Aylık Arşiv:: Eylül 2016

Metin Aydoğan
Recep Tayyip Erdoğan, muhtarlarla yaptığı toplantıda; bugünkü konumunu borçlu olduğu Lozan Antlaşması’nı, Sevr’le ilişkilendirerek eleştirdi. Anlaşma maddelerinin, ortaya çıkış koşullarının ve doğurduğu sonuçların bilinmediği anlaşılan konuşmasında; “1920’de Sevr’i gösterdiler, 1923’te Lozan’a bizi razı ettiler. Birileri de bize Lozan’ı zafer diye yutturmaya çalıştı. Her şey ortada. İşte şu anda Ege’yi görüyorsunuz, değil mi? Şöyle bağırsan...
Metin Aydoğan
Dört milyon yabancıya yani küçük bir ülke nüfusu kadar insana yurttaşlık hakkı verilmesi, dünyada örneği olmayan ve Türk toplumunu huzursuz eden bir çılgınlık girişimidir. Dünya tarihinde; savaşlar, işgaller ve zora dayalı göç olayları yaşanmıştır. Ancak, en şiddetli göçlerde bile, bu kadar insan, bu kısa sürede bir yere yerleştirilememiş, böyle bir işe girişilmemiştir. Ülkesi ne...
Metin Aydoğan
Türkiye’de milli bayramları neredeyse yasaklayan AKP, Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’u, kuruluş kutlaması için Suudi Arabistan Elçiliği’ne gönderdi. Son dönemde Türkiye’de, tutkulu bir Arap hayranlığıyla Suudilerin peşinde dolaşılıyor; onlara huşu içindeki müminler gibi mistik bir saygıyla bakılıyor. Oysa Araplar, özellikle de Suudi sülalesi, Osmanlı Devleti’ni arkadan hançerlemiş, ona büyük zarar vermişti. 1806’da, Emir Muhammed Suud,...
Metin Aydoğan
(26 Eylül Dil Bayramı kutlu olsun) Dil Devrimi, Mustafa Kemal Atatürk’ün tam bağımsızlık anlayışının bir parçası, Türk Devrimi’nin vazgeçilmez gereğiydi. Onun dil konusunda sahip olduğu kesin yargı, “kendi dili ile düşünmeyen, okuyup öğrenmeyen, kendi dilinde eğitim almayan bir ulus, bağımsız olamaz; hiçbir ulus, dilindeki yabancı kültürlerin etkisini önlemeden kendini bulamaz; dilde ödün verenler, ulusal...
Metin Aydoğan
Dünya sigara devi Philipe Morris, İsviçre’nin çikolata ve kahve şirketi Jakop Suchard’ı satın aldığında, İsviçre’nin önemli gazetelerinden Bund; “İsviçre’nin bir parçasını yitirdik” manşetiyle çıkmıştı. Bund haklıydı. Bir ülkede kamu ya da özel her ulusal şirket, yaratılmış bir değerdir ve o değer yabancılaştığında ulusun bir parçası yitirilmiş demektir. İsviçre’de yalnızca bir şirketin satışına tepki gösterilirken,...
Metin Aydoğan
Osmanlı’nın son dönemde, kredi piyasasına tümüyle yabancı mali aracılar egemendi. Bankalar, büyük oranda, azınlıklarla yabancı uyruklulara hizmet veriyordu. Türk halkının savaşlar nedeniyle, tasarruf gücü hemen hemen sıfıra düşmüştü. 1923 yılında bankacılık alanında yetişmiş Türk eleman yoktu. Çünkü Türk bankası yoktu. Yabancılara ait bankalarda çalışanlar azınlıklardı. 1920’de bankalardaki tüm tasarruf mevduatı, yalnızca bir milyon liraydı....
Metin Aydoğan
Orta Asya’da ortaya çıkan, orada gelişip serpilerek geniş alanlara yayılan Türk uygarlığı, pek çok kültürle iç içe geçmiş ve hemen hiçbir toplumda görülmeyen bir yoğunlukla, bu kültürlerle kaynaşmıştır. Tarihin her döneminde ve neredeyse sonsuz bir çeşitlilikle, kültürleri etkilemiş ya da onlardan etkilenmiş ve sıradışı ilişki yoğunluğu içinde, kimsenin beğenisine, yergisine ya da karşı çıkışına...
Metin Aydoğan
13 Eylül, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktasını oluşturan Sakarya Zaferi’nin yıldönümüdür. Yoksul bir ulusun, sıradışı yoksunluklar içinde kazandığı bu savaşın, günümüzde ders çıkarılacak birçok yönü vardır. Savaşan askerler üniformasızdır ve paçavraya dönen giysiler içindedir. Yüzde yirmi beşinin ayakları çıplaktır. Silah donanımı eksiktir. Açlığını gidermek için doğadan ot toplayıp yemektedir. Ön safta çarpışan subayların yüzde sekseni,...
Metin Aydoğan
12 Eylül Darbesi diyince akla; askerler, cezaevleri, idamlar ve aydınlara uygulanan yoğun kıyım geliyor. Bu doğrudur. Bunlar şiddet döneminin yaygın uygulamalarıdır ve o dönem insanlarının yaşadığı gerçeklerdir. Ancak, 12 Eylül’ün niteliği ve gerçek amacı konusunda görülemeyen ya da yeterince görülemeyen bir yanı vardır. Önemli olan bunu görmektir. 12 Eylül, ulusal pazarın uluslararası şirketlere koşulsuz...
Metin Aydoğan
Türkiye, Fırat Kalkanı Harekatı’yla elde ettiği yerleri, söylediği ve yaptığı gibi ÖSO’ya verecekse, Suriye’nin toprak bütünlüğünü reddediyor, koalisyon güçleri adı verilen ABD safında yürümeyi sürdürüyor demektir. Şam yönetimine karşı savaşan ve bir CIA terör örgütü olan ÖSO’nun, Suriye’nin tümünü ele geçirmesi olanaksızdır. ÖSO’yla Suriye’nin bütünlüğü sağlanamaz. AKP, her önemli konuda olduğu gibi, söylediğiyle çelişen...