Aylık Arşiv:: Mayıs 2016

Metin Aydoğan
Mustafa Kemal, Samsun’a çıkmadan bir hafta önce 11 Mayıs 1919’da, ilk Kürt ayaklanması başladı. Midyat’ın Güneyindeki aşiretlerin reisi olan Ali Batı, Kürt devleti kurmak üzere ayaklandı. Üç ay süren ayaklanma, 19 Ağustos 1919’da bastırıldı. Ankara Hükümeti’nin kurulmasından sonra arka arkaya patlak veren Kürt ayaklanmalarının ilki Koçgiri Ayaklanması’ydı. 135 köye yayılmış olan Koçgiri aşireti, Yunan...
Metin Aydoğan
Emperyalizme karşı bağımsızlığını elde edemeyen azgelişmiş bir ülkede, ne ulusçu ne de toplumcu siyaset egemen olabilir. Ulusçuluk ve toplumculuk, günümüzde birbiri içine girerek, evrensel boyutlu bir siyasi savaşım türünü ortaya çıkarmıştır. Ezilen ülke devrimciliği; anti-emperyalist niteliği nedeniyle ulusçu, anti-feodal niteliği nedeniyle de demokratiktir. Bu özellik, ulusal bağımsızlık savaşlarını milliyetçiliğin dar kalıbından çıkarır ve ona...
Metin Aydoğan
“Şimdi Türkler hızla borçlanmaktadırlar. Ancak yirmibeş yıl sonra Osmanlı toplumunda borçlanmaya karşı muhalif unsurlar ortaya çıkacaktır. İşte o zaman, gerek alacaklarımız ve gerekse bunların faizleri tehlikeye düşecektir. Bu nedenle Osmanlı Devleti’nin maliyesi, ekonomisi ve servetleri üzerindeki çıkarlarımızı koruyabilecek Türk yöneticilere ihtiyacımız olacaktır. Ben, bu ‘yerli misyonerlerin’, bizden ve yapacağımız siyasi baskılardan çok daha yararlı...
Metin Aydoğan
Osmanlı İmparatorluğu’nda, Türklere karşı olumsuz bakış, devşirme düzeninin daha ilk döneminde, çok açık biçimde ortaya konmuştu. II.Murat döneminde başlatılan, Fatih Kanunnamesi ile yasalaştırılan uygulamalarla Türkler, kendi ülkelerinde Hıristiyan ya da Musevi azınlıklar kadar bile hakkı olmayan, ikinci sınıf uyruk haline getirilmişti. Türkler, yönetim organlarında görev alıp yükselmek bir yana, etkili devlet kurumlarına ve bu...
Metin Aydoğan
  ABD ve AB, yeni yüzyıla girerken Türkiye’yi “içine kapalılıktan” kurtararak “dünyaya açacak” ve “global liberalizmi” tam olarak uygulayacak “cesur önderlere” gereksinim duyuyordu. Kemal Derviş’in “Güçlü Ekonomiye Geçiş Programı”, yeni ve gözükara bir yönetimle uygulanabilirdi. Recep Tayyip Erdoğan, bu “cesareti” göstereceğini söylüyor ve dış çevrelerle, özellikle ABD’yle ilişkiye geçiyordu. İlişkisi Fazilet Partisi üyesi olduğu...
Metin Aydoğan
Başarılı olmak için; büyük bir irade gücüne, nitelikli düşünsel donanıma ve sınırsız bir yurt sevgisine gereksinim vardı. Bu nitelikler ise, “doğal sürükleyici bir güç” olarak onun yaradılışında bulunuyordu. Aynı nitelikler, yoksul ve eğitimsiz görünen Türk halkının mayasında vardı. İnançlı bir yurtseverin yapması gerekeni yapacak; kendi gücünü, kaynağı olan millet gücüyle birleştirerek ülkesini kurtaracak bir...
Metin Aydoğan
Türk Devrimi’nin önderi ve kuramcısı tek başına Mustafa Kemal Atatürk’dür. Toplumsal bilinç ve devrimci kararlılık olarak, en yakın çevresinden çok ilerdedir. Bu nedenle, Türk Devrimi’nin kuramsal ve eylemsel stratejisi onun tarafından belirlenmiş ve uygulanmıştır. Kemalist ideolojide devrimci atılımların tümünde halka güven esastır. Kitle çizgisine büyük önem verilir. Kitlelerin devrim ilkeleri yönünde kazanılması, başarının ana...
Metin Aydoğan
Yunan Ordusu tarafından İzmir’de başlatılan silahlı şiddet, kendiliğinden ortaya çıkan anlık bir düşmanlık tepkisi değil; her yönüyle düşünülmüş, bir göç ettirme eylemiydi. Bu eylem, Anadolu’yu Antik Çağ’dan beri mülkünün bir parçası gören ve Alman Profesör K.Kruger’in “megalo manyak emeller” dediği, değişmez Grek anlayışının doğal sonucuydu. Megalo İdea, 3 bin yıl sonra, şimdi gerçekleşecek ve...
Metin Aydoğan
Biruni, tarihsel olayları ekonomik nedenlerle açıklayarak, toplumsal gelişimin temelinde ekonomik ilişkilerin yattığını ileri sürdü ve tarihi din ve inanç dizgeleriyle açıklamaya çalışmanın bilime aykırı olduğunu söyledi. O’nun, felsefe ve tarih konusundaki görüşleri, bilim tarihinde iz bırakan, düşünsel bir devrim niteliğindedir… İbn Sina, çalışmalarını geniş bir alana yaydı ve felsefe, mantık, tıp, fizik, geometri, gökbilim,...
Metin Aydoğan
Büyük Ortadoğu Projesi’ne destek vermenin Türkiye’nin karşısına çıkaracağı sorunlar, sorumluluğunu hiçbir kişi ya da kurumun yüklenemeyeceği kadar ağırdır. Türkiye’nin gücünü, hangi gerekçeyle olursa olsun, ABD ve İsrail politikalarına alet edenler, Türk halkının olduğu kadar bölge halklarının da nefretini kazanacaktır. Türkiye, Ortadoğu’nun yoksul Müslüman halklarına yönelen emperyalist saldırıya katılır ya da destek olmayı sürdürürse, yalnızca...