Aylık Arşiv:: Nisan 2016

Metin Aydoğan
1 Mayıs 1975 günü, Vietnam Ordusu Vietkong birlikleriyle birlikte Saygon’a girdi ve dünyanın süper gücü ABD’yi bozguna uğratan son noktayı koydu. ABD Ordusu, savaşmak için getirdiği hava ve deniz araçlarının tümünü bu kez kaçmak için kullandı ve Vietnam’da tarihinin en büyük askeri yenilgisini aldı. 1 Mayıs 1975, 20.yüzyılda Türk Kurtuluş Savaşı’yla başlayan ulusal bağımsızlık...
Metin Aydoğan
Türkler’in yüksek disiplinli, donanımlı, iyi örgütlenmiş, büyük ve güçlü ordular kurup bu orduları, adeta bir yenilmezlik efsanesine dönüştürebilmeleri; yaşam biçimlerine olduğu kadar, kuşkusuz teknolojik gelişkinliğe bağlı bir sonuçtur. “Gelişkin” toplumlar, gelişkin ordular kurarlar. Bu konuda erişilen düzey, aynı zamanda, orduları içinden çıkaran toplumun gelişkinlik düzeyinin de bir göstergesidir. Ortak bir ulusal istence dönüşen savaşçılık...
Metin Aydoğan
Yakın tarihin, halk için demokrasi olan tek dönemi, Cumhuriyet’in etkin olduğu 1923–1938 arasıdır. Bu dönemin, gerçekleştirdiği değerlere saldırmayı demokratik hak olarak piyasaya sürenlerin, demokrasi’yi laiklikten koparmaları ve anayasada laikliğin yer almamasını istemesi olağandır. Olağan olmayan, bunu söyleyen anlayışın devleti ele geçirmiş olmasıdır. Cumhuriyet Karşıtı “Demokratlar” Demokrasi ve laiklik kavramları ülkemizde uzun süredir çarpıtılarak tartışılmaktadır....
Metin Aydoğan
Birinci Meclis, ulusal bağımsızlıktan ödün vermeyen, tutsaklığın her türüne karşı çıkan Müdafaa-i Hukuk anlayışının doğal sonucuydu. Ulusun yazgısına yön vererek toplumun her kesimini etkiliyor, güç aldığı halkı tam anlamıyla temsil ediyordu. Bağımsızlık savaşı yürütürken devlet kurmaya girişilmişti ve meşruiyetini ulusal varlığın korunmasından alıyordu. Dünya siyasi tarihinde örneği olmayan, gerçekten demokratik, savaşkan bir yönetim organı,...
Metin Aydoğan
Demokrat Parti, 1950-1960 arasında aralıksız on yıl Türkiye’yi yönetti. Siyasi ve ekonomik uygulamaları, 60 yıl sonra Kemal Derviş’in Dünya Bankası’ndan getirdiği ve AKP hükümetlerinin uyguladığı programın hemen aynısıydı. DP Programında, (20, 21, 24, 43 ve 74. maddeleri); “yerel yönetimlere yetki devri, devletin küçültülmesi, liberal ekonomi, devlet tekellerinin özelleştirilmesi, yabancı sermaye teşviği ve iç-dış borçlanma”...
Metin Aydoğan
Dünya’nın bugünkü durumunu izlemek, yüz yıllık eski bir fotoğrafa bakmak gibidir. Etkinlik bölgeleri için mücadeleler, ülkeler ve bölgeler arası gerilimler, askeri ve ekonomik sorunlar, gücün belirleyiciliği, ticari rekabet, uluslararası sermaye hareketleri ve pazar çatışmaları, boyutları büyümüş sorunlar olarak niteliği değişmeden sürüyor. Yüzyıl başındaki İngiltere’nin yerini bugün ABD aldı. İngiltere–Fransa sömürgeciliğine karşı Alman tepkisinin yerinde...
Metin Aydoğan
“Milletler, egemenliklerini geçici bile olsa bırakacağı meclislere dahi gereğinden fazla inanmamalı ve güvenmemelidir. Çünkü meclisler bile despotluk yapabilir ve bu despotluk bireysel despotluktan daha tehlikeli olabilir. Meclislerin öyle kararları olabilir ki, bu kararlar milletin hayatına giderilmesi mümkün olmayan zararlar verebilir.”         Mustafa Kemal Atatürk- Ocak 1923 İsmet İnönü ve Kemalizm’den Geri Dönüş...
Metin Aydoğan
Jön Türkler, politik etkileriyle değil, aldıkları adla tanındılar. İkinci sınıf liberal görüşler ileri sürdüler ve her etnik kökenden insanı içlerinde barındırdılar. Ancak, her nedense Jön Türkler olarak tanımlandılar. Kendilerine özgü sağlam bir dünya görüşleri yoktu ve güçlü bir siyasi akım olamadılar. Ancak, günümüzdeki ulus devlet karşıtı politikaları ilk kez onlar dile getirdi. Sayıları ve...
Metin Aydoğan
“Bu ülkeyi yönetmek isteyenler, ülkenin içine girmeli ve bu milletle aynı koşullar içinde yaşamalıdır ki ne yapmak gerektiğini ciddi olarak hissedebilsinler… Bir milletin yönetiminden sorumlu bulunan yöneticilerin kişisel ihtirasları, çekişmeleri, milli ve vatani görevlerin gerektirdiği yüksek duyguların üzerine çıkan ülkelerde, dağılmaktan ve batmaktan kurtulmak mümkün değildir… Sıradan politikacılıkla milleti bölmek ihanettir…”      ...
Metin Aydoğan
Harizmi, Türk matematik geleneğini temel alarak; Babil, Helenistik, İbrani, Hint metinlerini inceledi, kuramlar geliştirdi ve yapıtlarını üretti. Çağının çok ilerisinde olan Hisabü’l-Cebr ve L-Mukabele adlı yapıtı, Batıya matematiği öğretti. Logaritma terimi, Batılıların Harizmi’ye verdiği Algoritmi adından türedi. Bu tanım, tüm dillerde algebra, ya da bizdeki cebir biçimiyle kullanıldı… Avrupalılar’ın “gelmiş geçmiş tüm hekimlerin en...