bölge insanına; kan, gözyaşı ve karmaşadan başka bir şey getirmeyen olaylara “Arap Baharı” adı verildi. Arap ülkelerinde 20.yüzyılın ilk yarısında gerçekten bir “bahar” yaşanmıştır. Bu “bahar”, Türk Kurtuluş Savaşı’nı örnek alarak, Mısır’dan Fas’a kadar tüm Arap dünyasını kapsayan anti-emperyalist kurtuluş savaşlarıdır. Mısır’daki Nasır Devrimi gerçek bir uyanış ve...
Metin Aydoğan
Arap ülkelerini “demokrasi” adına kan gölüne çeviren ve adına “Arap Baharı” denilen emperyalist uygulama, neden ve sonuçlarıyla Türkiye’de yeterince ele alınmadı, ders çıkarılmadı. Kuzey Afrika’dan Ortadoğu’ya uzanan geniş coğrafyada, geçmişte gerçek bir “Arap Baharı” yaşanmış; Mısır, Fas, Tunus, Libya ve Cezayir’de; Batı emperyalizmine karşı ses getiren ulusal bağımsızlık mücadeleleri gerçekleştirilmişti. BOP’un gereği olarak, üstelik...
Metin Aydoğan
Dünya’yı gelecekte nelerin beklediğini görmek istiyorsak aranan yanıtı, ABD-Japonya-Almanya-Çin ve Rusya arasındaki ilişkilere ve bu ilişkilerin azgelişmiş ülkeler üzerindeki etkilerine bakmamız gerekiyor. Sovyetler Birliği’nin dağılması, daha önce çok az insanın düşündüğü bir gerçeği ortaya çıkardı. ABD’nin gölgesinde serpilip gelişen Japonya ve Almanya ile Uzakdoğu’da büyüyen Çin, büyük bir ekonomik güce ulaştı. Bu ülkeler, eriştikleri...
Metin Aydoğan
Yabancıların, Kurtuluş Savaşı’nın Türkler için anlamını gerçek boyutuyla kavraması güçtür. Gerçekleştirilen sıradışı eylemi anlayabilmek için, Türk insanının yapısal özelliklerini, alışkanlıklarını ve geçmişten gelen birikimini bilmek gerekir. Topluma karşı duyulan sorumluluk duygusu, yurda ve toprağa bağlılık, kimliğini koruma becerisi ya da kendiliğinden harekete geçen savunma güdüsü kavranmadan Kurtuluş Savaşı kavranamaz. Dayanıklılık, direnç gücü, örgütlenme yeteneği...
Metin Aydoğan
Kimi izleyiciler, İzmir’in işgaline inanmıyor. Yayınladığım yazıda yabancı yayınlardan belgeler koymama karşın, belge olarak o günlerin gazetelerini istiyor. Ömer Sami Çoşar’ın, Latin harflerine çevirip yayınladığı örneği sunuyorum. Kendi tarihine; bu denli yabancı, bu denli güvenmez insanları, nerede kim yetiştiriyor. Hayret doğrusu.
Metin Aydoğan
15 Mayıs 1919’da İzmir’e çıkan Yunan Ordusu, 9 Eylül 1922’ye dek, Anadolu’da kaldığı 3,5 yıl boyunca, Türk halkına sıradışı yoğunlukta sistemli bir şiddet uyguladı. Şiddetin düzeyini, Batılı yazarların aşağıda aktarılan yazılarında bulacaksınız. İzmir’de başlatılan silahlı şiddet, kendiliğinden ortaya çıkan anlık bir düşmanlık tepkisi değil; her yönüyle düşünülmüş, bir göç ettirme eylemiydi. Bu eylem, Anadolu’yu...
Metin Aydoğan
Referandumunun, bilinen olaylar ve yarattığı sorunlarla birlikte tartışması sürüyor ve kuşkusuz sürecek. İktidar sahipleri, tartışmalara aldırmadan, kolları sıvadı ve uyum yasaları için çalışmaya başladı. Cumhurbaşkanı, AKP’ye başkan olmak için üyelik başvurusu yaptı. Davranıştaki acelecilik, erken seçim olasılığını çağrıştırdı. CHP, sonuç alamayacağını bildiği hukuk başvurularını sürdürürken, parti içi çatışmalar gündeme geldi. Deniz Baykal, kendine göre...
Metin Aydoğan
68 Kuşağının en belirgin özelliği, eylem ve düşüncede toplum çıkarlarını önde tutan bir anlayışa sahip olması, olay ve gelişmelere kişisel değil toplumsal bir anlayışla bakmasıdır. Kaynağını ulusal bağımsızlık istencinden alan düşünsel yapısı, devrimci ilkeler ve halkın değerleriyle biçimlenmiştir. Savaşım biçimini Kemalizmden almıştır. Ancak, yaşadığı dönemi ve bu dönemin özelliklerini inceleyerek, sürekli arayış ve yenileşme...
Metin Aydoğan
Türkiye, dış borcu yarım trilyon dolara yaklaşan, kaynakları tükenmiş, üretmeyen bir ülke haline gelmişken; İşsizlik yüksek boyutlara ulaşmış, halk geçim derdine düşmüşken; ülkenin geliri giderini karşılamıyorken yani borçlanma sürekli hale gelmişken; “Kanal İstanbul” gibi büyük bir ‘proje’ neden gündeme getiriliyor? Bu girişimin amacı nedir? Halk; köprülere, yollara ve tünellere, geçiş bedeli olarak milyar dolarlar...
Metin Aydoğan
Kurtuluş Savaşı sonrasında, iç ulaşım o denli güçtü ki, tahıl tarımı yapılan yörelerden başka yörelere ürün götürülemiyor, bu yüzden, özellikle sahil kesimlerine, dışarıdan buğday getiriliyordu. Ulusal pazarın canlanabilmesi için, Anadolu kent ve kasabalarının, hatta köylerinin acilen, ulaşılabilir duruma getirilmeleri gerekiyordu. Oysa, hazinede bu işe ayrılacak para yoktu. Demiryolu işletmeciliği tümüyle yabancıların elindeydi bu alanda...