Aylık Arşiv:: Ekim 2016

Metin Aydoğan
1 Kasım 1928’de kabul edilen yasayla, Arap harflerine dayanan Osmanlı alfabesine son verildi ve Türkçe’ye uyumlu latin harflerine geçildi. Ulusal kültürün, bağlı olarak uluslaşmanın güçlenip yerleşmesi için, bireylerin kolayca anlayıp yazabileceği bir yazı olmalıydı. Arap harfleriyle okuyup yazmak, Türk insanı için aşılması güç bir engel durumundaydı. Karmaşık bir yapıya sahip Arapçada, harfler sözcüklerin başına,...
Metin Aydoğan
Lenin’in, Ekim Devrimi’nin 71’inci günü coşkulu bir sevinçle oynadığı söylenir. Oynamanın nedeni, folklorik ilgi değildi kuşkusuz. İlk sosyalist yönetim Paris Komünü, 70 gün ayakta kalmıştı. Lenin, sosyalist devrimin yaşam süresini, bir gün ileri götürdüğü ve insanlığa daha uzun süreli bir deneyim sunulduğu için sevinmektedir. Olaya bu gözle bakarak 1991’de, yönetim rekorunu 74 yıla çıkarmanın...
Metin Aydoğan
1923 yılında; Cumhuriyetin tarihsel evrimini, evrensel boyutunu ve gerçek niteliğini kavramış, aydın zümre yok gibidir. O güne dek, Türkiye’de, cumhuriyetçilik adına, bir düşünce akımı gelişmemiş, herhangi bir örgütlü eylem gerçekleştirilmemişti. Cumhuriyet sözcüğü, aynı şapka gibi, 19.yüzyıldan beri sövgü ve aşağılama tanımı olarak kullanılıyordu; tutuculuk dilinde karşılığı gavurluktu. Mustafa Kemal, Cumhuriyeti ilan ederken yenileşmenin örgütlü...
Metin Aydoğan
1927-1937 arasındaki on yıl, politik baskının yanında dev boyutlu gelişmelerin yaşandığı bir dönem oldu. Bu evrede üç temel kalkınma girişimi yapıldı; ortaklaşacı (kolektif) çiftliklerin kurulması, sanayileşme atılımı ve eğitimde devrim… Gelişmiş kapitalist ülkeler 1929 dünya bunalımının ekonomik yıkımıyla uğraşırken, Sovyetler Birliği bu üç alanda sıradışı bir gelişme sağladı. 1920’lerde açlık ve yoksulluk altındaki bu...
Metin Aydoğan
Rus Devrimi, Julyen Takvimine göre 25 Ekim, Miladi Takvime göre 7 Kasım 1917’de ortaya çıktı. 20.Yüzyılı her yönüyle etkilemiş olan bu büyük deneyim, toplumsal mücadelede ders alınacak olaylarla doludur. Kısa bir özet niteliğindeki yazıyı bu amaçla yayınlıyoruz 13 Şubat 1917’de, Rusya’nın başkenti Petrograd’ta, açlık çeken ve eksi yirmibeş derecede ekmek kuyruklarında bekleşen halkın, fırınlara...
Metin Aydoğan
24 Ekim 1929 günü New York Borsası’nda kurlar çöktü ve ABD tarihinin en büyük ekonomik bunalımıyla karşı karşıya kaldı. Oysa, 1929 yazı, Amerikan ekonomi tarihindeki en coşkun mevsimdi. O yaz hisse senetlerinin değeri dört yıl öncesine oranla yüzde 400 artmıştı. New York Borsası’nda her gün 5 milyon değişim işlemi yapılıyordu. Hisse senedi artışları gerçek...
Metin Aydoğan
Yabancıların yaptığı yüksek teknoloji ürünü köprüler, alt geçitler, otoyollar ya da hızlı trenler; görenleri etkiliyor ve bunları yapanın AKP olduğunu sanarak onu takdirle anıyor. Oysa, bu yatırımların ne tasarımında ne de yapımında hükümetin herhangi bir katkısı yok. Yatırımlar, ilk örnekleri yüzyıl önce Osmanlı’da uygulanan Yap-İşlet-devret yöntemiyle büyük şirketlere yaptırılıyor. Konsorsiyum adı verilen geçici ortaklıklarla...
Metin Aydoğan
Cumhuriyet yönetimi kurulduğunda ülke topraklarının çok azı tarıma açılabilmişti. Tarımın verimliliği, hemen tümüyle doğa koşullarına bağlıydı. Eşkıyalık köylüyü rahatsız ediyor ve ağaya sığınma eğilimini yaygınlaştırıyordu. Ürünün onda birini oluşturan Öşür vergisi, üretici köylü üzerinde bir baskı aracıydı ve bu vergiyi toplayan mültezimler köylünün korkulu rüyası durumuna gelmişti. Onda birlik oran, kimi yerde gerekçe gösterilmeden,...
Metin Aydoğan
Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO),tarımsal kalkınmayı sağlamak, açlığı yok etmek ve beslenme koşullarını iyileştirmek amacıyla 16 Ekim 1945’te kuruldu. Yazıyı, aradan geçen 71 yılda tarımsal kalkınmanın nasıl kalkınıldığını! göstermek amacıyla yayınlıyoruz. Biyomühendislik ürünü kereviz yaprakları; diri, lifsiz ve dayanıklı olduklarını açıklayan ilanlarla piyasaya sürülüyor. DNA benzetmesi yoluyla elde edilen; dona karşı dayanıklı...
Metin Aydoğan
Atatürk, 15 Ekim 1927 Cuma günü okumaya başladığı Nutuk’u, günde altı saat okuyarak altı günde bitirdi. Yazmaya başlamadan önce; dokuz ay boyunca bilgilerini yeniledi, belge topladı ve mücadele arkadaşlarıyla sıkça bir araya geldi. Düşüncelerini yazıya dökerken, yakın çevresinin “görüş ve değerlendirmelerini” aldı. Anımsıyamadığı ayrıntılar için, olayları birlikte yaşadığı insanları bulduruyor, onların “görüş ve değerlendirmelerini”...