Aylık Arşiv:: Mart 2016

Metin Aydoğan
  Özgürlüğe yönelik türe (adalet) duygusunun topluma egemen kılınarak devlet politikası durumuna getirilmesi, eski Türklerdeki yönetim biçiminin temel özelliğidir. Bu İslamiyetten önce de böyleydi, sonra da böyledir. Türkler, Batı toplumları gibi köleci düzeni yaşamadı ve devleti başından beri toplumun tümünü temsil eden toplumsal bir güç yaptı. Bu tutum, onlara daha katılımcı, eşitlikçi ve daha...
Metin Aydoğan
  Batıda, bir takım “erdemli” insanlar ortaya çıkıp, halk yönetimini kendi belirlesin, eşitlik ve özgürlük gerçekleşsin diye demokratik bir düzen kurmamıştır. “Demokrasi” denilen işleyiş; çıkarlar, kanlı hesaplaşmalar ve çatışmalarla dolu bir sürecin sonucudur. İktidar kavgalarının ürünüdür. Siyasi sonuçları, bizim için düşünce düzeyinde kalan ancak Batı için yaşamın içinden çıkan toplumsal düzenlemelerdir. Ekonomik dayanakları olan...
Metin Aydoğan
  Türkler, 8.Yüzyılda;  ölçüsüz şiddet uygulayan Arap saldırılarıyla karşılaştı ve büyük bir yıkım yaşadı. Ancak, aynı yüzyılda, İslamiyeti kabul etmeye başladı. Çelişkili görünen bu durum, yanlış yargı ve değerlendirmelerin ortaya çıkmasına yol açtı. Türklerin zorla Müslüman olduğu, kendilerine ters gelen bir dini kabul ettiği ya da yaşam biçimlerinin kökten değiştiği biçiminde görüşler ileri sürüldü....
Metin Aydoğan
  Türkler, akla dayalı özgürlükçü yaklaşımlarıyla, dinsel bağnazlığın etkisine girmemişler, “dini toplumsal varlığın temeli olarak görmemişlerdir”. Türkler, dinle siyaseti hiçbir zaman birbirine karıştırmamış, önceliği her zaman siyasete vermiştir. Türk düşünürleri içinden dinle ilgilenenler, genellikle ruhani dinlerin kabul edemeyeceği kendilerine özgü görüşler ileri sürmüşlerdir. Yaratan’la aralarına kimseyi sokmamışlardır. Dönemler ve İnanç Değişimi Din duygusunun siyasi...
Metin Aydoğan
  Çanakkale Savaşı’nın tarihsel önemi; Karlofça Anlaşması‘ndan (1699) beri Osmanlı İmparatorluğu üzerinde baskı kurmuş olan Batılı devletlerin, üstelik en güçlüleri İngiltere ve Fransa’nın durdurulup yenilmesidir. Bu yengi, aynı zamanda, 4 yıl sonraki Kurtuluş Savaşı’yla birlikte; dünyanın tüm ezilen uluslarını etkileyen, sömürge ve yarı sömürgelerde “İngiliz İmparatorluğu’nun yenilmezlik efsanesine” son veren, olağanüstü etkili, evrensel boyutlu...
Metin Aydoğan
  18 Mart, Çanakkale Savaşlarının başlangıcının yıldönümüdür. Sonuçlarıyla, Türkiye’nin olduğu kadar dünyanın da geleceğini etkileyen bu büyük savaş; savaştan çok, inançta birleşmiş yoksul bir ulusun neleri başaracağını gösteren bir destandır. Bu yazıyı, bir metrekaresine 6500 mermi düşen Gelibolu Yarımadası’nda şehit düşenlerin anısına saygı için yayınlıyoruz.   Gelibolu Yarımadası’nda bugün küçük bir mermer anıtın yükseldiği...
Metin Aydoğan
  İstanbul Meclisi gerek oluşumunda, gerekse kısa süren yaşamı içinde, toplanma yeri konusunda olduğu gibi, katılım konusunda da Mustafa Kemal’i çok uğraştırdı. Kurtuluş Savaşı’nın hemen başlangıcında, ona belki de en sıkıntılı günlerini yaşattı. Milli mücadeleye katılan ya da katılacak nitelikte olanların, milletvekili adıyla da olsa, işgal altındaki İstanbul’a gitmesini istemiyor ancak isteğini kabul ettiremiyordu....
Metin Aydoğan
  Türkiye’de geçerli olan siyasi dizge (sistem), söylendiği gibi çok partili bir düzen değil, gerçekte bir tür tek parti düzenidir. İçişleri Bakanlığı’na dilekçe veren herkes parti kurabilir ve Türkiye’de kurulmuş çok sayıda parti vardır. Her partinin adı, genel merkezi, genel başkanı başkadır. Ancak, bunlardan baraj geçip Meclis’e girenlerin tümü, hükümet kurduklarında dış istekleri yerine...
Metin Aydoğan
  Atatürk; kadını kendi yaşam ortamında tutsak haline getiren, tutucu kurallar ve buna bağlı olarak yaşamla çelişen önyargılar ortadan kaldırılmadıkça, Türk ulusunun da tutsaklıktan kurtulamayacağına inanıyordu. Kadın özgürlüğünün kişisel boyutunu insan onuruyla, toplumsal boyutunu ise uygarlık gelişimiyle ilgili bir sorun olarak görüyordu. Ona göre, kadını özgürleştirmemiş bir toplum gelişemez, tutsaklıktan kurtulamaz. “Kuşku yok ki...
Metin Aydoğan
  8 Mart Türkiye’de de “Dünya Kadınlar Günü” olarak kutlanıyor. Kimi kuruluşlar halkın ilgisini çekmeyen etkinlikler düzenliyor. “Kadına şiddetten”, “emekçi kadınlardan” ya da “Kadının kurtuluşundan” bolca sözediliyor ancak yabancıların “tarihte eşi olmayan olay” diye tanımladığı Türkiye’deki “Kadın Devrimi’nden” ve yaratıcısı Mustafa Kemal Atatürk’ten sözedilmiyor. “Osmanlı’da Kadın” ve ardından yayınlayacağımız “Atatürk ve Kadın Hakları” yazılarını,...